Bu haber kez okundu.

Birinci İzmir İktisat Kongresi'nin önemi
Tercüman'dan Emre Alkin, bundan 83 yıl önce düzenlenen İzmir İktisat Kongresi'nin anlamını deşiyor ~|~

Sizlere 1. İzmir İktisat Kongresi'nden bahsedeceğiz. Birincisi yapıldıktan sonra, uzun zaman ikincisi yapılmayan bu kongrenin aslında bir kereye mahsus yapılmış ve amacına ulaşmış olduğunu pek az insan bilir ve kabul eder. Daha sonra yapılan kongrelerin hiçbiri birincisi kadar önemli ve sonuç alıcı olmamıştır. Özellikle son yapılan kongrenin çok başarılı olmaması ve isminin İzmir değil de Türkiye İktisat Kongresi'ne çevrilmiş olması, biraz önceki yargıyı kuvvetlendirmiştir.
Birinci İzmir İktisat Kongresi, daha sonra yapılanlar gibi malumun ilanı şeklinde değil, tam tersine geleceğin dünya koşulları göz önüne alınarak, ülke stratejileri ortaya çıkarmıştır. Günümüzde ise siyasi be bürokratik kadrolar dünyanın nereye gittiğini pek kavrayamadığı için cari günde ne varsa, onun tartışması yapılmıştır. Geleceğe dair öngörülerde herkesin konuştuğunun bir yansıması olmuştur. Aşağıdaki satırlarda ve yarınki ikinci bölümde, 1923 yılında yapılan ilk kongrenin neden başarılı olduğu daha net anlaşılacak.

Yeni devlet, yeni yaklaşımlar
1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümeti, savaşın ardından, barış döneminde dayanacağı siyasal güç odakları oluşturmak ve meşruiyeti ile ülkenin kalkınma politikasını bu güç odaklarına kabul ettirmek durumundaydı. Ülkede hali hazırda bulunan iki büyük güç arazi sahipleri ile İstanbul tüccarlarıydı. Ancak bu iki güç Kurtuluş Savaşı'nda eşit oranda katkı sağlamamışlardı. Özellikle Anadolu'daki arazi sahiplerinin Kurtuluş Savaşı'na verdikleri büyük desteğe karşın, İstanbul'un Türk tüccarları bu savaşta çekingen davranmışlar ve Ankara Hükümeti ile daha soğuk ilişkiler kurmuşlardı. Fakat yeni kurulan Cumhuriyet, ekonomik açıdan oldukça güç durumdaydı ve bir güç birliği olmaksızın bu savaş küllerinden yeni bir devlet çıkarabilmek mümkün görünmüyordu. Bu şartlar altında, servet birikimleri açısından taşra zenginlerinden çok daha güçlü olan ve dış ilişkileri tüm diğer gruplara çok daha iyi olan İstanbul tacirlerinin mutlaka amaca dahil edilmeleri gerekiyordu. Bu anlamda ülkenin güç odaklarını bir çatı altında toplamak için uygun fırsat İzmir İktisat Kongresi'nin toplanmasıyla sağlanmış oldu.

Siyasal bağımsızlık

İzmir İktisat Kongresi, Kurtuluş Savaşı sonrasında Lozan Barış görüşmelerinin kesintiye uğradığı bir dönemde (17 Şubat ? 4 Mart 1923) toplanmış ve aslında bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin izleyeceği iktisadi politikaları batılı ülkelere duyurma görevini üstlenmiştir. Türkiye'nin Sovyet yardımlarına karşın komünist bir iktisadi anlayışa geçmeyeceğini Batılı rejimlere göstermenin yanı sıra, bu kongrede benimsenen yerli ve yabancı sermayeyi teşvik, sınırlı bir korumacılık ve milli unsurların desteklenmesi gibi esaslar da, Cumhuriyet'in 1923?1929 yılları arasındaki iktisat politikasını derinden etkileyecektir.
Kongre Mustafa Kemal'in bir nutkuyla açılmış ve söz konusu nutukta siyasal bağımsızlığın kazanıldığı, artık ekonomik bağımsızlığın önemli olduğu vurgulanmıştı. 1135 delegeden oluşan kongrede çiftçi, tüccar, işçi ve sanayi temsilcilerinden oluşan farklı gruplar Türkiye'nin yeni ekonomi politikalarını tartışmışlar ve bu tartışmaların çoğunda liberalizmin mi, yoksa milli iktisat programının devletçi bakış açısının mı tercih edileceğini konuşmuşlardı.

Belki de Türk İnsanının kaybetmiş olduğu yüzyılları kazandıran bu kararların cesaretine siz de hayret edecekseniz. Ticaret Odaları ve İhracatçı Birlikleri'nin temellerinin nasıl atıldığı, Atatürk'ün dış satım yani ihracata ve özellikle yurt dışında Türk Malları'nın pazarlanmasına ne kadar önem verdiği, yine bu kongrede ortaya çıkmıştır.
Kongrede İstanbul tüccarlarını temsil eden grup, Milli Türk Ticaret Birliği olmuştur. Ancak Milli Türk Ticaret Birliği yalnız İstanbul tüccarlarını değil, esnaf ve işçileri de örgütlemiştir; bu bağlamda Türkiye Umum Amele Birliği ve İstanbul Esnaf Birliği kurulmuştur. Bu nedenle tüccar, işçi, sanayici ve çiftçi gibi gruplar arasında sert çatışmalar olmamıştır.

Kongre Milli Mücadele yıllarında, Ankara ile sağlıklı ilişkiler kuramamış olan İstanbul ve İzmir'in Türk Müslüman sermaye çevrelerinin, siyasi iktidarlar kaynaşmalarında ilk büyük adım olmuştur. Kongrede alınan kararlarda da genel olarak kalkınmacı, yerli ve yabancı sermayeyi ve piyasaya dönük çiftçiyi özendirici, ekonomik hayatının denetiminin milli unsurlara geçmesini kolaylaştırıcı ve ılımlı bir korumacılığı öngören tezler ön plana çıkmış ve Kongreye büyük ölçüde ticaret burjuvazisi ile toprak sahiplerinin tezleri egemen olmuştur.

İzmir İktisat Kongresinde alınan kararlar şöyle

1) Aşarın kaldırılması
2) Temettü vergisinin gelir vergisine dönüştürülmesi
3) Reji idare ve yönetiminin kaldırılması
4) Koruyucu gümrük tarifelerinin kabulü ve bu konuda dış
müdahalelerin reddi
5) Bir ana ticaret bankasının kurulması
6) Kambiyo merkezleri, özellikle nakit ve tahviller borsasının
millileştirilmesi, büyük ticaret merkezlerinde hisse senedi
ve tahvil borsaları açılması
7) Türk limanlarında Kabotaj hakkının tanınması
8) Sanayiyi Teşvik Kanunun günün ihtiyaçlarını
karşılar hale getirilmesi ve beş yıl sonra yirmi beş yıl
süreyle uzatılması
9) Her yıl sergiler açılması
10) Sanayi bankasının kurulması
11) İş gücünün sekiz saat çalışması
12) Haftada bir gün çalışanlara tatil imkanı verilmesi
13) Sendika hakkının tanınması
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100