Bu haber kez okundu.

Chavez gelirde adaleti sağladı

HABER - ANALİZ
Venezuela’da Cuma günü resmi cenaze merasimi yapılan, Lenin ve Mao gibi cesedi mumyalanarak halkın ziyaretine açılan Cumhurbaşkanı Hugo Chavez’in ülkesinde sosyal ve ekonomik adaleti geliştirdiğini herkes kabul ediyor. İktidara geldiği 1999’dan bugüne, Venezuela’da yoksulluk giderek geriledi. Rusya devlet Duma’sı Sosyal İşler Başkanı Prof. Dr. Vlademir Lisiçkin kanalıyla Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile tanışan Chavez, bu modelden istifade ederek önemli başarılara imza attı. 2011 yılına gelindiğinde Venezuela, Latin Amerika’da Gini katsayısı endeksine göre, gelir dağılımının en adil olduğu ülke haline geldi. Artık MEM sayesinde her Venezuelalı pastadan pay alıyor. Ancak Chavez, bir adım daha atarak pastayı büyütmek için gerekli çabayı göstermedi. Oysa MEM, sürekli büyümeyi sağlayan bir ekonomi modeli. Eğer Chavez, “emisyon hacmini genişletmeme, para basmama” gibi sosyalist saplantılarını bir tarafa bırakarak, modeli bir bütün olarak hayata geçirmiş olsaydı, Venezuela’da pasta da önemli ölçüde büyümüş olurdu. Zira Venezuela Latin Amerika’nın beşinci büyük ekonomisi fakat geçen 10 yılda kişi başına milli gelirde üst sıralarda yer almıyor. Chavez için önemli olan gelir adaletsizliğini gidermekti, bunun için çalıştı ve bunda başarılı oldu.
Chavez dönemi geniş kitlelerin refahındaki artış ve gelir dağılımında adalet bakımından, bütün verilere göre çok başarılı. Ayrıca, Chavez dönemini kendisinden önceki 20 yıl ile karşılaştırırsanız, o dönemde yolsuzlukların başını alıp gittiği iki partili sisteme göre ekonominin çok daha iyi durumda olduğunu görüyorsunuz.
Venezuela’da  şu anda ülkenin döviz gelirlerinin yüzde 90’ı petrolden geliyor. Kamu gelirlerinin de yüzde 50’si petrolden, ağırlıkla da devlet petrol şirketi PDVSA’dan sağlanıyor. Chavez hükümeti 2003 yılında PDVSA’yı tamamen devlet kontrolüne geçirdi ama bazı uzmanlar elindeki avucundaki bütün fonları yoksullukla mücadeleye ayıran hükümetin, tesislerde bakım ve onarım çalışmalarını ihmal ettiğini söylüyorlar ve geçen yılın Ağustos ayında ülkenin en büyük petrol rafinerisinde meydana gelen ve 42 kişinin ölümüne yol açan patlamayı da buna kanıt olarak gösteriyorlar.
Chavez Suudi Arabistan’ın ardından dünyanın en büyük petrol rezervlerinin üzerinde oturan bir ülkeyi yönetti. Petrol üretimini MEM’de öngörüldüğü gibi devlet - millet işbirliği ile artırmaya yönelik yatırım yapılmış olsaydı; sosyal konut, sağlık ve toplu taşımaya daha çok kaynak aktarmak mümkün olurdu.

Yatırımları devlet yapıyor
Reuters haber ajansının geçen yıl yayımladığı bir özel araştırmaya göre şu anda Venezuela’daki yatırımların üçte birini devlet kuruluşu Fonden yapıyor. 2005 yılında kurulan bu kamu şirketine, o günden beri petrol gelirlerinden tam 100 milyar dolar
Ocak ayı sonlarında hükümet Fonden’e aktarılan petrol gelirlerini yüzde 20’ye yakın bir oranda düşürme kararı aldı.

Dış borç büyük sorun
Venezuela ekonomisinin ciddi bir hastalığı var.... Dış borçlar devamlı artıyor... Çin’de devlete ait Kalkınma Bankası, Venezuela’ya 5 yıl içinde 42.5 milyar dolar borç verdi. Alınan borçlar ise sosyal politikalar için kullanıldı. Oysa MEM’de öngörüldüğü gibi sosyal politikalar emisyon hacmini genişleterek hayata geçirilebilirdi. Venezuela Petrol Bakanı Rafael Ramirez 2012 Eylül’ünde, Çin’e günde gönderilen 640 bin varil ham petrolün 200 bininin dış borç faizi olduğunu söylemişti. Devlet petrol şirketinin gelirleri bir şekilde artırılamazsa dış borçlar belki de büyüyecek.

Dünya medyasının yıldızı
Chavez, 2006’da Birleşmiş Genel Kurulu’nda dönemin ABD Başkanı George W. Bush’tan bir gün sonra konuşmak üzere çıktığı kürsüye çıktığında, “Şeytan dün buradaydı. Halen kükürt kokusunu alabiliyorsunuz” yorumunda bulunmuştu. Bir zirve sırasındaki tartışmada kendisine ‘faşist’ diyen İspanya kralına “kes sesini” demesi; bir
bölgesel zirvede Bolivya lideri Evo Morales’in uzattığı koka yaprağını çiğnemesi bütün dünyada ilgiyle takip edildi. Ayrıca İsrail-Filistin sorunu, Irak işgali gibi konularda küresel güçlerin karşısında yer aldı.

Chavez karşıtı darbeyi yoksullar önledi

Venezuela’da 12 Nisan 2002 tarihinde bir grup muhalif subay yaptıkları darbeyle Chavez’i koltuğundan indirdiklerinde bu haberi duyan herkes Latin Amerika’daki geçmiş darbeleri düşünerek aynı tepkiyi vermişti: Tıpkı Şilili solcu lider Salvador Allende gibi Chavez için artık herşey bitti! Ancak Chavez yanlılarının üzüntüsü, karşıtlarının ise sevinci sadece 48 saat sürdü. Odu içinde Chavez yanlılarının darbeye destek vermemesiyle birlikte, asıl olarak başkent Caracas’taki gecekondularda yaşayan yoksulların akın akın şehir merkezine inmesiyle darbe iki gün içinde başarısız oldu!

3 milyon ucuz konut
Chavez Milli Ekonomi Modeli’nden yararlanarak geçtiğimiz Ekim ayındaki seçim zaferi öncesinde, 2018
yılında tamamlanacak ucuz sosyal konut projelerine öncelik vereceğini açıklamış ve dar gelirlilere
3 milyon konut vaadetmişti. Bu konutların yeni hükümet
döneminde yapılıp yapılmayacağı
bilinmiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100