30 Nisan 2005 Cumartesi 00:00
156 Okunma
Çanakkale Festivali!!
Bizim o mübarek Çanakkale'miz neredeyse bir festivale dönüşecek. Her sene biraz daha festivalleşiyor. Bu sene İngiltere'nin, kazada ölen dul karısı kadar şöhretli veliahtı Prens Charles da ziyaret etti ve Şeyh Nazım?i Kıbrısî 'nin, erkeklerini kastederek "Bu hanedan peygamber soyundandır, bunlar sünnetli doğarlar" diye methettiği İngiltere Kraliyet Hanedanı'nı temsil etti.
Hatta Şeyh Efendi, Prens Charles'i kendi müridi imiş gibi takdim etmeye ve "Yakında Müslüman olacak" demeye kadar işi vardırmıştı.
Ama ne gördük?
Gazetelerden öğrendiğimize göre Prens Charles, 1915 te topraklarımızı istila eden atalarının kabirlerine çelenk koymuş ve İncil okumuş.
Daha neler olmadı ki?
Garabete bakın
AVUSTRALYA ve Yeni Zelanda başbakanları konuştular. Söyledikleri lâflardan birisi "Biz Çanakkale savaşları sayesinde kimliğimize kavuştuk, millet olduk" garabetidir. Ne demek yani? Emperyalist bir devletin taşaronluğu mudur onları millet yapan? Masum bir milletin evlâdını, emperyalistlerin verdiği teknolojiyle imha etmek midir onların milli kimliği?
Hiç de parlak bir
referans değil!
Hem iyi vallahi, daha ne kadar milli kimlik kazanmak, millet olmak isteyen dominyon, sömürge, manda nitelikli topluluk varsa Çanakkale'ye çıkarma yapsın, kimliğine kavuşsun.
Folklor gösterileri de yapıldı. O meşhur ve zarif Haka Dansı seyredildi. Tabii tam 1915 yılı 25 Nisan sabahı vatanımızın topraklarını "Hareme, Hareme" ve "Türk Lokumuna" diye istilaya başladıkları saatte, âyin de yaptılar.
Bazı gazeteler, bu seneki Çanakkale merasiminin bu kadar cafcaflı olmasını Barış Gösterisi olmasına yoruyorlar. İşte dünyanın en büyük saçmalarından birisi. Ne barışıymış acaba? Dünyamızın hızla son dünya savaşına yuvarlandığı günlerde, 1915 ten bugün Irak'a kadar, emperyalist savaşların liderliğini yapmış İngiltere ve onun Çanakkale'den müdevver taşaronları mı barışçı imişler... Sevsinler.
Önceki gün bu istilacıları, neredeyse sadece süngüsüne dayanarak geri çeviren Mehmetçik'in bir özelliği vardı. Allah'ın herkese değil sadece ona biçtiği bir nimetti bu. Şehitlik şerefi.. O şerefi de, bizim bugünkü mirasyediler bol keseden Anzaklar'a peşkeş çektiler. Bu mirasyedilere göre, Mehmetçik de şehit George da.. Feda olsun. AB'ye her şey feda olsun. Şehitlik de gazilik de.. AB bizim canımız, feda olsun kanımız. Mehmetçik nedir ki?
O da feda olsun.
Mehterle Haka dansı
İş neredeyse diyalogcular tarafından "Yahu, ne güzel daha o zamandan diyaloga giriyormuşuz, niçin anlamamış da mani olmuşuz" şekline dökülecek, AB'cilerimiz ise "Yahu şu Mehmetçik olmasaymış biz çoktan AB'ye girmişmişiz" diyecekler diye korktum vallahi.
Mehterle, Haka dansı da ne güzel uyuşmuş ya..
Tam festival canım. Ama onlar değil bizimkiler festival. Adamlar mağlubiyetlerini bile kutlamaya çeviriyorlar, biz ise galibiyetimizi mahcubiyete çeviriyoruz. Neredeyse "Yahu ne işiniz vardı gelip bizim yüz binlerce insanımızı öldürdünüz" diye hesap soracağımıza "Kusura bakmayın, bilemedik,sizden de epey adam kırdık, yanlışlık oldu galiba bizi affedin" diyeceğiz. Allah akıl, insaf vere. Barış, insanın her şeyden önce aklıyla tarihi, ecdad sevgisi ve inancı arasında olmalıymış. Diyalog ve hoş görü ise her şeyden önce kendi mukaddesleriyle ve kendi mukaddesleri için olmalıymış.
Ergun Göze / H. O. Tercüman
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100