31 Mayıs 2012 Perşembe 11:53
1606 Okunma
Bir kıta kadar madene sahibiz

RECEP BAHAR - İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi\'nde gerçekleştirilen \"Türkiye'nin Maden Potansiyeli ve Değerlendirme Olanakları\" konulu panelde Türkiye\'de madenciliğin geldiği nokta ele alıdı. Mimarlar ve Mühendisler Grubu (MMG) tarafından organize edilen panele MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Orhan Yılmaz, İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ataç Başçetin ve Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Ali Osman Öncel katıldı.

Bir kıta kadar madene sahibiz

İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ataç Başçetin, Türkiye\'nin bir kıtanın sahip olduğu kadar maden çeşitliliğine sahip olduğuna işaret ederek, “Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman ilk önce ağır sanayide gelişip daha sonra zamanla gelişmişlik düzeyini arttırmışlardır. Sanayinin kullanılan araç gereç ya da hammadde bakımından olmazsa olmazı madenlerdir. Hayatı işlevsel hâle getiren araç ve gereçlerin büyük bir kısmı madenlerden sağlanmaktadır” dedi.

Başçetin, Türkiye\'nin maden rezervleri açısından diğer ülkelerden daha şanslı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: \"Dünyada ticareti yapılan 90 çeşit maden ve mineral bulunmaktadır. Ülkemiz madencilik sektöründe 60 farklı maden ve minerali üretimi yapılmaktadır. MTA verilerine göre, dünyada 132 ülke arasında toplam maden üretim değeri itibarıyla 28'inci sırada yer alan ülkemiz maden çeşitliliği açısından ise 10'uncu sırada bulunmaktadır.”

Madencilik en yüksek katma değeri üretir

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Mehmet Üzer de MTA\'nın 2 adet araştırma gemisi alacağına işaret ederek, \"Artık elalemin gemisiyle araştırma yapmaya mecbur kalmayacağız” dedi. Gelişmiş sanayi ülkelerinin çoğunda madencilik sektörünün ekonomik kalkınmayı başlatan öncü sektör olduğunu belirten Üzer, “Özellikle savunma sanayinin temel hammaddelerini sağlayan madencilik dalları, ülkeler için stratejik öneme sahiptir. Madencilik, birim sermaye başına en yüksek katma değer üreten, sanayi ve hizmet sektörlerine göre daha fazla istihdam sağlayan bir yatırım alanıdır. Halen işletilen maden yataklarının hızla tükeniyor olması, gömülü bulunan zenginliklerin ortaya çıkarılmasını zorunlu kılmıştır. Maden ve madenciliğe dayalı sanayilerin ABD ekonomisi içindeki payı yüzde 16\'dır. Rusya'nın 318 milyar doları bulan toplam ihracatının yaklaşık yüzde 80\'i madencilikten kaynaklanmaktadır. Ülkemizin toplam maden ihracatı yıllık yaklaşık 3.8 milyar dolardır. Maden ve madenciliğe dayalı sanayilerimizin ekonomiye katkısı ise yaklaşık 35-40 milyar dolardır” dedi.

Eti Maden\'den Hazine\'ye 500 milyon dolar

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Orhan Yılmaz, yaptığı sunumda bor madeni ve kullanımı ile ilgili kamuoyunda dolaşan spekülasyonlara cevap verdi. Eti Maden'in 40 milyon dolara yabancı bir firmaya satılacağı iddialarına açıklık getiren Yılmaz, Bor madeninin yurt dışına ham olarak satılıp, işlenmiş olarak geri alındığı şeklindeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını belirtti. Eti Maden'in bor madedinini ham olarak satmadığını savunan Yılmaz, “Eti Maden'in öz sermayesi 2011 yılı itibariyle 1.1 milyar TL'ye ulaşmış durumdadır. Bu boyutta bir kuruluşun 40 milyon dolara satılması mümkün olabilir mi?” diye sordu. Yılmaz, günümüzde hazineye Eti Maden olarak 500 milyon dolar para aktardıklarını belirtti.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100