Bu haber kez okundu.

BTP'den Milli Ekonomi atağı
Bağımsız Türkiye Partisi Kurucular Kurulu, 11 sıra sayılı kararıyla Kuvay?ı Milliye Hareketi'nin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş beyin "Milli Ekonomi Modeli"ni parti programına aldı

BTP Genel Sekreteri Dr. Nuri Kaplan, Prof. Dr. Haydar Baş beyin uzun yıllardan bu yana üzerinde çalıştığı ve uluslararası birçok kuruluş tarafından çeşitli ödüllere layık görülen ekonomik tezinin, borç?faiz?döviz üçgenine sıkıştırılan Türk ekonomisinin proje?emek?üretim seferberliğiyle çöküşten ve borçtan kurtarılarak kalkındırılmasının somut modelleri olduğunu belirtti. Dr. Kaplan, BTP Kurucular Kurulu'nun 11 sıra sayılı kararıyla Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli tezini partilerinin programına aldıklarını açıkladı. Prof. Dr. Haydar Baş beyin Kuvay?ı Milliye mitinglerinde Milli Ekonomi Modeli çerçevesinde değindiği "ülkedeki enflasyonun talepten değil maliyetten kaynaklandığı, dolayısıyla maliyeti aşağı çekecek tedbirlerin alınması gerektiği, dalgalı kurun üretimi?emeği kemiren ve maliyet~|~i spekülatif yöntemlerle artıran bir politika olduğu, sabit kura geçilmesi gerektiği, bu çabalarla enflasyonun düşmeyeceği" şeklindeki tespitlerin artık tüm siyasi ve ekonomik çevrelerce seslendirildiğini söyleyen Dr. Kaplan " Ancak bunların içinde kıvrandıkları çaresizlikten kurtulmak için yıllardan beri kulak tıkadıkları bu gerçeklerden kopya çekmeleri ülkeye fayda getirmez. Karanlıkta fili el yordamıyla tarif eden amalar gibi bu güçlü tezin anatomisi ve sistematiğinden habersiz olarak bazı kırıntıları milletin önüne koymak, belki günü kurtarır, fakat ülkeyi kurtaramaz. BTP iktidarıyla model, sahibi ve kadrosunun elinde uygulama bulacak ve ülke kalkınacaktır. Bu sebeple tezi aynen programımıza aldık. Gerisi vakit kaybıdır" şeklinde konuştu.

BTP Genel Sekreteri Dr. Nuri Kaplan'dan edindiğimiz bilgilere göre, Prof. Dr. Haydar Baş beyin uluslararası ekonomik çevrelerde de oldukça dikkat çeken Milli Ekonomi Modeli, "Küreselleşme nedir? Küreselleşmenin Maksadı Nedir? Küreselleşmenin Kuralları Nelerdir? Küresel Güçlerin Türkiye Üzerindeki Oyunları ve Neticeleri, Küresel Güçlerin Neticesi ve Geldiğimiz Durum, Mİlli Ekonomi Modeli nedir? Emisyonun Arttırılması ve Yapılması Gerekenler, Milli Kalkınma Modeli'nin Esasları, Tarım Politikası, Hayvancılık Politikası:Temel sorunlar ve çareler, Su Ürünleri ve Balıkçılık, Madencilik, Bor, Kömür, Altın ve petrol üzerindeki global hesaplar ve Türkiyemizin yapması gerekenler, Nükleer Enerji'den Güneş Enerjisi'ne, Rüzgar Enerjisi'nden Jeotermal Enerji'ye, Biomas Enerji kaynaklarından Yakıt Hücreleri, Akıntı Enerjisi ve Dalga Enerjisi gibi alternatiflere kadar Enerji Politikaları, Kobiler, Dar Bölge Yaygın Sanayi Modeli ve Ormancılık..." gibi ana başlıklar altında Türk ekonomisinin temel konularına "çalışma ve üretim"e dayalı bir yaklaşımla çözümler sunmaktadır.

BTP'nin programına aldığı Milli Ekonomi Modeli'nden bazı teshis ve çözümler ise şöyle:

MİLLİ EKONOMİ MODELİ NEDİR?

Tamamen kendi insanımızın emeği, çalışması ve üretimiyle ülkemizin kalkınmasını ve ekonomik bağımsızlığını hedefleyen ekonomik modeldir. Bu yönüyle milli kalkınma modeli, ülkeleri sömürmeyi hedef alan küresel güçlere karşı verilen mücadelenin de adıdır.Bu model bir alternatif değil, ekonomik savaşın yaşandığı günümüz dünyasında yegâne kalkınma modelidir.

