06 Mayıs 2014 Salı 00:08
1466 Okunma
Çare yap-boz değil sınavsız üniversite

HABER MERKEZİ

Türkiye bir türlü üniversiteye giriş sistemini kurmayı başaramadı. Hemen hemen her yeni yılda bir değişiklikle gündeme gelen üniversiteye giriş sistemi yine değişiyor. Hükümet şimdi de halen liselere geçiş sınavı hariç Türkiye’deki tüm merkezi sınavları yapan ÖSYM’yi devre dışı bırakmaya hazırlanıyor. Her yıl yaklaşık 1.5 milyon öğrencinin katıldığı üniversiteye giriş sınavlarının hazırlanmasından, kitapçıkların dağıtımına, puanların hesaplanmasından yerleştirmeye kadar tüm sorumluluğu ÖSYM’ye ait olan LYS ve YGS’nin tamamen kaldırılması için çalışma yürütülüyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) üzerinde çalıştığı yeni sisteme göre, üniversiteye girişte tıpkı liselere geçişte olduğu gibi ortak merkezi sınavlar yapılması öngörülüyor. 2016-2017 eğitim öğretim döneminde uygulanması planlanan yeni sınav sistemi, öğrencilerin 4 yıllık lise eğitimleri boyunca aldığı bütün merkezi sınav sonuçları ile üniversiteye başvurmasını hedefliyor.

Çözümün adı: Sınavsız üniversite

Bütün bu değişiklikler milyonlarca öğrenciye üniversite kapısının kapalı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. 2013 yılı LYS sonuçlarına lisans, önlisans ve Açıköğretim fakültelerine 877 bin 784 aday yerleştirilmiş, yaklaşık olarak 1 milyon öğrenciye ise üniversite kapıları kapanmıştı. Tüm engelleri kaldırıp üniversitede eğitim almak isteyen yüz binlerce gencin  önünü açacak sistem ortaya koymak yerine sınav sayısını daha da artıran değişiklikler yapan hükümetin yaptığı değişiklikler çözüm olamıyor. Oysa Türkiye’nin ihtiyacı eğitim almak isteyen gencin önüne engel çıkarmayan bir sistem. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yıllardır sınavsız üniversite konusunu gündeme getiren tek kişi. Bağımsız Türkiye Partisi’nin isteyen her genci üniversiteli yapmak için başta ‘sınavsız üniversite’ olmak üzere birçok proje geliştirdiğini bir konuşmasında dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, “Üniversite seviyesine gelmiş bir öğrencinin başarısız olması kabul edilemez. Başarısızlık eğitim sisteminden kaynaklanmaktadır. Yüksek öğretim sistemini ‘öğrenci odaklı’ olarak yenileyeceğiz. Gençlerimiz morallerini bozmasınlar. BTP döneminde okumak isteyen her Türk genci, üniversiteye sınavsız alınacaktır” açıklamasında bulunmuştu.

MEB’e yeni gelir kapısı

Liselere ve üniversitelere geçiş sınavlarının tüm ayaklarını kendi bünyesine bağlayan MEB’in, bu süreçte ihtiyaç duyduğu altyapı örgütlenmesi, dershanelerin kapatılmasını öngören yasa ile kuruldu. MEB bünyesinde Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü oluşturuldu. Buna göre MEB, ÖSYM’nin düzenlediği sınavlardaki tüm görevleri, kurduğu yeni genel müdürlüğe veriyor. Taslak çalışmaya göre Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 8 daire başkanlığı kuruluyor. Söz konusu daire isimlerinin “Araştırma ve Geliştirme”, “Baskı ve Sevk Hizmetleri”, “İdari ve Mali İşler”, “Ölçme Değerlendirme ve Yerleştirme Hizmetleri”, “Sınav Güvenliği ve Sınav Yönetimi”, “Sınav Yönetimi, Moral Motivasyon ve Rehberlik”, “Soru Oluşturma ve Geliştirme”, “Veri Analizi, İzleme ve Değerlendirme” olması planlanıyor. Yasaya göre, MEB bünyesinde kurulacak sınav biriminin, “Sınav, ölçme değerlendirme, yerleştirme ve diğer hizmet bedellerini de belirlemesi, tahsil etmesi ve döner sermaye hesabını tutması” gerekiyor. Böylece Merkezi Bütçe’den en büyük payı alan MEB, “sınav ücreti, tercih formu ve yerleştirme ücretleri” gibi çok sayıda kalem üzerinden gelir elde edecek.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100