01 Ocak 2014 Çarşamba 00:07
20 Okunma
Bizi Allah’a kavuşturan sımsıkı kulp: ‘Ehl-i Beyt’

EYÜP KABİL / İSTANBUL

Yeni Mesaj gazetesinin düzenlediği “İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” panelinin bu seferki durağı İstanbul Büyükçekmece’ydi. Yoğun bir katılımın olduğu panele, gazeteci yazar Okan Egesel, gazeteci yazar Orhan Dede, Meltem TV ekranlarından tanıdığımız gazeteci Aslan Kamer ve araştırmacı yazar Rıdvan Murat konuşmacı olarak katıldı.

“Ehl-i Beyt’im Nuh’un gemisi gibidir”

“Ehl-i Beyt’im Nuh’un gemisi gibidir” hadisi şerifi ile söze başlayan panelin ilk konuşmacısı Okan Egesel, hadisin devamında Resûlullah efendimizin “ona binen kurtulur binmeyen helak olur” dediğini hatırlattı. Ehl-i Beyt başka neye benzetilebilirdi ki diyen Egesel, “bu hadisi şerifte, Ehl-i Beyt’in bizler için ne anlam ifade ettiği en güzel şekilde anlatılmıştır” dedi. Egesel ayrıca Ehl-i Beyt’in tıpkı Nuh’un gemisinde olduğu gibi bizi ebedi helakten kurtaran bir merkez olduğunun altını çizdi. Egesel konuşmasına şöyle devam etti: “Demek ki Ehl-i Beyt bizler için neymiş? Bizi ebedi helakten kurtaran merkezmiş Ehl-i Beyt. Bizi iman ile Allah’a kavuşturan sımsıkı kulpmuş Ehl-i Beyt. Terk ettiğimizde de bizi imansız bırakan, bâtıla ve helake sürükleyen bir zavallılıkmış Ehl-i Beyt. O yüzden Ehl-i Beyt terk edildi; eyvah akıbetimiz şer. Yok, eğer Ehl-i Beyt’le beraberiz; Nuh’un gemisinin içine bindik demektir. Allah, bu gemiye binenlerden bizi eylesin.”

Nakşîliğin amacı Ehl-i Beyt’i karartmak

Panelin ikinci konuşmasını gazetemizin yazarlarından Orhan Dede yaptı. Nakşibendiliğin İngilizlerin etkisiyle kurulmuş bâtıl bir akım olduğunu delilleriyle anlatan Sayın Dede, Nakşiliğin, Ehl-i Beyt’i karartma amacına hizmet ettiğini vurguladı. Milli mücadele yıllarında da hemen hemen bütün isyanların arkasında yine Nakşi ekolünün olduğunu söyledi.

Atatürk’ün anne ve babasına yıllarca ağıza alınmayacak iftiralar atıldığını da söyleyen Dede şöyle konuştu: “Bu iftiralar karşısında Prof. Dr. Haydar Baş çıktı ne dedi biliyor musunuz? Atatürk ona dinsiz diyenlerin hepsinden daha dindar ve hepsinden daha Türk’tür. Atatürk Seyyid ve soyu da belli olan, Ehl-i Beyt’ten bir insandır.” Atatürk’ün soyağacını Osmanlı belgeleriyle ortaya koyan Dede, bu belgelere isteyen herkesin ulaşabileceğini fakat ona iftira atanların amacının başka olduğunu da sözlerine ekledi.

BOP milyonlarca Müslüman’ın canına mal oldu

“Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” ve “İslam Dünyasındaki Bâtıl Akımlar” sunumlarından sonra söz alan gazeteci Aslan Kamer, bu fitnelerin siyasi ayağına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığını üstlendiğini söyleyen Kamer, bu projenin Amerika tarafından 22 İslam ülkesinin haritasını değiştirmeyi amaçladığını belirtti. Bu projenin milyonlarca Müslüman’ın canına mal olduğunu da söyleyen Kamer, adım adım Büyük İsrail’in taşlarının döşendiğini vurguladı.  
Erdoğan’ın Of mitinginde dört hak din vardır dediğini hatırlatan Kamer, AKP iktidarında Cuma hutbelerinden “Allah katında din İslam’dır” ayetinin kaldırıldığını, okullarda öğretilen din dersi kitaplarında kelime-i tevhitten “Muhammedun Resululah”ın çıkarıldığını, Dinlerarası Diyalog ve Medeniyetlerarası İttifak çalışmalarının AKP iktidarı tarafından yürütüldüğünü belirtti.  

MEM’de devlet veren eldir

Son konuşmacı araştırmacı yazar Rıdvan Murat, Prof. Dr. Haydar Baş’ın tüm dünyada büyük yankı uyandıran ve Rusya tarafından tüm yönleriyle uygulanan Milli Ekonomi Modeli (MEM)’ni Büyükçekmecelilere anlattı. 

“Paranın tekelleşmesiyle, yoksullukla, insanlığın bitişe doğru gittiği bir yerde bir Müslüman Türk; Haydar Baş Bey çıktı” diyen Sayın Murat, 2005 yılında düzenlenen kongreyle bütün dünyaya duyurulan Milli Ekonomi Modeli’nin kaynağının nereden geldiğini izleyenlere aktardı. 

Rıdvan Murat şöyle konuştu: “2005 yılında, fikriyatını nefesini Ehl-i Beyt’ten aldığı için, “komşusu açken tok yatan bizden değildir” dediği için Mili Ekonomi Modeli’ni 8 uluslararası konferansla milletin önüne koydu ve şuan 150’ye yakın ülkede kısmen uygulanmakta. Bu insanlığın kurtuluş reçetesidir. Bu modeli bir Müslüman Türk ortaya koydu. 

Kapitalizmde; insan bencildir. Yani çıkarlarını düşünen bir varlıktır. İnsanların sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla halledeceğini iddia eden bir bilim, temelini buna oturtuyorsa bundan bir hayır çıkar mı? 

Kapitalizmde; devlet müdahale etmez çünkü arzı ve talebi görünmeyen bir el dengeler. Bu tam bir aldatmacadır. Fakat Milli Ekonomi Modeli’nde devlet müdahale eder. Devlet babadır, devlet veren eldir. Fark buradadır. 

Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli’yle NOBEL’e aday gösterildi. Bunları boyalı basında duyamazsınız. Onun için gelip buradan sizlere anlatıyoruz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100