Bu haber kez okundu.

Bayram tarihimiz doğru

RECEP BAHAR – MEKKE

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dini günlerin açıklamasında kendi sistemleri konusunda ısrarcı olacaklarını ifade ederek, İslam dünyasının birliğinin bu sistemle sağlanabileceğini bildirdi. Başkan Görmez, Mekke’de Başkanlığın Hac İdare Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, ağırlıklı olarak Suudi Arabistan’ın bu sene Kurban Bayramı’nı Türkiye’den bir gün sonra idrak edecek olması üzerinde durdu.

Bu konuyu öğrenir öğrenmez Türkiye’de iki ayrı toplantı düzenlediğine dikkatleri çeken Görmez, birisini Din İşleri Yüksek Kurulu, diğerini ise Kandilli Rasathanesi yetkilileri ile yaptığı bilgisini verdi. Görmez, bu konuda şunları söyledi: “Diyanet İşleri Başkanı ve Hadis hocası olarak, bu toplantılarımızda ve araştırmalarımızda yanlış yaptığımıza dair en küçük bir işaret ya da ima görseydim, bayramları ilan etme yetkisi kanunen Kandilli Rasathanesi’ne verildiği halde bunu halkımızla paylaşmaktan hiç çekinmezdim. Bunu açıkça ifade etmek istiyorum. Sorun nereden kaynaklanıyor? Astronomi ilmini medreselerde ders olarak okutmuş, Uluğ Bey’leri, Ali Kuşçu’ları ve Nasreddin Tusi’leri yetiştirmiş bir milletiz. Ayın ve güneşin hareket hesapları matematiksel olarak tespit edildikten sonra, insanların dağlarda ve tepelerde ellerini alınlarına koyup hiçbir teknik imkân kullanmadan hilal arayarak takvim birliği sağlamamız mümkün değil. Kuran-ı Kerim’de bir ayet var: ‘Güneş ve ay belli bir hesap üzerine hareket ederler. (Rahman Suresi Ayet:5 )’ Eğer biz Müslümanlar bu hesabı 14 asırdır tespit edememişsek bu bizim için ayıp olur. Bu hesabı artık insanlık tespit etmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı, takvim birliği için İslam ülkelerini 1979’da İstanbul’da topladı. Orada şu kararlar alındı: Dünyanın herhangi bir noktasında hilal teknik imkânlarla tespit edildiği zaman, eğer bizim coğrafyamızda imsak vakti girmemişse, o ayın Hicri ayına birlikte girmiş oluruz. Ancak sonra bu karardan vazgeçilmiştir. Biz takvim birliğinin sağlanması için bu kararda ısrarlıyız ve ısrarcı olmak zorundayız. Bu sene Zilhicce hilali Kuzey Amerika’nın güneydoğusunda tespit edilmiştir. İmsak vakti Türkiye’de girmediği için, o hilal bizim için geçerlidir. Hilal hiçbir yerde görülmemiştir.”

Avrupa’daki Müslümanlar etkileniyor

Avrupa’da Müslümanların dini bayramlarda tatil yapmak için 50 yıldır mücadele ettiğini ve son zamanlarda bazı ülkelerde kazanımlar elde ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Görmez, “Bir fabrikada Türk ve Arap çalışanlar var. İşveren kime, hangi gün izin verecek? Planlamasını önceden yapıyorlar. Böyle bir yanlışlık ile onların hukukuna tecavüz ediyoruz. Onun için İslam dünyasında birlik olmasını istiyoruz ve kullandığımız sistemde ısrarlıyız” dedi.

Girişimlere başlıyoruz

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Hac mevsiminden sonra takvim birliği konusunda girişimlere başlayacaklarını ifade ederek, şunları söyledi: “1979’daki konferansı tekrarlamak zorundayız. İslam dünyasının öncülerini İstanbul’da toplayarak tekrar bu konuyu gündeme getireceğiz. Mısır Müftüsü ve Balkanlardaki diyanet işleri başkanlarıyla görüşmelerim oldu. Kadim (eski) dönemlerde hesaba güvensizlik astronomi ile astrolojiyi karıştırmaktan kaynaklanmıştır. İslam astronomisi konusunda dünyada uzmanlaşmış çok büyük âlimler var. Öncelikle dar çerçevede o âlimleri Ankara’ya davet ederek, Din İşleri Yüksek Kurulumuz ile çalıştaylar yapacağız. Hemen akabinde İslam dünyasının yetkili birimlerini -İstanbul’u tercih ederiz- bir araya getireceğiz. Şu andaki takvim sistemine göre 2013 ve 2014 yıllarında sorun görünmüyor ama 2015 yılında hem Ramazan, hem de Kurban bayramlarında ihtilaf yaşayacağız. Bir daha ihtilaf yaşatmamak için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz.”