Emisyonun Arttırılması ve Yapılması Gerekenler:

1? Bu noktada devlet, adaletli bir vergi politikası belirlemeli, kayıt dışı ekonomiyi tesbit edip, kayıt altına almalı ve bu büyüklüğü bulmalı, bu şekilde bir yılda alınması gereken vergi miktarını hesaplamalıdır.

2? Ancak bu vergiyi almak yerine; emisyon o miktarda artırarak, sıfır faizle, proje karşılığı müteşebbise vererek, sermaye kıtlığı çeken reel sektöre sıfır maliyetli bir kaynak oluşturabilir.

3? Bu sayede; hem halktan vergi alınmayarak talep kesimi tahrik edilecek, hem de arz arttırılarak, talep karşılığını bulacak ve enflasyon tehlikesi ortadan kalkacaktır.

4? Zaten toplanan vergilerin devlete bir faydası olmadığından, proje mukabili üretime verilmiş olmaktadır.

5? Toplanacak vergilerle ödenecek faiz ise;

u Ya borç ertelemesiyle yeni bir takvime bağlanır,

u Ya da para basılarak borçlar ödenir.

6? Bankalar şu anda enflasyonun bir kaç puan üzerinden talep edenlere kredi vermektedir.

7? Yukarıda anlatılan sistemle, piyasadan sıfır faizle para sağlanacağına göre, bankalardan kredi isteyen de olmayacaktır.

8? Yani sıfır faiz, sıfır enflasyon demek olacaktır.

9? Enflasyon problemi çözmüş bir devletin milli parası da değerini kaybetmeyeceği için yabancı paraların geçerliliği sona erecektir.

10? Piyasada yabancı paranın yerini TL'nin alması, piyasada TL miktarının artmasından başka bir değişikliğe yol açmaz.

11? Artan TL miktarı; yatırım aracı olarak parayla para kazanma metodunu terk ederek, üretim alanlarında profesyonel risk/sermaye kuruluşları tarafından değerlendirilerek yeni bir yatırım alanı bulmuş olur ki; bu durum, ülkenin hızla kalkınmasında önemli bir unsur teşkil edecektir.

Milli Kalkınma Modeli'nin esasları:

1? Maksat, ülkemizin kalkınması ve ekonomik bağımsızlığıdır. Ekonomik bağımsızlıktan kasıt, Türkiye'nin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olması, iç ve dış ödemelerini borçlanmadan temin etmesidir.

2? Uluslararası sermayenin gelişmekte olan ülkelere karşı yürüttüğü ekonomik savaştan dolayı ülkemizde reel sektör, ileri teknoloji kullanan, büyük yatırım ve organizasyonları gerçekleştiren projeleri hayata geçirecek güçten uzaklaşmıştır.

3? Bu sebeple devlet, yeni ürünler geliştiren, yeni pazarlar bulan, yeni teknik ve yöntemlerin uygulandığı ve büyük sermaye yatırımlarının gerektiği alanlara girip, mamul ve yarı mamul üreterek reel sektöre öncülük yapacak; uzun vadede üretimimiz ve istikrarın sağlanması için stratejik malların üretimi garanti altına alınacaktır.

4? Reel sektör faaliyet dışı gelirlerle değil, üretimle para kazanmaya yönlendirilecektir.

5? Üreticinin sıfır maliyetle sermaye elde edebilmesi için, emisyonun genişletilmesi ve faiz giderlerinin kaldırılmasıyla elde edilecek kaynak, proje mukabili müteşebbise verilecektir.

6? Sigorta, vergi ve enerji gelirleri aşağıya çekilerek, maliyetlerin düşürülmesi temin edilecek; bu sayede halkımıza dış piyasa koşullarında rekabet edebilecek mal sağlanmış olacaktır.

7? Yerli üretim, ithal mallar karşısında korunacaktır.

8? Dışarıya satılan hammadde ve yarı mamullerin değer katılarak mamul haline geldikten sonra ihraç edilmesi sağlanacaktır.

9? Yapılacak yatırımlar, ekonomik açıdan öncelikli sektörlere dağıtılarak verimlilik yakalanacak ve yatırım hacmi ile daha yüksek bir büyüme hızı elde edilecektir.

