16 Ağustos 2006 Çarşamba 00:00
127 Okunma
Bu mu borsa?
Geçtiğimiz haftalarda 'yeniden halka açılması planlanan Merkez Medya, halka arzlar sonrası yüzde 50'lere varan oranda değer kaybeden şirketler, kapalı tahtalar, yabancıya satılıp elinde hisseleri ile mağdur edilen yerli yatırımcılar' gibi konuları ele almış ve detayları sizlere aktarmaya çalışmıştım. ~|~


Bu başlıklar ile ilgili sizlerden çok sayıda mesaj geldi. Mesajların özü hep aynı cümle idi; lütfen yazmaya ve Türk kamuoyuna yaşananları hatırlatmaya devam edin.
Merak etmeyin; birileri utanana kadar, birileri 'Bu kadar da olmaz, bir şeyler yapalım' diyene kadar detayları herkesin gözüne sokmaya devam edeceğim.
Sevgili dostlar, başlıkta da sordum; bu mu borsa?
Ne mi? derseniz. Büyük ve güçlü olanın her şeyi yapma hakkına sahip olduğu bir yapı mı? Amatörlerin veya 'azınlık hissesine sahip olanların' haklarını arayamadıkları bir yapı mı?
Dünya genelindeki uygulamalara bakarsanız; özünde değil. Değil ama güzel ülkemde durum biraz farklı. Türkiye'de, ne kadarı halka açık olursa olsun, kontrol hissesini elinde tutanlar yani büyükler, istedikleri her şeyi yapıyorlar, halka açık kısım ise onların attığı adımların etkisinde savrulup gidiyor.
Yalan mı? 'Yalan, acımasız, gerçekdışı bir itham' diyenler aşağıdaki sorulara cevap versinler.

Soru 1: Çukurova ve Kepez yok mu oldular? Bu şirketlere ortak olan binlerce insanımızın hakları nerede? Bu şirketler yeniden satılırsa elinde hisse kalanların durumu ne olacak? Yargının son kararı gereği şirketler yeniden Uzan'a mı dönecek?

Soru 2: Sabah'ın tahtası neden kapandı? Bugün halka arz edilmek istenen Merkez Medya'nın değerini yaratan aktif Sabah ve ATV değil mi? Sabah'ın ve Medya Holding'in eski ortaklarına ne oldu?

Soru 3: 'Demirbank'ın satışının iptali' veya 'el koyma kararının iptali' ile ilgili verilmiş bir yargı kararı var mı? Demirbank, fona devredildikten sonra bankaya ne oldu? Fon bünyesinden satılan Demirbank mıydı yoksa diğer bankaların aktif?pasifleriyle harmanlanmış yeni bir banka mıydı? Tahtalar kapatıldığında elinde hisse kalanlar yeni banka üzerinde hak sahibi mi? Değillerse, onların bankası nerede?

Soru 4: Halka açılma sırasında '10 kat, 50 kat talep var' diye reklamı yapılan ve sonrasında amatör yatırımcının varlığının yarısını götüren şirketler için herhangi bir kanuni işlem yapıldı mı?

Soru 5: İmar Bankası 'Hazine bonosu satma yetkisi' olmamasına rağmen yıllarca nasıl satış yapabildi? Nasıl TV'lerde reklam dönebildi? Yetkililer bu konuda ne yaptılar?

Soru 6: Yabancıya satış sırasında kendi hisselerini alan bankalar için herhangi bir işlem yapıldı mı? Satışın hangi fiyatla yapılacağını bilmek ve sonrasında alım yapmak içeriden öğrenme değil mi?

Soru 7: Yerli guruplar tarafından satın alınma sürecinde, ayrıca TMSF bünyesinde bulunduğu dönemde, ciddi zarar eden şirket ve bankalar için, amatör hissedarları koruyucu herhangi bir önlem alındı mı? Bu tip bir durum ortaya çıkınca sonrasında bir işlem yapıldı mı?

Sonuç: Bu sorulara 'SPK yapsaydı' deyip işin içinden çıkamayız. SPK'yı öne sürmek işin en kolay kısmı. Biraz da kendimize soralım; 'SPK, İMKB, Murakıplar, Merkez Bankası uzmanları' işlerin üzerine gitmeye kalktığında, siyasi otorite, bizler, kamuoyu, acaba ne kadar arkalarında durabildik? Bu insanlara ve kurumlara ne kadar sahip çıkabildik?

Yiğit Bulut/ Radikal

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121