Bu haber kez okundu.

Bu kadar da olmaz!

SİZ, Siirt ilimizi hiç gördünüz mü?
Başbakanımızın eşi Emine Erdoğan'ın doğup büyüdüğü Siirt, doğudan Şırnak ve Van, kuzeyden Batman ve Bitlis, batıdan Batman, güneyden Mardin ve Şırnak İlleri ile çevrili, topraklarının büyük bölümü dağlarla kaplı, küçük fakat şirin bir ilimiz. Batman ve Şırnak ilçelerinin 1990'da il olması ile büsbütün küçülmüş ve 520 binden çok olan nüfusu bugün 260 bin dolayına inmiş.
Bu ilin kırsal kesiminde görev yapan bir Cumhuriyet öğretmeni... Onun da, bütün Siirtliler gibi yüreği vatan sevgisiyle dolu. Yeni atanmış bu ile. Yeni atanmış ama karşılaştığı bir olay, onu allak bullak etmiş.
Gerisini kendisinden dinleyelim:
? Geçenlerde bir görev üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gittim. Gördüğüm manzara karşısında tüylerim diken diken oldu. Âmirlerden tutun da memurundan hizmetlisine kadar o binada görev yapanlardan Türkçe konuşanı göremedim. Tabii benim geldiğimi görünce mecburiyetten Türkçe konuştuklarını saymazsak, hepsi Arapça ve Kürtçe konuşuyordu!
Bir an kendimde şüphe duymaya başladım. Ben nerede yaşıyordum? Burası Türkiye değil miydi? Burası Milli Eğitim Müdürlüğü değil mi?
Balık baştan kokar demiş atalarımız.
Değişen yeni programın diskini alıp incelediğim vakit işin özünü kavradım. Programdan, Osmanlı tarihi ve Orta Asya Türk Tarihi çıkartılmış!
Evet, tarihine böylesine düşmanlık besleyen insanların başında olduğu, böylesi bir kurumun elbetteki alt kademelerdeki yansıması da böyle olacak.
Yazık çok yazık. Bu vatan kimlerin eline kalmış. Hani nerede o vatanperverlik nutku atan aydınlar?
Biz, Türkçe sevdalısıyız. Biz, Türkçe okuruz, Türkçe görürüz, Türkçe düşünürüz."
Öğretmenimiz, Atatürk'ün şu sözleriyle bitirmiş elektronik mektubunu:
"Türk demek, Türkçe demektir. Ne mutlu Türküm diyene!"
Umutların yok oluşu
SAYIN Başbakanımızın eşinin memleketine yeni atanan bir öğretmenin, orada karşılaşacağı ilk manzara bu olmamalıydı.
Devlet memuru olduğu için adı bizde saklı o değerli öğretmen, Türkiye'nin en geri kalmış illerinden biri olan Siirt'in dağlar arasındaki o küçük ve şirin köyüne kimbilir hangi hayallerle, hangi umutlarla ve hangi ideallerle gitmişti?
İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde gördüklerinden ve duyduklarından sonra hayalleri, umutları ve yine devam edebilecek mi?
Hiç sanmıyoruz.
Derhal soruşturma açılmalı
BİR Milli Eğitim Müdürlüğü'nde âmirinden memuruna ve hizmetlisine kadar bütün personelin Arapça ve Kürtçe konuşması ne demek? Arapça ve Kürtçe de dil değil mi diyeceksiniz ama burası Türkiye ve bu devletin resmi dili Türkçe...
Hele Milli Eğitim Müdürlüğü gibi kurumda tüm personel Arapça ve Kürtçe konuşur mu?
Değerli bir öğretmenin tanık olduğu o trajik gerçekten sonra, "Güneydoğu'daki Kürt kökenli vatandaşlarımızın çoğu neden Türkçe konuşmuyor" diye şikâyet etmeye hakkımız var mı?
Siirt Türkiye'nin bir ili ve orada yaşayanlar da vatandaşımız değil mi?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın sözü edilen Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında hemen soruşturma başlatması ve Siirt'e müfettiş göndermesi gerekiyor.
Devlet, Güneydoğu'nun dağlarında operasyon üstüne operasyon yaparak, bölücü terörist kovalarken, askerlerimiz teröristler tarafından şehit edilirken, Siirt'teki rezalete bakın siz!

SIRRI YÜKSEL CEBECİ
Halka ve Olaylara Tercüman

~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100