19 Aralık 2004 Pazar 00:00
382 Okunma
Bu resmen tasfiyedir

BTP Genel Başkan Yardımcısı Kepekçi, Brüksel'de atılan imzalarla devlet ve milletimizin resmen tasfiye edildiğini söyledi. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, 17 Aralık Brüksel Zirvesi'yle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yıllardır Avrupa Birliği kapısında dilenci pozisyonunda bekletilerek Türk milletinin psikolojisi ile oynandığını belirten Kepekçi, "Milletimiz ısrarla kompleks içine itilmeye çalışılmıştır. Son iki yıldan beri AKP iktidarınca, batıyı bile şaşırtacak derecede tavizler verilmiş; hukuki değişim ve toplumsal dönüşüm sağlanarak, batılıların ifadesi ile 'gizli devrim' gerçekleştirilmiştir. Yaşanan bu süreç ve gelinen bu nokta sürpriz değildir. Şimdiden sonra yaşanacaklar da sürpriz olmayacaktır. Başbakan Erdoğan Brüksel'e giderken 'gerekirse masadan kalkarım' diyerek, Türk halkını yaşanan ve yaşanacak tasfiyeye hazırlamaya çalışmıştır. Görüldüğü gibi sayın başbakan AB'nin bütün isteklerine 'evet' demiştir" diye konuştu. ~|~ Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, 17 Aralık Brüksel Zirvesi'yle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Yıllardır Avrupa Birliği kapısında dilenci pozisyonunda bekletilerek Türk milletinin psikolojisi ile oynandığını belirten Kepekçi, "milletimiz ısrarla kompleks içine itilmeye çalışılmıştır. Son iki yıldan beri AKP iktidarınca, batıyı bile şaşırtacak derecede tavizler verilmiş; hukuki değişim ve toplumsal dönüşüm sağlanarak, batılıların ifadesi ile 'gizli devrim' gerçekleştirilmiştir" diye konuştu.

AB uğruna verilen

tavizler

Savaş kaybeden taraf psikolojisiyle verilen tavizlerle ulusal yapımızın sarsıldığına ve devletimizin azınlıklara bölünme kaderiyle karşı karşıya getirildiğine dikkat çeken Kepekçi şöyle konuştu: "Milletimizin ise misyonerlik çalışmalarıyla milli kültürü hançerlenmiştir. AB süreci esnasında bugüne kadar hangi sahada taviz verilmedi ki... Kültürel, siyasi, ekonomik sahadaki tavizlerin her birisi bir dinamit gibi millet olma vasıflarımızı bombaladı. Ekonomimize diz çöktürüldü, topraklarımız süratle el değiştirmeye başladı. Batılılar geçmişinde yaşadığı yüzyıllar süren mezhep savaşlarına rağmen bugün bir ve beraber olurken; bizi dün birlikte milli mücadele verdiğimiz kardeşlerimizden ayırmak için her yola başvurdular."

Yaşananlar Baş'ı

haklı çıkardı

"Müzakere tarihi alma sürecinde devletimizin ve milletimizin kimyası bozulmuştur" diyen Ahmet Hamdi Kepekçi, tarih almak uğruna bu kadar taviz ve kayıp verildiğine işaret ederek, "müzakereler döneminde neler olacağı, devletimizin, milletimizin lime lime doğranacağı da ortadadır" dedi.

Kepekçi açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Yaşanan AB süreci ve gelinen milli iflas Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş beyi haklı çıkartmıştır. 18 yıldan beri söylediği "Biz, biz kaldığımız müddetçe bizi AB'ye almazlar" tespiti yaşanan bu sürecin ana fikrini oluşturmuştur. AB sürecini incelediğimiz zaman yaşanan hadiselerin, bu tarihi tespitin açılımı olacağı görülecektir. AB'nin her isteği ve verilen her bir taviz, bizi biz olmaktan uzaklaştıran adımlar olmuştur, olmaktadır. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Avrupa Birliği misyonu gereği bizi biz olmaktan çıkartıncaya kadar; ülkemizi milletimizi lime lime parçalayıncaya kadar istekleri bitmeyecektir.

Yaşananlar sürpriz değil

Yaşanan bu süreç ve gelinen bu nokta sürpriz değildir. Şimdiden sonra yaşanacaklar da sürpriz olmayacaktır. Başbakan Erdoğan Brüksel'e giderken 'gerekirse masadan kalkarım' diyerek, Türk halkını yaşanan ve yaşanacak tasfiyeye hazırlamaya çalışmıştır. Görüldüğü gibi sayın başbakan AB'nin bütün isteklerine 'evet' demiştir.

Sırf müzakereye başlama tarihi alabilmek adına, bu kadar taviz verilirse, müzakerelerde neler verilecek artık siz düşünün. Müzakere tarihine kadar Kıbrıs Rum Kesimi tanınacak. Yani milli davamız Kıbrıs'tan vazgeçilecek, soydaşlarımız ve Anadolu'muzdan da vazgeçmenin adımları atılmış olacak. Müzakerelerin ucu açık olacak. Yani tam üyelik konusunda garanti yok. Görüşmeler esnasında her atılan adımla Türkiye adım adım daha kilitlenecek, AB pençelerini vatanımıza ve milletimize saplayacak. Kalıcı kısıtlamalar da işin cabası. Bütün bu gelişmeler millet ve devletimizin "resmi tasfiyesidir".

Manzara vahimdir, şartlar ağırdır; önümüzdeki günlerde milletimiz AB'nin vahşi nefesini ensesinde daha çok hissedecektir. Türk milleti ve Türk devleti, bu taleplere nereye kadar tahammül edebilecektir. Bütün bu tabloya rağmen hala ülkemizin bu çöküşten kurtulması mümkündür. Çözüm onlarca yıldan beri bugün yaşanan tehlikeleri haber veren Prof. Dr. Haydar Baş beyi BAŞ yapmaktır, başbakan yapmaktır. BTP'yi iktidar yapmaktır.

Pazar günü Ankara Büyük Anadolu Otelinde yapılacak olan 2. Olağan Büyük Kongremizde Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş beyin tarihi konuşmasına kulak vermesi, ölçü alması ve BTP saflarında Kuva?yı Milliye ruhuyla bir ve beraber olması için tüm halkımızı davet ediyorum."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100