10 Eylül 2006 Pazar 00:00
168 Okunma
Bölük dur!
Giresun Işık gazetesinden Hüseyin Mümtaz, tezkere oylaması sırasında Başbakan Erdoğan'ın vekillerine attığı son dakika çalımını ve AKP'li vekilleri bekleyen sonu irdelemiş. ~|~


Kandıralı sen de dur, Kasımpaşalı sen de dur, Rize'li sen de dur..
Hepiniz durun..
Bir doktor arkadaşım uyardı; "Teskere öncesinde" dedi, "Falih Rıfkı'nın ?Zeytindağı? adlı küçük eseri keşke gündeme getirilebilseydi!"
Doğrudur, keşke "Zeytindağı", "Yüzbaşı Selâhattin'in Romanı"nı vekillerimiz okuyabilseydi..
Ama kâr etmeyeceğini düşünüyorum..
Adlî yılın açılışında seslendirilen Yemen Türküsü bile duygulandırmıyor Erdoğan'ı.. İlgisiz gözlerle bakıyor..
Aklı fikri "Beraber Yürüdük Biz Yollarda"da..
Ama beraber yürüdüğü, ıslandığı arkadaşları, Erdoğan'ın bir son dakika çalımıyla kendilerini oyundan düşürdüğünün farkında değiller..
Mi acaba?
Yoksa yapılan büyük oyunu görmezden gelmeyi tercih mi ediyorlar?
Etmesinler de ne yapsınlar? Bir yıl sonra seçim var.. Karadeniz Milletvekilleri hariç (fındık yüzünden) yine seçilebilme ihtimali, telâşı var..
Edirne'de görevli olduğum yıllarda Kırkpınar'ı kaçırmazdım.. Yağlı güreşte bir güreşçi rakibinin sırtını yere değdirdi mi, "göbeği güneş gördü" derler ve hakem heyeti maçı bitirir.
Teskere günü Akepe'li "evet"çilerin hepsinin göbeğinin güneş gördüğünü düşünüyorum..
Künde ile tuş oldular..
Erdoğan hakikaten iyi bir topçu olduğunu cümle âleme gösterdi, günlerdir, gecelerdir "evet" için ikna etmeye çalıştığı askerlerini nefis bir bilek hareketiyle meclis salonunda yalnız bıraktı.
Kaderleriyle başbaşa bıraktı..
Efendim Sayn Erdoğan tam da Lübnan için "evet" diye ellerin kaldırıldığı sırada salonu terkederek Çankaya'ya gitmiş, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Kırgızistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiev onuruna verdiği akşam yemeğine katılmış..
Yâni Erdoğan "askere evet" derken elini kaldırdığının fotoğrafını çektirmedi..
Fakat bütün "evetçi" vekillerin fotoğrafı arşivlerde...
Kadere inanırım.. İleride, muhayyel bir zaman ve yerde çok yüksek makamlar tarafından sorguya çekileceğime, yaptıklarım ve yapamadıklarımın hesabının sorulacağına inanırım..
Erdoğan'ın işte bu sorguda "Ben evet demedim ki" diyebilmek için oylama sırasında bir bahane ile dışarıya çıktığını düşünüyorum..
Akepe'li vekiller acaba bir şekilde aldatıldıklarını düşünüyorlar mı?
Onlar ne cevap verecekler hesap sorulduğunda?
Bu arada, batıda "Lübnan tamam sıra Afganistan'da" şarkılarının çalınmaya başlandığının farkında mısınız?
İngiliz Daily Telegraph gazetesi, NATO'nun Lübnan'a asker göndermeye hazırlanan Türkiye'den Afganistan için de operasyonel asker takviyesi istediğini yazdı. Hükümet, bu habere ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Belirsizlik sürerken, NATO operasyonlarından sorumlu komutan ABD'li General James Jones dikkat çeken bir açıklama yaptı. Jones, Taliban ile çatışan NATO'nun desteğe ihtiyacı olduğunu, ilgili tüm ülkelere başvuracaklarını söyledi. Jones, NATO'nun Afganistan'da savaştığı Taliban karşısında zorlandığını ve Taliban'ın gösterdiği direniş karşısında şaşkına döndüklerini açıkladı. Jones, ülke ismi vermemekle beraber bu konuda ISAF, yani Afganistan'daki güvenlik destek gücüne katkı sağlayan 37 ülkeyle de görüşeceklerini söyledi. Jones ayrıca, görüşmelerde "savaştaki komutanların ellerini bağlıyor" dediği, her ülke tarafından kendi askeri için getirilen kısıtlamaların da kaldırılmasını isteyeceğini söyledi. İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Taliban ile mücadelede yardım istenen ülkelerin başında Türkiye'nin olduğunu ileri sürdü. Gazete, bir NATO diplomatının, "özellikle Türklere ihtiyacımız var. Çünkü bunun, kafirlerin İslam'la savaşı olmadığını göstermeliyiz" sözlerine yer verdi.
Erdoğan "haberim yok" dedi, Dışişleri "Bize henüz bir talep ulaşmadı" dedi.
Erdoğan ve Dışişleri'nin "bilgimiz yok" dediği konu hakkında Orgeneral Büyükanıt NTV'ye konuştu.
Dedi ki; "NATO'nun böyle bir talebi vardır. Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri'nden bir tek asker bile terörle mücadele amacıyla Afganistan'a gidemez. Böyle bir şeye gerek yok asla da söz konusu olamaz".
Demek ki ey millet...
Büyükanıt konuşmasaydı Akepe ve güdümündeki dışişleri konuyu bir süre saklayacaklardı.
Olgunlaşmasını bekleyecekler, çeşitli gizli ve kapaklı görüşmeler yapacaklar..
İşbirlikçi basın aracılığı ile kamuoyuna taşıyacak ve oluşmasını sağlayacaklar..
Sonra da "pat" diye "Afganistan Teskeresi"ni kucağımıza bırakacaklar yahut ona bile gerek görmeden asker yollayacaklardı..
Eskiden, "hocam" zamanında böyle yürüyordu anlaşılan işler..
"Paşam" zamanında başka türlü olduğunu hep beraber görüyoruz..
Orgeneral Büyükanıt NTV'ye bir şey daha söyledi..
"Lübnan'a insani yardım için sivil görevlilerimiz gidecek. Bizim görevimiz de onları korumak. Yani biz lübnan'a aslında kendi vatandaşlarımızı korumak için gidiyoruz. Bunun dışında bir görev almamız söz konusu değil."
Sizi bilmem ama ben "vaktinde" konuştuğu, "açık" konuştuğu ve "istediğimiz" gibi konuştuğu için teşekkür ediyorum..
İyi ama paşam, madem öyle, madem saedece sivil görevlilerin emniyetini sağlamak için asker yolluyoruz o zaman "Black Hawk" özel Güvenlik Şirketi'ni gönderseydiniz daha iyi olmaz mıydı?
Bu iş için "para" almıyorlar mı?
Ben şimdi iki şeyi çok merak ediyorum...
Akepe'li "evet"çi vekiller acaba şimdi ve bu açıklamadan sonra;
1. "Biz neye evet dedik acaba?" diye kendi kendilerine soruyorlar mı?
2. Oylamada Genel Başkan'dan yedikleri çalımın farkındalar mı ve içlerine sindiriyorlar mı?
3. "Nereye kadar?" diye düşünüyorlar mı?

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100