10? Yabancı sermayenin, bir ülkeye enerji kaynaklarını veya doğal kaynakları kullanmak veya gümrük duvarlarını aşarak iç pazara mal ve hizmet satmak için geldiği bilinmektedir. Gelişmekte olan ülkeleri sömürme mantığı dışında yatırım yaptığı ülkeyle "ekonomik kader birliği" yapacak ve kazandığı paranın tamamını bu ülke içinde tekrar yatırıma dönüştürecek anlayışta olan yabancı sermayeye her türlü teşvik ve kolaylık sağlanacaktır.

11? Döviz kurlarını belirsizleştirmesi ve döviz riskine sebep olması dolayısıyla ve sermaye hareketleri üzerinde daraltıcı etkileri ve üreticimizin en riskli maliyet unsuru olması sebebiyle "dalgalı kur politikasına son verilecek"tir. Türk parasının değeri, Merkez Bankası eliyle korunacak, dolarizasyonu önleyecek tedbirler alınacaktır.

12? Bankacılık kesimi, devlet denetimi altında olacak, faiz hadlerinin belirlenmesinde, banka kredilerinin sektörler ve firmalar arasındaki yatırımlarının dağılım ve yapısı kontrol altında tutulacaktır.

13? Uluslararası tahkim uygulamasına son verilecektir.

14? Gümrük Birliği, millî çıkarlarımız doğrultusunda tekrar gözden geçirilecektir.

15? Spekülatif para ve sermaye hareketlerine karşı tedbirler alınacaktır.

16? İşçi ve memurdan vergi alınmayacak; geliri 100 milyarın altında olan üretici ve pazarlamacıdan da vergi alınmayacaktır.

17? Tarım ve hayvancılık, ormancılık ve madencilik desteklenecek; bu işletmelerin devreye girmesi için faizsiz kredi verilecektir.

Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli konusundaki çalışmalarının bir kısmını, Ramazan boyunca açık olan İstanbul Sultanahmet Kitap ve Kültür Fuarı'ndaki İcmal?Yenimesaj standından edinmek mümkündür.

Küreselleşme Nedir?

Küreselleşme, dünyaya hakim olmak isteyen sanayileşmiş devletlerin, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kaynaklarını, kendi çıkarlarına mâl edebilmek için II. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya attıkları bir kavramdır.

Küreselleşme Nasıl Oluşur?

1? 20. yüzyılın ilk yarısı, sanayi devrimini tamamlamış, pazar kaygısı içinde olan emperyalist devletlerin ekonomik nedenlere dayanan savaşlarıyla geçti.

2? Bu devletler, savaşların can kaybına yol açtığını ve maliyetli uygulamalar olduğunu gördüklerinden II. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda küreselleşmeyi ortaya attılar.

3? Böylece azgelişmiş ülkeler, büyük devletlerin açık pazarı haline geldi.

4? Bu şekilde geçtiğimiz yüzyılda sıcak savaşlarla elde edilen neticeler, küreselleşmeyle çok daha kolay elde edilmeye başlandı.

Küreselleşmenin Maksadı Nedir?

Küreselleşmenin maksadı, azgelişmiş ve gelişme sürecindeki dünya ülkelerinin her türlü kaynağının küresel güçler tarafından sömürülmesi ve bu ülkelerin her alanda teslim alınmasıdır.

Küreselleşmenin Kuralları Nelerdir?

1? Azgelişmiş ülkeler, II. Dünya Savaşı'ndan sonra dış borçlanmaya dayalı kalkınma modellerini uygulamaya teşvik edildiler.

2? Bu ülkelerin içine düşürüldüğü dış borç batağıyla beraber; Dış destekli kalkınma modelleri, Dış destekli ekonomik programlar, Tarım, sanayi, maliye... vb. alanlarda yapılan sözde reform önerileri, Yerine getirilmesi gereken bir yığın, siyasi ve sosyal talep ortaya çıkmıştır.

3? Böylece ülkelerin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü ciddi şekilde tehlikeye girmiştir, girmektedir.

4? Küresel dünyada büyük sermaye sahipleri, üretimden ziyade "parayla para kazanma metodu"nu uyguladılar.

5? Bu şirketler, üretimden büyük oranda çekilmişlerdir. (Dünyadaki ekonomik durgunluğun ve artan işsizliğin temel sebebi de budur.)

