15 Mart 2014 Cumartesi 00:07
1234 Okunma
Bosna bataklığa sürüklendi

YENİ MESAJ / HABER-ANALİZ

Bosna-Hersek’i unutmak dünya için özellikle Batı dünyası için huzur verici olmalı! Batı dünyası Balkanlardaki Müslüman nüfusu eritmek için 1992-95 yılları arasında Bosna’da Müslümanlara yönelik acımasız kıyımı destekledi. Dahası Haçlı dünyası, Bosna-Hersek’te Müslümanların tek başına bağımsız bir devlet kurmaması için dünyada bugüne kadar oluşturulmuş en saçma sapan devlet yapısını inşa etti. Öyle ki, küçücük Bosna içinde soykırımcı ve etnik temizlikçi Sırplar ayrı bir cumhuriyetle ödüllendirilirken, Boşnaklar Hırvatlarla ayrı bir yapı içinde bir araya getirildi. Devlet yapısı ‘kalleşçe’ tesis edilince, Bosna-Hersek aradan geçen 20 yıl içinde ayağa kalkamadı. Ülke o dönemden bu yana dış basında sadece futbolcularının olağanüstü başarılarıyla (Bosna-Hersek, bu yaz Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandı) başlıklara taşındı. Ancak Bosnalılar Şubat başından itibaren ülkede durumun hiç de iyi olmadığını dünyaya duyuruyor. Göstericiler, ülke çapında hükümet binalarını ateşe verdi. Yıllardır süren yoksulluktan ve çok yüksek orandaki işsizlikten bıkıp usanmışlardı. Bosna-Hersek’te gösteriler Ukrayna’daki gelişmelerin gölgesinde kalsa da her gün sürüyor. Ülkeyi saplandığı çamurdan çıkarmaya yönelik çabalar da... Değişime yönelik girişimlerin çoğu da siyasetçileri aşağılayan sıradan vatandaşlardan geliyor.

‘Çürük sisteme’ tepki

Ülkenin büyük kasabalarında küçük gruplar her gün yerel saat ile 12.00’de toplanıyor, yetkililerin aylık ortalama maaş olan 400 eurodan çok daha fazla para kazandığı sisteme tepkilerini dile getiriyor. Konforlu villalarda yaşayan, resmi araçlarının tadını çıkaran ancak halkın gıda, konut, ısınma gibi temel ihtiyaçlarını giderme yolunda çok az şey yapan siyasetçilerden şikâyetçiler. Göstericilerin öfkesi Bosna’nın liderleriyle de sınırlı değil. Yıllardır çöken bir sistemi düzeltme yolunda hiçbir şey yapmayan yabancıları da sorunlardan sorumlu tutuyorlar. Saraybosna’da ateşe verilen hükümet binalarından birinin dışına asılan pankartta, “Avrupa: Konuşmanız gerekenler bizleriz” yazıyor. Bu sözler, yabancı yetkililerin, yoldan saptıklarını düşündükleri siyasetçiler ile birlikte hareket ettiklerini görmekten bıkmış çok sayıda kişinin hissiyatını yansıtıyor.

Özelleştirme binlerce insanı işsiz bıraktı

Ünlü film yönetmeni Pasoviç, yaşananlara ilişkin şunları söylüyor: “En büyük güç uluslararası toplumun elinde. Ülke ekonomik olarak imha olurken, kayıtsız kaldılar. IMF, Dünya Bankası ve diğer çok sayıda kuruluş siyasetçiler ile işbirliği yaptı. Siyasetçilerden kurallarına uymalarını istemek yerine çürük bir siyasi sisteme ve sınıfa para akıttılar.” İşte birçok Bosnalıyı sinirlendiren de bu... Ulusal Müze gibi önemli kurumlar fonların yetersiz olması nedeniyle kapatıldı. Görüştüğümüz müzenin yöneticisi Şeyla Şehaboviç, tasarruf için ısıtıcıyı kapatmak zorunda olduğunu söyleyerek özür diliyor. Şeyla Şehaboviç, protesto gösterilerinin başladığı ülkenin kuzeyindeki sanayi kenti Tuzla’dan. Tuzla’da binlerce kişi, IMF’nin talimatıyla eski kamu şirketlerinin acemice özelleştirilmesi sonrası işsiz kaldı. Bosnalılar hükümetin eylemlerine tepkisiz kalmasına öfkeli. 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100