17 Kasım 2006 Cuma 00:00
143 Okunma
Bizim orta sınıf kendini hatırlatamazsa yok olup gidecek
Orta sınıf her ülkede nüfusun en geniş bölümüdür. En fakir kesim ile en varlıklı kesim arasındaki insanlar orta sınıfı oluşturur. ~|~



Paranın, üretim kapasitesinin belli ve az sayıda kişi ve kuruluşlar elinde toplanması, paranın ve üretim kapasitesinin en önemli güç haline gelmesi nedeniyle günümüzde siyasete soyunanlar, iktidara gelenler, orta sınıfı unutarak paraya ve üretim kapasitesine sahip üst kesime yöneldi. Onların "koluna girdi", onlar için çalışır hale geldi.
Türkiye'de 1950'lerde Demokrat Parti orta sınıfla diyalog kurduğu için başarılı oldu. 1980'li yılların ortasında Turgut Özal orta sınıf ile diyalog kurduğu için kısa sürede iktidar oldu.
Demokrat Parti de, Turgut Özal'ın ANAP'ı da orta sınıfı unutunca silinip gitti.
Rahmetli Ecevit ve Baykal yönetimindeki CHP bile orta sınıfla ilgilenmedi. Kurucularının ve üyelerinin tamamı orta sınıf üyesi olmasına rağmen AKP orta sınıf partisi olamadı. Parayı ve üretim kapasitesini elinde tutan üst grubun partisi haline geldi.

Orta sınıf unutuldu

Bizim orta sınıf kendini hatırlatamazsa, sorunlarını politikacılar ve iktidarlar fark edemeyecek. Öğrenemeyecek. Ve de orta sınıf yok olup gidecek...
ABD'de son yapılan seçimlerde Demokrat Parti'nin 12 yıl aradan sonra Kongre ve Senato'da çoğunluğu sağlamasının tek nedeni orta sınıfı hatırlaması, orta sınıfın sorunlarının çözümüne dönük politikaları gündeme getirmesi oldu.
ABD'de Clinton, başkan seçilirken seçim propagandasını "orta sınıfın sorunlarının çözümü" üzerine kurmuştu. Ama iktidar döneminde orta sınıfın en önemli sorunu olan sağlık hizmetleri konusunda başarılı olamadı. Bush ise başkan seçilirken seçim propagandasını "vergi indirimi" üzerine kurdu. İktidara gelince, üst gelir grubunun vergilerini indirdi. Orta sınıfa hizmet götürmeyi önemsemedi.
İktidarlar işlerin iyi gidip gitmediğinin ölçüsü olarak şimdilerde para hareketlerine, mal hareketlerine, borsaya, bankalara, yabancı sermaye yatırımlarına bakıyor.

İktidarlar güçlüye yanaşıyor

Başkan Bush ve Cumhuriyetçi Parti iktidarında ABD'de, parası olanlar, şirketler, borsada oynayanlar, bankalar, petrol şirketleri, silah tacirleri çok para kazandı. Otomotiv sektörü ve gayrimenkul sektörü iyi para getirdi. Bu şirketlerin tepe yöneticileri iyi para kazandı. Başkan Bush para kazananların vergilerini düşürdü.
Vergiler düşünce bütçe açığı büyüdü. Bütçe açığı büyüyünce orta sınıf için bütçeden hizmet ödemelerine (sağlığa, eğitime sosyal güvenliğe) ayrılacak para azaldı.
Demokratlar bu politikanın orta sınıfı nasıl ezdiğini görerek, orta sınıfa dayalı politikalar geliştirerek oy topladı.

Türkiye'de de benzer durum var. Önceki hükümetler gibi bu hükümetin gündeminde de yabancı sermaye, borsa, döviz, faiz var. Şirketlerin, bankaların kârlılıklarındaki artış, borsanın ve faizin getirisinin artması başarı olarak değerlendiriliyor. Bütçeden faize ayrılan para ile bütçede faiz dışı fazla hedefini tutturma arayışı, halka hizmet imkânını yok ediyor. Orta sınıfın durumuyla ilgilenen yok.
Bakalım bu çelişkiyi Türkiye'de hangi parti fark edecek? Hangi parti, ABD'de olan bitenden ders alarak, orta sınıfa yönelik politikalar geliştirecek?
Güngör Uras / Milliyet

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100