13 Kasım 2006 Pazartesi 00:00
230 Okunma
Bush'un yenilgisi
Irak işgali ABD Başkanı Bush'a seçim kaybettirdi. Kongre'nin iki kanadı Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluk Demokratlara geçti. ~|~

11 Eylül sonrası "Amerikan despotizmi"nin kötü adamı Donald Rumsfeld istifa etmek zorunda kaldı.
George W. Bush'u yönetime getiren neocon'ların sonu anlamına gelen "seçim hezimeti" Clinton'un sekiz yıl önce bıraktığı Beyaz Saray'ın tekrar Demokratlara geçme sürecinin ayak sesleridir. Amerikan kamuoyu, Bush yönetiminin dünyaya ve kendi ülkesine dayattığı kâbustan biraz erken uyanabilse iki yıl önceki başkanlık seçimleri de bugünkü sonuçları verebilirdi.

Irak işgaline yol açan "kitle imha silahları" büyük bir yalandı. Bush'un yalanlarını halk şimdi daha iyi görüyor.
Saddam devrildikten sonra Irak halkının Amerikan askerlerini çiçeklerle karşılayacakları propagandasına toplum inandırıldı. Oysa üç ay süren savaştan daha fazla ABD askeri son 3 yılda öldürüldü. Iraklı sivil kayıplar ise 650 bin gibi korkunç rakamlara ulaştı.

Saddam Hüseyin'in diktatörlük dönemine ilişkin suçlardan Irak yönetimince "idama mahkûm" edilmesi karşısında yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu Bush'un da "savaş suçlusu" olarak yargılanması gerekmez mi?
Dick Cheney?Rumsfeld ikilisi, 11 Eylül saldırılarının ABD'ye verdiği zararı ve mazlumiyet duygusunu Bush'la birlikte, "İslam korkusu" salarak dünya egemenliği kurma siyasetine dönüştürürken Irak'ı haritadan silmekten çekinmediler. Ebu Gıreyb Hapishanesi'ndeki utanç verici olaylar, CIA'nın işkence uçakları Savunma Bakanlığı görevinden alınan Rumsfeld dönemiyle birlikte anılacak. Yolsuzluklar da Amerikan Kongre seçimlerinde etkili oldu.

İngiliz Guardian gazetesinde Bush'un "tek adam" politikasının, anayasal zorlamalarının seçim kaybına etkilerini yansıtan çarpıcı bir yorum vardı: "Anayasada başkanın başkomutan olduğu yazıyor. Eğer bunu, başkanın her istediğini yapabilmesi ve yasaları çiğneyebilmesi biçiminde yorumlarsanız, bir anayasanız değil, bir kralınız olur."
Bush, demokrasi ve özgürlük getirme adına Irak'ta yol açtığı felaketin bedelini partisine ödetiyor. Ancak asıl felaketi her gün yüzlerce kişinin öldüğü Iraklılar yaşıyor. Can güvenliği başta, büyük bir sefalete mahkûm edilen Irak, üçe bölünmüş durumda. Mezhep çatışması önlenemiyor.

ABD Başkanı Bush, Kongre'de üstünlüğü ele geçiren Demokratlarla uzlaşarak Irak'tan çıkış yolu arayacak. ABD askerleri çekildikten sonra "iç savaş" bugünden daha kanlı geçebilir.
Bu manzara karşısında Bush da "savaş suçlusu" değil midir?
Derya Sazak
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100