Türkiye örnek ülke

İslam dünyası içinde Türkiye’nin Hac organizasyonunu en güzel düzenleyen ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Her sene farklı ülkelerden pek çok diyanet işleri başkanlığı yetkilileri bizim başkanlığımızı sadece bu amaçla ziyaret etmektedir. Çünkü Suudi makamlar onlara ‘eğer siz başarılı bir Hac organizasyonu gerçekleştirmek istiyorsanız, lütfen Türkiye’ye gidin ve bu işi nasıl yaptığını görün’ diye tavsiye etmektedir. Biz de hiç bir zaman kemali bulduğumuzu iddia edemeyiz. Bizden kaynaklanan ya da kaynaklanmayan sorunlar nedeniyle yakın gelecekte de mükemmeli bulmanın zor olduğunu düşünüyoruz ancak daima mükemmelin peşinde olacağımızı ifade etmek istiyorum” dedi.

1186 hacı adayı Kuran öğrendi

Hac’cı bir mektebe dönüştürmek istediklerini ifade eden Prof. Dr. Görmez, bu konuda şunları söyledi: “Hac’ca kayıtlar 27 Mart’ta başlamıştır. Neredeyse 6-7 aylık bir süreç aslında. Bu süreci bir eğitime dönüştürmek istiyoruz. U eğitimin içine Kur’an-ı Kerim öğrenmeyi de koyduk. Şu ana kadar 1186 vatandaşımız Hac ibadeti esnasında Kuran okumayı öğrendi. Bunu olgunlaştırarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Her hacı adayımız vahyin kalbinde vahiyle tanışsın, diyoruz.”

Yakın coğrafyamızın insanına da destek veriyoruz

Mekke’de 576 personelle sağlık hizmeti verdiklerini ifade eden Görmez, Balkanlardan ve Kafkasya’dan gelen Müslüman ülkelerin vatandaşlarına da ayrım gözetmeden hizmet verdiklerini ifade etti. Görmez, “Geçmiş yılarda isim vermeyeceğim bir ülkeden geldikleri otobüslerde geceleyen hacı adayları gördük. Onları aldık, Mina’daki çadırlara getirdik. Günde onlara iki öğün yemek taşıdık” dedi. Bir büyüğün verdiği bilgiye göre, 1947’de 37 kişinin Türkiye’den Hac’ca geldiği bilgisini veren Başkan Görmez, bu sene Avrupa’dan gelen Türklerle birlikte 84 bin kişinin Hac ibadetini yerine getirdiğini dile getirdi.

Yeni Mesaj’ın sorularını cevapladı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, basın toplantısında Yeni Mesaj’ın sorularını da cevaplandırdı. Türkiye’de dini bayramların önceden ilan edildiğini ancak bu tarihlerde daha sonra hiçbir şekilde değişiklik yapılmadığını, oysa birçok İslam ülkesinin tarihlerde değişikliğe gidebildiğini sormamız üzerine Prof. Görmez, sorumuza teşekkür ederek şunları söyledi: “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevi halkımızı aydınlatmaktır. Bayramların ilanı konusunda bir hatamız olduğu noktasında kanaatimiz oluşsaydı, biz özgürce bu kanaatimizi milletimizle paylaşırdık. Ancak esas aldığımız ilkenin Müslümanların izzetine ve birliğine çok daha fazla hizmet eden bir ilke olduğu için, o ilkede takvim birliği bulunduğu için bunu şahsen önemsiyoruz ve geri adım atmanın doğru olmadığını düşünüyoruz çünkü kendimizle çelişmiş oluruz. Takvim birliğini sağlamanın yolu bu yöntemden geçiyor. Dağlarda, tepelerde hilali görmeye çalışmakla bu birliğin sağlanmayacağı kesin! Hukuki mevzuata gelince, bu şu olmalı: Dini gün ve bayramların ilanı yetkisi sadece Kandilli Rasathanesi’ne verilmiş olması yeterli değil, milletimizin kalbinin mutmain olması için zaten var olan birlikteliğimizin daha da yasal bir çerçeveye oturması uygun olur diye düşünüyorum. Var olan birlikteliğimiz devam ediyor. Biz vakitleri Kandilli’ye bildiriyor, Kandilli de kendisindeki bilgilerle mukayese ederek neticeye varıyor ve ona göre neticeyi paylaşıyor. Takvimlerdeki ilan yetkisi kanunen Kandilli Rasathanesi’nin yetkisinde.”

