04 Ekim 2006 Çarşamba 00:00
388 Okunma
Baykal'ın önündeki çok gizli bilgiler
DENİZ Baykal'a önceki gün çok önemli bir bilgi ulaşıyor. Bilgi resmi belgeye dayanmadığı için Deniz Bey bir açıklama yapmıyor. Ama CHP kurmaylarıyla olayı değerlendiriyor. Ve bekleyip görme kararı alıyor. ~|~

Soru şu:
? Türkiye Lübnan'a asker göndermekte neden gecikiyor?
Gelen bilgi ise şöyle:

? Türkiye Lübnan'a insani yardım amaçlı güç göndermek istiyor. Karar da buna göre alınmıştı. Ancak daha sonra bölgeye keşif için giden askeri uzmanlara farklı taleplerde bulunuldu. İnsani amaçlı yardımdan çok askeri güç istendiği vurgulandı. Bu da gönderilecek gücün yapısını belirlemekte zorluklara neden oldu. Ayrıca yerleşim için gösterilen yer de etkili oldu. Çünkü askeri stratejik değerlendirmeye göre gösterilen yer yardımdan çok silahsızlandırma ve askeri güç kapsamında.
Bu konudaki detay ise şöyle özetleniyor:

? TBMM'den çıkan karara göre planlanan güç insani amaçlı olacak ve yalnızca bu unsurları korumak için özel kuvvet gücü bulundurulacak.
İşte bu noktada sorun çıkıyor. Genelkurmay, ciddi bir askeri güç göndermenin TBMM kararına aykırı olduğunu düşünüyor. Lübnan'dan ise ciddi askeri güç talebi olduğu için sorun ortada kalıyor. Bu nedenle Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt önceki gün Lübnan zirvesi yaptılar.
Sonuca gelince:

? Eğer Lübnan insani yardım yerine ciddi askeri güç istemekte direnirse oraya yalnızca iki devriye gemisi gönderilebilir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Lübnan'a gönderilecek askerin güç yapısı merak ediliyor. Tabii bu konuda Cumhurbaşkanı da titizlikle bekliyor.

Atabeyler derin komplo unutuldu
GECE yarısı polis kaynaklı sızdırılan haber şuydu:
"Eryaman'daki bir hücre eve baskın yapıldı. Aralarında subayların da bulunduğu çeteye ait evde Başbakan'a suikast planları ve bombalar bulundu."
Haber müthişti.
Gece Ankara'da yer yerinden oynadı. Gazete bürolarında deprem oldu. Ertesi gün haberin pompalanması devam etti. "Sonuna kadar gideceğiz" diye açıklamalar yapıldı. Ve suikast krokileri Genelkurmay önünde gazetecilere sarı zarf içinde servis edildi. Sanki TSK içinde derin bir hücre yakalanmıştı. Yazılar yazıldı servisler yapıldı. Türkiye sallandı.
Peki şimdi ne oldu?
Krokiler nerede?
Suçlular nerede?
Derin devletin "Atabeyler suikast timi"nin akıbeti nedir?
Cevap koskoca bir balon.
Hepsi serbest kaldılar. En son Yüzbaşı Murat Eren sivil mahkemeden sonra askeri mahkeme tarafından da serbest bırakıldı.
Krokilere gelince...
Krokiler de palavra çıktı.
Peki biz şimdi bir dönem Türkiye'yi sarsan bu balondan ne sonuç çıkartacağız?
Sonuç şudur:
Ordu mallarını dışarı çıkartmakla suç işlenmiştir. Bu yapılan hatadır.
Ama çok daha önemlisi, o sahte krokileri çizip basına dağıtanlar kimlerdir ve nerededir? Bu soru ortada kalmıştır. Bu kişiler hálá bulundukları yerde ya da görevdedirler.
Devletin kurumlarını birbirine düşürmeye çalışarak asıl suikastı onlar işlemiştir. Asıl derin komplo budur.
Bunu kim yapmıştır? Bunu yapanların polisin içindeki bir grupla ilgisi var mıydı?
Neden bunca zaman geçmesine rağmen bulunamadılar.
Bu olay devletin bazı kurumları arasına nifak sokma gayretini açıkça ortaya koymuştur. O zaman suçlamalar yağdıranlar sahte krokiler karşısında neden susuyorlar?

Fatih Çekirge/ Hürriyet
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100