6? Bu şirketler, üretimlerini emek ve kaynağın çok ucuz olduğu ülkelere yaptırmaktadırlar. Bunun da iki sebebi vardır.Birincisi, kimi devletlerin bütçesinden bile daha fazla paraya sahip olan bu sermayedarlar için üretime yatırım yapmak riskli ve zahmetli bir kazanç yoludur. Üretim yerine, geri kalmış ülkelerin para ve sermaye piyasalarında para spekülasyonlarıyla para kazanmak daha kolaydır. İkincisi, kalkınma yarışına giren gelişme sürecindeki ülkeler, üretimlerini arttırırken, bir yandan da iktisatta karşılaştırmalı üstünlüğe sahip malları ihraç ederek dünya klasmanına çıkabiliyordu. Bu ise dünya kaynaklarını yeni rakiplerle bölüşmek demekti. Bunun önüne geçmek isteyen küresel güçler, sermaye hareketlerinin sınırsızlığından da yararlanarak emeğin ve kaynağın çok ucuz olduğu ülkelere bu malları ürettirmeye başladılar. Böylece hiçbir ülkenin karşılaştırmalı üstünlüğü olan bir malı üretme şansı kalmıyor, bu yöntemle bir ülkenin kalkınması imkansız hale geliyordu.

7? Bu sebeple günümüz dünyasında ekonomisini küresel güçlere karşı korumayan hiçbir ülkenin kalkınması mümkün değildir.

8? Küresel güçler, yabancı sermayenin ve para fonlarının bir ülkeye gelmesi için tavsiye ettikleri programlarda, IMF ile işbirliğini, Uluslararası tahkimi şart koşmaktadırlar.

9? Zira bu ekonomik savaşta IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar, para spekülatörleriyle ortak çalışarak küresel devletlere hizmet etmektedir.

10? Bütün bunlar, emperyalist ülkelerin günümüzde uyguladıkları sömürü taktikleridir.

11? Küreselleşme ve globalleşme, küresel güçlerin, gelişmekte olan ülkelere açtıkları "ekonomik savaş"ın adıdır.Bu savaşın kurallarını küresel güçler belirlemektedir.

Küresel Güçlerin Türkiye Üzerindeki Oyunları ve Neticeleri:

1? AB, Türkiye'nin adaylığını 2010 yılında değerlendirecektir.

2? AB'ye tam üye olmayan Türkiye, 1995'te Gümrük Birliği'ne girmiştir.

3? AB'ye üye olmadan GB'ne giren, Türkiye'den başka bir ülke yoktur.

4? Türkiye, tek taraflı verdiği tavizler neticesi ortaklık haklarından yararlanmadan ekonomik yükümlülükleri tek taraflı üstlenmiştir.

5? GB'ne girmemizle beraber ülkemizde tam bir ithalat patlaması yaşanmıştır; ihracatta ise her alanda bir düşme gözlenmiştir.

6? Neticede yaşanan dış ticaret açığı sebebiyle Türkiye'nin çok ciddi döviz kayıpları olmuştur.

7? GB şartlarında çifte standart uygulanmış, Türkiye'nin tarım ve tekstil mamullerinden kota uygulaması kaldırılmamıştır.

8? Sonuçta Türkiye, Avrupa mallarına açık bir pazar haline gelmiş, gümrük vergilerinde de büyük oranda kayıplar yaşanmıştır.

9? GB, en büyük darbeyi, yeni gelişmekte olan ancak uygulanan ekonomik programlar neticesi maliyetini aşağıya çekemeyen ve rekabete hazır olmayan yerli üretime vurmuştur.

10? Ülkemizdeki ilk beşyüz şirketin gelirlerinin yüzde 85'ini faiz gelirleri oluşturmaktadır.

11? Dünyada serbest dolaşan para miktarı, dünya ticaret hacminden 20 kat büyük bir rakama ulaşmıştır.

12? Bu kadar büyük paraların yıkıcı ve spekülatif etkileri ise malumdur.

13? Bu sebeple IMF gelişmekte olan ülkelere ekonomik programlar tavsiye etmektedir. (Bunların içinde Türkiye de vardır.)

14? Ancak, bize tavsiye edilen bu programların maksadı, ekonomimizi istikrara kavuşturmak değil, IMF'nin temsil ettiği sermaye gruplarının ülkemizin pazar ve kaynaklarını ele geçirmesini garanti altına almaktır.

15? IMF'nin, en stratejik kurumlarımızı özelleştirmemiz için yaptığı ısrarın sebebi budur.

16? Bu süreçte devletin güçlü olması ciddi bir engel teşkil ettiği için, IMF programlarında ısrarla devletin gücünü küçültmemiz tavsiye edilmektedir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.