15 Kasım 2002 Cuma 00:00
335 Okunma
BM planı değil Rum planı

Genelkurmay ve dışişleri BM'nin Kıbrıs'la ilgili sunduğu planı masaya yatırırken, sunulan planın Rumlar tarafından hazırlandığı ortaya çıktı

Başbakan Ecevit'in başkanlığında, Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel ile Dışişleri bürokratlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda BM'nin Kıbrıs planı masaya yatırıldı. Gürel, belgenin Rumlarla birlikte hazırlandığı yönünde ellerinde güçlü kanıtlar olduğunu belirtti. "Kıbrıs konusunda AB ve ABD ile her türlü işbirliğine hazırlar. Bu pazarlıklarla nereye giderler bilemem ama Türkiye'deki sağduyu buna izin vermez" diye konuşan Gürel, AKP'nin dış politikasını sert bir şekilde eleştirdi.

Plan mercek altında
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın teklifi üzerinde yapılan ön değerlendirmeler, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay'a da gönderildi. Ecevit, "İlk defa BM'nin bir belgesinde KKTC'ye Güney Kıbrıs Rum Yönetimi i~|~le eşit olarak yaklaşılıyor. Ancak, adadaki Türk asker sayısının büyük ölçüde azaltılması ve KKTC'den arazi alınması ile ilgili bölümler kabul edilemez" dedi.

Ecevit: Yoğun Müzakere gerekiyor
Başbakan Bülent Ecevit, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu Kıbrıs planının kesinlikle üzerinde görüş alışverişinde bulunulabilecek bir metin olduğunu belirtirken "Planda, bir aşama yapılmış ama bu yeterli değil" dedi.

Ecevit, "İlk defa BM'nin bir belgesinde KKTC'ye Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile eşit olarak yaklaşılıyor. Ancak, adadaki Türk asker sayısının büyük ölçüde azaltılması ve KKTC'den arazi alınması ile ilgili bölümler kabul edilemez. Yoğun müzakere gerekiyor" dedi.

Ecevit, NTV'de yaptığı açıklamalarda, "hacimli bir metin" olarak nitelediği planı gözden geçirdiğini söyledi. Planın ortaya getiriliş tarzından rahatsız olduğunu vurgulayan Ecevit şunları söyledi:

"Plan, Türkiye'de seçim ortamı devam ederken hazırlandı. TBMM toplanmış değil, hükümet kurulmuş değil. Kıbrıs sorununun iki önemli unsurundan biri olan Sayın Rauf Denktaş, hasta ve New York'ta. Böyle bir ortamda 7 gün içinde öngörüşlerinizi bildirin ve çalışmalar 30 gün sürsün deniliyor. Bu çok büyük bir haksızlık. En azından Denktaşın göreve başlaması beklenmeliydi." Ecevit, plana ilişkin olumlu görüşlerini ve kaygılarını şöyle aktardı:

Klerides ve Denktaş arasında Kıbrıs ile ilgili görüşmeler başladığında, Türk tarafından bahsedilmiyordu, devlet olarak. İlk defa Genel Sekreteri Kofi Annan'ca hazırlanan bir BM belgesinde iki tarafa eşit olarak yaklaşılıyor. Bu olumlu. Ama kaygı verici unsurlar da var. KKTC'den büyük ölçüde arazi alınmak isteniyor. Bunun, Türk nüfusu göz önünde tutulduğunda 150?160 bini bulduğu anlaşılıyor. Bu tabii KKTC tarafından kabul edilebilir bir durum değil. Diğer bir unsur da garantörlük sıfatıyla Kıbrıs'ta bulunan Türk askerlerinin sayısı önemli derecede azaltılmak isteniyor. Bu da içimize sindirebileceğimiz bir durum değil."

AKP'den sınır düzenlemesine yeşil ışık
AKP yönetimi, "adada sınır düzenlemesi konusunun tartışılmasına" yeşil ışık yaktı. AKP'nin dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yakış, İtalya yolunda yaptığı açıklamada, "Bizim için olmazsa olmaz sayılan hükümran eşitliğidir. Hükümran eşitliğinden sonra diğer konular konuşulur" dedi. Denktaş'ın, "Toprak konusu istediğimiz gibi değil" dediğini anımsatan Yakış, Kıbrıs'ta bir sınır düzenlemesinin KKTC istediği takdirde gerçekleşeceğini belirterek, "KKTC buna onay verirse biz rahatsız olmayız" şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel Gürel BM'nin Kıbrıs taslağının, Türkiye'de hükümet boşluğunun ve Denktaş'ın sağlık sorunlarının olduğu bir dönemde gündeme getirildiğini söyledi. Sina Gürel, AKP lideri Tayyip Erdoğan'ın da dahil olduğu planının başkalarını memnun etmek amaçlı olduğunu ifade etti. Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs planıyla ilgili en büyük sakıncanın, Rum tarafına daha önce sızdırılması olduğunu belirtti. Gürel, düzenlediği basın toplantısında, metnin zamanlamasının da Türk hükümetinin değişikliğe gittiği ve Türkiye'de dış politika sorumlularının belli olmadığı bir döneme denk getirildiğine dikkati çekti. Başbakan Bülent Ecevit'in 1 Kasım'da Kofi Annan'a Türkiye'nin tutum ve kaygılarını ileten bir mektup yolladığını belirten Gürel, kendisinin de ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın 8 Kasım'da gönderdiği mesaja ertesi gün cevap vererek, aynı noktaları vurguladığını kaydetti.

'Başkalarını memnun etmeyi öngörüyor'
''Ne yazık ki Rum tarafının metni daha önce ele geçirdiğinin farkındayız'' diye konuşan Gürel, Kıbrıs belgesiyle ilgili en büyük sakıncanın bu nokta olduğunu vurguladı. Gürel, belgenin zamanlama açısından da sakıncalı bir dönemde ortaya konulduğunu söyleyerek, ''Bu metin, adeta soruna taraf olan iki halkın çıkarlarını bağdaştırmak için değil de başkalarını rahatlatmayı ve memnun etmeyi öngören bir metin'' dedi.

Türk hükümetinin değişikliğe gittiği bir dönemde bu belgenin sunulmasını eleştiren Gürel, ''En azından bu konuya yıllardır emek veren Denktaş'ın içinde bulunduğu sağlık koşullarına saygı gösterme gereği duymadılar. Demek ki birilerinin Kıbrıs konusunu şu sıralarda bir şekilde çözüvermiş olmak gibi bir acelesi var'' diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121