15 Nisan 2013 Pazartesi 06:30
1840 Okunma
BİZ TÜRK MİLLETİYİZ
ORHAN DEDE / KAYSERİ
Yeni Mesaj gazetesinin düzenlediği Milli Kahramanlarımızı anma Programı Kayseri Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Kayseri halkının büyük ilgi gösterdiği program Atatürk, silah arkadaşları ve şehitlerimizin anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Pertevniyal Valide Sultan Camii imam hatibi kurra hafız Mustafa Yıldırım’ın muhteşem Kur’an tilavetinden sonra alanında uzman 20’den fazla akademisyen, gazeteci ve hukukçu konuşmacıların konuşmaları sık sık alkışlarla kesildi. Konuşmalardan sonra sahne alan Grup Nefes’in Türk sanat musikisi ve kahramanlık türküleri verdiği müzik ziyafetinden sonra Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasını yapmak üzere alkışlar arasında kürsüye geldi. “Kayseri bizim ana kucağımız, baba ocağımızdır” diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasının başında Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur’a teşekkür etti.

Türkiyelilik bize uymaz
Türk ve Türk milleti kavramlarıyla oynanmaya başlandığını ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, “Türk kelimesiyle bilerek ya da bilmeyerek son zamanlarda oynanmaya başlandı. Anadolu dendiği zaman akla Türk milleti gelir, Türk milleti dendiği zaman da akla Anadolu gelir. Türkiyelilik gibi zorlama kelimelerle bu milleti ifade etmek mümkün değildir” dedi.

Anadolu’ya Hacı Bektaş aşısı
Kayseri\'deki programda Anadolu’yu Hacı Bektaş-ı Veli’nin Türkleştirdiğini söyleyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu’da öyle bir medeniyet inşa ediyor ki, burada Yezdani var, Keldani var, Süryani var, Rum var, Ermeni var. Onları önce İslamlaştırıyor, sonra bir bilek bir yürek yapıyor. Bu insanlar Hacı Bektaş-ı Veli’ye bakarak ne diyorlar biliyor musunuz? Türklük bu kadar güzel ahlaksa biz de Türkoğlu Türk’üz diyorlar. Anadolu’nun Türkleşmesi işte bu şekilde olmuştur. Yani et ve kafatası üzerinden bu milleti ayıramazsınız. Hacı Bektaş-ı Veli’yle birlikte bir millet kimliği oluştu. Nedir bu kimlik? Bu kimlik bir medeniyettir, bir kültürdür, bir siyasettir, bir dindir. Yani İslam medeniyeti, İslam kültürü ve İslam siyaseti. Bunun içinde Kürt var, Laz var, Çerkez var, Boşnak var, Arap var, Süryani, Keldani, Yezdani var. Bunlar yoğruldu, yoğruldu, yoğruldu pişiren fırının adı Hacı Bektaş adı Türkoğlu Türk oldu. Bu kimliği bir ahali kelimesiyle tefsir etmek hiç mümkün değildir. Neden? Çünkü ahali kendi etnik kabiliyetlerini taşıyıp sadece onları temsil edenlerin adına denir. Kültür birliği, maneviyat birliği, siyaset birliği, din birliği olan insanların adına millet denir. Onun için bu coğrafyanın tek milleti, Türk milletidir. Türk milleti Türkiyeli değildir, Türkiye Türk milletinindir.”

İnsana hakkını İslam vermektedir
Konuşmasında insan hakları konusuna da değinen Prof. Dr. Haydar Baş “insan haklarını insanlığa kazandıran İslam dinidir” dedi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Batının insan haklarını ilk defa gündem eden dünya olduğunu iddia ediyorlar. Bu büyük bir yalandır. Benim Bakü Devlet Üniversitesi’nde yaptığım doktora tezim \'Veda Hutbesi’nde İnsan Hakları’dır. Dediler bana ki, insan hakları batının eseridir. Yok, dedim. Nereden biliyorsun diye sordular. İslam dininden biliyorum dedim. İslam dininde kul hakkı diye bir hukuk, bir anlayış vardır. Vasım Hoca, ‘çok doğru konuşuyorsunuz’ dedi. Esasen insan haklarını insanlık tarihine hibe eden ilk kurum İslam dinidir. Hangi isimle beraber? Kul hakkı adıyla.”