Türk hacı adaylarına yönelik irşat hizmetlerinin arttırılması konusunda da Görmez, vaaz ve sohbetleriyle tanınmış hocalarla çok yoğun bir irşat faaliyeti yürüttüklerini kaydederek, “Hac’cın her menasikinin hikmeti ve esrarı üzerinde duruyoruz” dedi. Görmez, ayrıca kotasını dolduramayan ülkelerin haklarına zaman zaman talip olduklarını ifade ederek, ancak bunun nasip olmadığını bildirdi. Görmez, şunları söyledi: “Komşularımız, özellikle Balkan ülkeleri kotalarını dolduramadı. ‘Şufa hakkımız var’ diyerek, buna talip olduk. Dünyadaki pek çok ülke kotasını dolduramıyor. Suudi Yönetimi, her ülkeyi müstakil olarak kabul ediyor. En çok zorlandığımız konulardan birisi Avrupa ve diğer kıtalardaki Türklerin bizimle gelmesiydi. Hamdolsun, o sorunu aştık ve onlar için 10 bin kota tahsis edildi.”

Kutsal topraklara hayat bulmak için gidilir

Pazartesi itibariyle 20 hacı adayının hayatını yitirdiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türkiye’de amansız hastalığa yakalanan bazı kardeşlerimizin bu yolculuğu kendileriyle yapmayı tercih ettiklerini dile getirerek, “Bizim milletimizde mübarek topraklarda ölmek şeklinde bir anlayış vardır. Buraya hayat bulmaya gelinir. O duyguya saygı duyuyorum, o da başka bir güzel duygu. İnanıyorum ki, ölen hacı adaylarımız ruhaniyetleri ile bizimle Arafat’ta birlikte olacaktır.”

Hac kutlu bir yolculuktur

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, hac ibadetini 5 büyük yolculuk olarak değerlendirdiğini aktararak, bunlardan bir tanesinin insanın iç dünyasına yönelik olduğunu ifade etti. Görmez, “Beden ülkesinin sultanı dediğimiz kalbimizin derinliklerine yaptığımız bir yolculuktur. Hac insanın kendini tanımasına fırsat verir. Sadece ihram; bizi her türlü bencillikten, kibirden, gururdan, bizi ayrı kılan her türlü statüden bir nebze de olsa arınarak, kendi iç dünyamızla baş başa kalmamızı sağlayan bir yolculuğun ilk adımı olarak değerlendirilebilir” dedi.

Haccın insanda gerçekleştirmek istediği ikinci büyük yolculuğun dünya hayatından ebedi hayata, mahşer yaptığımız bir yolculuk olduğuna işaret eden Görmez, bu hususta şunları söyledi: “İnsan adeta kefen bezini kuşanmış olarak Rabbin huzuruna varıyor. Kendi muhasebesini görerek Allah’a hesabını veriyor. İman ettiğimiz ahret aynı zamanda bir gayb âlemi ve bu âleme engin bir yolculuk gerçekleştirmiş oluyoruz. Üçüncü yolculuk Hz. Âdem’le başlayan, Hz. Âdem’le yenilenen, Hz. Muhammed (sav) ile süreklilik kazanan İslam tarihine yapılan engin bir yolculuktur. Kâbe’nin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Hz. Âdem’le başlayan bir tarihi vardır. Dördüncü yolculuk bizim kardeşlerimize yaptığımız yolculuktur. Hac’cın en önemli hikmetlerinden birisi de farklı renklerden, ırklardan, kültürlerden ve coğrafyalardan mümin kardeşlerimizin bir buluşma mekânı olmasıdır. Tavaf yaparken her dokunuşu bir dua sayıyoruz. İnşallah Arafat’ta bunun zirvesini yaşayacağız. Beşinci yolculuk ise, tasavvuf ehli Hac’cı bir aşk yolculuğuna benzetir. Âşığın maşukuna yaptığı yolculuktur.”

Anahtar Kelimeler:
bayram tarihimiz doğru
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100