Bu haber kez okundu.

Büyürken yok oluyoruz
AKP hükümetinin kötü ekonomi politikalarıyla nasıl büyüdüğümüzü merak edenler Milliyet'ten Güngör Uras'ın bu yazısını mutlaka okusun. Kimin parasıyla, ne kadar faiz borcuyla büyüdüğümüz ve aslında büyürken nasıl yokolduğumuzu göreceksiniz ~|~ 100 dolarlık büyüme için 39 dolar açık
2005 yılında Türk ekonomisindeki her 100 dolarlık büyümeyi 39.2 dolar açık vererek gerçekleştirebileceğiz.
Halbuki 2002 yılında her 100 dolarlık büyüme 4.0 dolar açıkla gerçekleşmişti.
Bunun anlamı, büyümeyi kendi tasarrufumuzla değil, giderek daha fazla yabancıların parasıyla gerçekleştirdiğimizdir. Bunun anlamı, büyümenin faturasının dış borç olarak giderek artmasıdır.
Cari açık/döviz açığı büyüdükçe "iyimserler" (ve de hükümet politikalarına toz kondurmayanlar) iki şey söylüyor:
Büyüyoruz, yatırım yapıyoruz. Onun için daha çok ithalat yapıyoruz. Döviz açığının büyümesi önemli değil.
İhracat artıyor. Üretim coşuyor. Bunun için tabii ki ithalat da yapılacak. Döviz açığının büyümesi önemli değil.

İthalatla büyüyoruz

Döviz açığı sadece ihracatta kullanılan ithal girdilerden kaynaklanmıyor. Ama genelde bir inanış var. "İhracat artınca, bu ihracata giden ürünlerin ithalat gereği de artar..." Acaba bizde durum nedir? 2001 yılından 2004 yılı sonuna kadarki dönemde ihracat yüzde 101 oranında büyüdü. Ama ithalat aynı dönemde yüzde 135 oranında arttı. 2001 yılında 100 dolar ihracat karşılığı 131 dolar ithalat yapılıyordu. 2004 yılında 100 dolar ihracat karşılığı 154 dolar ithalat yapar duruma geldik. Demek ki ithalat büyümesinin, döviz açığının artmasının sadece ihracattaki gelişmeyle bağı yok.
Döviz açığının acaba büyümeyle ilgisi var mı? 2004 yılı sonunda milli gelirimiz (12 ayda üretilen mal ve hizmetlerin parasalAkatma değeri) 301 milyar dolardı. Bu yıl milli gelirimizin dolar olarak 357 milyar dolar olması bekleniyor. Bunun anlamı, dolar olarak milli gelirde 56 milyar dolarlık büyümedir. Milli gelirde 56 milyar dolarlık büyümeye karşılık 2005 yılında cari açığın/döviz açığının 22 milyar dolar dolayında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Demek ki 2005 yılında 100 dolarlık büyüme (22:56=39.2) 39.2 dolarlık dış açıkla gerçekleşmiş olacaktır.

Başkalarının parasını yiyoruz

Halbuki Türkiye'de 100 dolarlık büyüme 2002 yılında 4.0 dolar, 2003 yılında 13.7 dolar, 2004 yılında 28.0 dolar döviz açığıyla gerçekleşmişti.
2005 yılında her 100 dolarlık büyümenin 39.2 dolar döviz açığıyla gerçekleştirilebilmesinin nedeni Türk lirasının aşırı değerlenmesi, dövizin ucuzlamasıdır. Ucuz döviz yerli hammadde, ara malı üretimini caydırıyor. Bitmiş ürün

ithalatını coşturuyor...

Açık anlatımıyla, kendimiz üretecek yerde yabancının parasıyla yabancının ürünlerini yiyip içip büyüyoruz. Bir yanda ekonomi büyümüş sanılıyor. Öte yanda üretim yapanlar cezalandırılıyor. Ama sonuçta dış borç faturası büyüyor. Her 100 dolarlık büyümede 4.0 dolarlık açıktan 39.2 dolarlık açığa tırmandık... Bu böyle geldi... Ama bu böyle gitmez. Gidemez.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100