Türk milleti her yere adalet dağıttı
Türk milleti denince akla ilk gelen şeyin adalet olduğuna vurgu yapan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Türk milleti İslam’ı hayatına geçiren dünyanın tek milletidir. Araplar da İslam‘ı hayatlarına geçirmişlerdir ama bizim gibi İslam’ın nezaket ve nezafet kurallarına uygun bir tarzda çok uzun zaman sonra hayatlarına geçirme imkânı bulmuşlardır. Türkler Müslüman olduklarından itibaren bu nezaketi, nezafeti hayatlarında hâkim kılmışlardır. Gittikleri her coğrafyada can emniyeti, mal emniyeti, namus emniyeti, din ve vicdan emniyetini bütün insanlara yaşatmıştır. Onun için Türk milleti denilince akla ilk gelen şey adalettir.”

Haklar var ama kullandırılmadı
Türkiye’de her vatandaşın hukuk önünde eşit haklara sahip olduğu ve gereğini yaptığı takdirde istediği mevkiye gelmesine hiçbir engel olmadığının altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Türkiye’de hakkımız verilmedi diyenler var. Doğrudur. Sadece Güneydoğu’ya yapılmadı bu. Karadenizliler bilirler, Güneydoğu’ya bir hak verilmediyse Karadeniz’e üç, beş verilmedi. Bu bölgeyi temsil eden vekiller Karadeniz bölgesine hiçbir hizmet vermemiştir. Demirel’den sonra yol hizmetleri gelmeye başladı. Kuran kursları açıldı. Hala yolu olmayan köyler var. Yetmedi, arkadaşlar Türkiye’de Alevi kardeşlerimize de hiçbir hak verilmemiştir. Ama bizim Karadenizli silahını kuşanıp dağa çıkmadı, devletine isyan etmedi. Bektaşilikten, Caferilikten ve Alevilikten mağduriyet içinde olanlar da silahlarına sarılıp dağa çıkmadılar. Ne hikmetse Osmanlı’nın sonra dönemlerinde öyle bir akım başladı ki bu akıma bazı dini kurumların başında olan insanlar da alet oldular. Mesela İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ni kuranlar sakalı göbeğinde olan hoca efendiler ve şeyh efendiler. Bugün şeyh olarak tanıdığınız âlim olarak bildiğiniz kerameti kendinden menkul insanlar Kürt Teali Cemiyeti’ni kurdular. İttihadı İslam Cemiyeti’ni kurdular. Bu yol kesilmedi, Mustafa Kemal’in istiklal mücadelesiyle birlikte bunlar kayboldular ama yok olmadılar. Üstleri küllendi. Mustafa Kemal sonrası bunlar mantar gibi tekrar ortaya çıkmaya başladı. Arkadaşlar mantar gibi ortaya çıkanlar Anadolu insanını ecnebilerle ittifak ederek istismar ettiler, kullandılar. Maalesef birçoğunu dağa çıkardılar. Şimdi bunun faturasını, hak vermedi diye devlete kesiyorlar. Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Süryani, Keldani, Rum, Ermeni hukuk önünde eşit haklara mı sahiptir, yoksa imtiyazları mı vardır? Eşit haklara sahiptir değil mi? Türkiye’de bir Kürt kardeşimiz doktor olabilir mi, hâkim, savcı, cumhurbaşkanı, başbakan, vekil ve bakan olabilir mi? Olabilir. Demek ki hukuk önünde bütün vatandaşlar gereğini yerine getirdikleri takdirde istedikleri yere gelebilirler. Şimdi bu akil denilen ukala adamlar devlet suç işledi diyorlar. Devlet suç işlemedi. Bu suçu devlet eliyle birileri işledi. Kim işledi? Ecnebi siyasetiyle Türkiye’de hükümran olan, onların talimatını hayata geçirme görevini üstlenen, icraat mevkiinde bulunan siyasiler önlerindeki hukuku ihlal ettiler, iptal ettiler ve bazı vatandaşlara eğitim hakkı vermediler, sağlık hizmetleri vermediler, sosyal imkânlardan mahrum bıraktılar. Bugün hukuk önünde devletin yasalarına göre benim Güneydoğulu kardeşimin hakkı bakidir. Bu hakları vermeyenlerle mücadele etmesi gerekirken devleti cezalandırıyorlar.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100