Bu haber kez okundu.

Batı’nın hedefi kavga çıkarmak
YENİ MESAJ / İSTANBUL
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) iftarları İstanbul’da devam etti. Adres Küçükköy Arena Stadı’ydı. On bine yakın vatandaşın katıldığı iftar programının onur konuğu Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’tı. İftarın ardından kürsüye gelen BTP lideri konuşmasına programa katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı. Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu muhteşem tablo beni hem sevindirdi hem de ümitlendirdi. Mübarek Ramazan hem milletimize hem de tüm İslam alemine hayırlar getirsin.İnsanlık huzur ve mutluluk içinde olsun” dedi. Prof. Baş, iftar programına mesaj göndererek desteklerinden dolayı BTP’ye Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na “Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu bize selamlarını bildirdi. Biz de ona gönlümüzden hem şahsımın hem de sizlerin selamlarını gönderiyorum” sözleriyle karşılık verdi.

Ehl-i Beyt’e karşı türetilen mezhep ve tarikatlar
BTP Genel Başkanı konuşmasında, Batı’nın geçmişten günümüze İslam dünyasını bölüp parçalama yönünde yaptığı ajan faaliyetleri üzerine çarpıcı açıklamalar yaptı. 17’inci yüzyılın başlarından itibaren İngilizlerin İslam dünyasındaki tarikat ve mezheplerin içine ajanlar sokarak İslam’ı yozlaştırma faaliyetlerine başladığını ifade eden BTP lideri ajan Humpher’in hatıratından çarpıcı örnekler verdi. Ajanlık faaliyetlerindeki esas hedefin İslam dünyasında bir Şii-Sünni çatışması çıkarmak olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “17’inci yüzyılın başlarından itibaren petrol ilk olarak Ortadoğu coğrafyasında fark edildi. Bu zengin kaynağı keşfeden İngilizler gözünü Ortadoğu’ya özellikle de Hicaz bölgesine dikti. Bu kaynağa ulaşmak için bölgeyi karıştırıp, Osmanlı’yı buradan söküp atmaları gerekiyordu. Bu hedefe ulaşmak için çocuklarını Osmanlı’nın tekkelerine, zaviyelerine sokarak İslami eğitim aldırdılar. Yüzlerce binlerce İngiliz çocuğu Osmanlı’nın İstanbul’daki, Bursa’daki, Konya’daki, Kayseri’deki medreselerine gelerek eğitim gördüler. Bunu İngiliz ajanı Humpher hatıratında anlatıyor. Diyor ki, “Biz oralarda senelerce okuduk. Ben de bu ajanlardan biriyim. Tefsir, hadis, Kuran, fıkıh, siyer okuduk. İslam dininin esaslarını öğrendik. Ayrıca bir Müslüman şahsiyet nasıl olmalıdır diye tarikat eğitimi de gördük. Memleketin en meşhur alimlerinden ders aldık. İcazetimizi aldıktan ve İngiltere’ye döndük. İngiltere’nin sömürge bakanlığı İslam dini üzerine yetişmiş bizleri İslam dünyasının farklı yerlerine gönderdi.”

Amaç, kardeş kavgası çıkarmak
“Bu ajan faaliyetin bir tek amacı var, Şiiler ile Sünnilerin arasını açıp kavgayı çıkarmak, savaş başlatmak” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, “İngilizlerin başlatmak istediği kavga gürültü, fitne bu. Tarikat ve mezheplerin içinde yetişen ajanları Hicaz bölgesine gidiyor, Araplarla teşriki mesai yapıyorlar. Sünnilere Şiilere karşı olmanın gerekliliğini dini gerekçelerle anlatıyorlar. Sizin bu Şiileri ortadan kaldırmanız lazım şeklinde telkinde bulundular. Şiilere de aynı şekilde dini gerekçeler öne sürerek sizin bu Sünnileri ortadan kaldırmanız lazım dediler. Bu şekilde yıllarda Şiiler ile Sünniler arasında kavga çıkarmak için uğraşıyorlar fakat o kadar enteresan bir tecelli var ki her iki tarafta bu oyuna düşmüyor. Şii mollalar diyor ki; “İslam dininde tefrika yoktur. Allah’ın ipine sarılacaksınız, fitneye, tefrikaya düşmeyeceksiniz” Şii mollalar bunu söylerken Sünnilerin halifeleri de “kesinlikle tefrika bidattir, haramdır” dedi. İngiliz bakıyor ki, biz bu işi bu yolla beceremeyeceğiz. Bu sefer de o topraklara (afedersiniz) ahlaksız kadınları gönderiyorlar. Gönderdikleri kadınlardan birinin adı da Safiye’dir. Bu Safiye denilen kadını Abdulvehhab adında bir hocayla evlendiriyorlar. İngiliz ajanı Humpher hatıratında, “Gece Safiye, gündüz ben onu bir mezhep kurmaya zorladık ve en sonunda ikna ettik” diyor. Kısaca İngiliz Hicaz’da bir mezhep kurdu adına Vehhabilik dedi. Sonrada Hindistan’da aynı amaçla bir tarikat kurdu ve onun da adına Nakşilik dedi.”

İngiliz akımı Türkiye’yi de istila etti
İngilizler tarafından İslam birliğini bozmayı hedefleyen bu mezhep ve tarikatların esas hedefinin İslam’ın tüm dünyaya yayılmasına vesile olan Ehl-i Beyt yolu olduğunu ifade eden BTP lideri şöyle konuştu: “Uydurulan mezhep ve tarikatlarla ulaşılmak istenen nokta Ehl-i Beyt yolunu devreden çıkarmaktır. Bu da İngiliz’in projesi. Neden? Çünkü Anadolu’da İslam’ı yayanlar Ehl-i Beyt’in sülbünden gelenler, Ortadoğu’da İslam’ı yayanlar Ehl-i Beyt’in sülbünden gelen irşad ehli insanlar. Uzakdoğu öyle, Afrika öyle, Balkanlar öyle, Ortaasya öyle... Diyor ki İngiliz, “Yahu biz bu Ehl-i Beyt’ten neler çektik. Bunların kökünü kazımamız lazım. Sevili kardeşlerim şimdi bu akım Türkiye’yi de istila etti. Bu akım camileri işgal etti. Sakalın varsa, cübben varsa, sarığın varsa sen dünyanın en kâmil adamısın. Yahu yüce Allah’ın Kuran’ında, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) sünnetinde böyle bir böyle bir İslam tarifi yok ki. Sen İngiliz’in bu milletin içine soktuğu bir ajan faaliyetisin. Başka bir şey değilsin.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100