14 Şubat 2015 Cumartesi 00:02
945 Okunma
‘Biz, ilimde derinleşen kimseleriz’
131. İLKE:
Resulûllah’ın Ehl-i Beyt’ini sevmek de, hadislerde önemle vurgulanan konulardandır. Onlardan bazıları şöyledir:
1- Hz. Resulûllah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
“Her kimin gözünde Ben kendisiden daha sevimli olmazsam, Ehl-i Beyt’im Ehl-i Beyt’inden daha sevimli olmazsa ve ailem de ailesinden daha sevimli olmazsa -gerçekten- iman etmiş olmaz.” (Menâkıbu’l-İmam Emiri’l-mü’minin -Hafız Muhammed b. Süleyman-ı Kûfi’nin eseri- c. 2, s. 619 ve 700; Biharu’l-Envar, c. 17, s. 13; İlelu’ş-Şerayi, 117. Bâb, 3. Hadis).
“Kim onları severse Allah’ı sevmiş olur ve kim de onlara düşmanlık ederse Allah’a düşmanlık yapmış olur.” (a.g.e.).
İmam Ca’fer, Ehl-i Beyt’i sevmek konusunda şöyle diyor:
“Biz Ehl-i Beyt öyle bir topluluğuz ki, Allah insanlara bize itaat etmelerini farz kılmıştır. Bize ganimetten pay verilir. Biz, ilimde rasihun (derinleşen) kimseleriz. Bizler kıskanılan kimseleriz ki, bizim hakkımızda şöyle buyurulmuştur: “Yoksa Allah lutfundan onlara verdi diye insanlar onları kıskanıyorlar mı?” (Nisa, 54). (Usul-i Kâfi, c. 1, s. 306).
Buraya kadar bu ilkenin -Hz. Resûlullah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt’ini sevmenin- delillerini gördük; şimdi şöyle bir soruyla karşılaşmaktayız:
1- Resûlullah (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt’ini sevmenin ümmete ne yararı var?
2- Resûlullah (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt’ini sevmenin yolu nedir? 
İlk soru hakkında hatırlatmak gerekir ki, fazilet ve kemâl sahibi bir kişiyi sevmek, bizzat kemâle doğru çıkmak için bir merdivendir. İnsan birini cân-ı gönülden ve samimi olarak severse, kendisini ona benzetmeye, onun sevdiği şeyleri yapmaya ve onu rahatsız eden şeylerden kaçınmaya çalışır.
İnsanın böyle bir ruha sahip olması değişim kaynağı olup, sürekli itaat yolunu izlemesine ve günahtan sakınmasında neden olur. Dilde sevgisini belirtip amelde sevgililerine karşı gelenler gerçek sevgiye sahip değillerdir. Nitekim İmam Ca’fer Sâdık’a (a.s.) isnat edilen iki beyitte bu noktaya işaret edilmiştir: 
“Seviyorum diyorsun, oysa isyan ediyorsun Allah’a, 
Hayret vericidir bu iş, and olsun öz canıma

Sevgin gerçekse eğer, itaat edersin O’na
Çünkü seven bir er, itaat eder cânânına.” (Sefinetu’l-Bihâr, c. 2, s. 199).
Hz. Resûlullah (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt’ine sevgi beslemenin bazı semereleri anlaşıldıktan sonra, şimdi sevgiyi nasıl ortaya koymak gerekir, ona bakalım: Kesinlikle maksat, amele hiçbir yansıması olmayan kalbî bir sevgi değildir; aksine maksat, insanın söz ve davranışlarında uygun bir yansıması olan sevgidir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100