Bu haber kez okundu.

BTP gerçeği gizleniyor

Türkiye'nin problemlerini en önce teşhis ve tedavi yollarını gösteren tek parti olduklarını söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Ancak bu gerçek kamuoyundan gizlenme operasyonuna tâbi tutuluyor" dedi.

-BTP'yi gizleme operasyonu

Yaptıkları temaslarda, araştırmalarda millet tarafından büyük bir teveccühe mazhar olduklarını gördüklerini, akl?ı selim sahibi insanlar tarafından "Halk nezdinde en az % 50 gibi bir desteğiniz var. Bunu oya çevirmeniz lazım" değerlendirmelerine muhatap olduklarını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, gerçek bu olmasına rağmen BTP hareketinin müthiş bir gizlenme, kamuoyundan saklanma operasyonuna maruz bırakıldığını belirtti.

-"Çığ gibi büyüyoruz"

Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "BTP hareketi, milletin gönlünde çığ gibi büyüyen bir harekettir. Çünkü Türkiye'nin karşı karşıya olduğu problemleri en önce tespit eden ve sağlıklı çözüm yollarını ortaya koyan tek oluşum BTP oluşumudur. Meselâ herkesin daha yeni yeni dillendirmeye başladığı misyonerliği İslam'a İtirazlar ve Kur'an?ı Kerim'den Cevaplar adlı eserimle ben gündeme getirdim. 1987'de biz bu işi başlattık." ~|~ BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, bir gazetede ( 17 Ocak 2005 Hürriyet) yayınlanan "Bu ülkede emisyonun milli gelire oranı düşüktür. Doğrudur bu. Merkez Bankası evvelden beri basması gerektiği kadar para basmamakta ve bunu faizleri yüksek tutmak için yapmaktadır. Rantiyeye hizmet etmeyi bırakıp çok para basılsa faizler düşecek, üretim ve yatırım artacaktır. Üretim artınca enflasyon de düşecektir" demeci üzerine bir açıklamada bulundu. Hac'da olduğu için bu demece yeni muttali olduğunu belirten BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin şimdi söylediği hususu kendisinin 20 yıldır dile getirdiğine dikkat çekerek şöyle konuştu:

Millete düşen görev

"Türkiye'de aşağı yukarı 20 yıla yakın bir süredir bir emisyon açığı var. Biz, devlet olarak, emisyon ile kapatmamız gereken bu açığı iç ve dış borç alarak kapatmaya çalıştık. Senyoraj hakkını kullanarak para basması gerekirken devlet bunu yapmadı. Her sene para ihtiyacımızı karşılayabilmek için tuttuk, dışarıdan, dışarıdakilerin iç temsilcilerinden faizle borç para aldık, durduk. Böyle bir ülkede 'ben enflasyonu aşağı düşüreceğim' diyenlere bizim dediğimiz de şu idi: 'Enflasyonu bu şekilde aşağı düşüremezsiniz." Niye düşüremezler? Çünkü siz üretim yaptığınız şey karşılığında kendi paranızı ortaya koymadığınız, boşluğu, faizle alacağınız yabancı para ile doldurduğunuz zaman vücudun kanını dış dünyaya transfer edersiniz. Vücut kansız kalır. Ölüme mahkûm olur. Siz bu boşluğu faizli borçlarla doldurduğunuz zaman maliyet fiyatları artar. Bunu karşılayabilmek için sigorta primlerini, faiz giderlerini, vergileri yüksek tutarsın. Hammadde girdileri yükselir. Bunlar maliyete yansıyacağından 'istesen de istemesen de enflasyonun önüne geçemeyeceksiniz', diye biz söylemiştik. Bu da sayın Ecevit Hükümeti dönemindeydi. IMF geldi bizim dediklerimize kulak asmadı. Bildiğini okudu. Sonra açıklama yaptı. 'Türkiye'deki enflasyon talep değil maliyet enflasyonudur' dedi. Ama, ortada maliyet enflasyonu olmasına, bunu ikrar etmelerine rağmen yine talep enflasyonu şartlarını uygulamaya devam ettiler. Bu gerçeği milletimizin görmesi lazım. Ben, 'Bu işin doktoruyum. Tedavisini de ben yaparım' diyorum. O zaman milletimize düşen görev, 'Biz herkesi denedik ama bu doktoru denemedik' demektir. Dolayısıyla beraber olmamız, milletimizi bu hastalıktan kurtarmamız lazım. Bizim dışımızda bir Allah kulu bunu yapamaz. Sayın Başbakan bazı teknik bilgiler veriyor. Ama biz bunları dua niyetine kabul ediyoruz. İnşaallah doğru çıkar. Fakat şu anda hiç biri doğru değil. Doğru olması da mümkün değil. Hastalık hâlâ devam ediyor. Sayın Serdengeçti'nin gördüğü hususu milletimizin tamamının görmesi lazım. IMF'nin görüp bize katıldığı hususu milletimizin tamamının görüp bize katılması ve bu hastalıklı ekonomiye son verilmesi lazımdır."

Medya "üç maymun"u oynuyor

Yaptıkları temaslarda, araştırmalarda millet tarafından büyük bir teveccühe mazhar olduklarını gördüklerini, akl?ı selim sahibi insanlar tarafından "Halk nezdinde en az % 50 gibi bir desteğiniz var. Bunu oya çevirmeniz lazım" değerlendirmelerine muhatap olduklarını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, gerçek bu olmasına rağmen BTP hareketinin müthiş bir gizlenme, kamuoyundan saklanma operasyonuna maruz bırakıldığını belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: " BTP hareketi, milletin gönlünde çığ gibi büyüyen bir harekettir. Çünkü Türkiye'nin karşı karşıya olduğu problemleri en önce tespit eden ve sağlıklı çözüm yollarını ortaya koyan tek oluşum BTP oluşumudur. Meselâ herkesin daha yeni yeni dillendirmeye başladığı misyonerliği İslam'a İtirazlar ve Kur'an?ı Kerim'den Cevaplar adlı eserimle ben gündeme getirdim. 1987'de biz bu işi başlattık. Türkiye'nin dört bir tarafında konferanslar halinde takdim ettik. Televizyon program yapımcılarının bizi duymaması hiç mümkün değil. Bizi çok iyi duydular, gördüler. Ama düğün değil bayram değil misyonerliğe karşı olarak başkasını çıkartıyorsun. Misyonerliğin tohumlarını bunlar attılar. Halkın kalbini bunlar bozdular. Birisi bana beş yıl talebelik yaptı. ABD'ye gidene kadar benden iyisi yoktu. 'Seni hatırladığım zaman lâhutî koku alıyorum' diyordu. Ama Amerika'ya gittiler. Ceplerini doldurdular. Vaftiz suyu ile güzel bir yıkandılar. Türkiye'ye döndüler. Şimdi bunu alıyor, bana, misyonerliğin önünde en büyük silah olarak gösteriyorsun. Demek ki sen bir gerçeği gizlemeye çalışıyorsun. Demek ki asıl misyoner sensin. Samimi isen 20 sene evvel bu meseleyi milletin önüne koyan iradeyi, ilim adamını, fikir adamını, kadrosunu göstereceksin. Bunu göstermiyorsan senin yaptığın at?cambaz oyunundan başka bir şey değildir."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100