10 Nisan 2015 Cuma 00:08
1584 Okunma
Çifte terör örgütü suçlaması

HABER MERKEZİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda ‘devleti itibarsızlaştırıp iş yapamaz hale getirmek’ algısı oluşturmak amacıyla, Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şubesine ait bir otomobil, çeşitli malzemeler, bilgi ve belgeleri suç örgütlerine aktardığı savunulan 4’ü polis 7 kişi hakkında dava açtı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, “Fetullahçı Terör Örgütü üyesi oldukları” vurgulanarak, “mensup oldukları örgütün devlet içinden pasifize ve tasfiye edilmesini engellemek, devleti paralel yapının mensuplarına mahkûm ve muhtaç göstermek, yeni atanan kadroların başarısız olduğunu ispatlamak, hükümetten intikam almak, yeni atanan kamu görevlilerinin suç örgütleri karşısında yeterli mücadele veremeyeceğini ortaya koymak” amacıyla atılı suçları işledikleri  kaydedildi. İddianamede baştan sona ‘Fethullah’ yerine ‘Fetullah’ ifadesinin kullanılması dikkat çekti. 

İşte örgüt üyeleri

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanıklar Seyyit Akşit, Cihan Tümbül, Durak Yiğit, Ömer Aydın, Kadir İnan, İbrahim Şimşek ve Nebil Ark olarak gösterildi. Sanıklardan Akşit, Tümbül, Aydın ve Şimşek’in emniyet mensubu oldukları, Yiğit’in geçen yıl emniyetten ihraç edildiği, Ark’ın Turgut Özal Üniversitesinde kulak burun boğaz uzmanı, İnan’ın ise suç örgütü lideri olduğu belirtildi. 

Cemaat nasıl FTÖ oldu?

İddianamede, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne ait sivil plakalı otomobilin 16 Temmuz 2014’te, müşteki polis memuru Bilal Okumuş’un Keçiören’deki evinin önünden saat 04.00 sıralarında çalındığı, otomobilde çelik yelek, çelik levhalar, polis yeleği, şapkası, biber gazı, araç içi kamera ve hafıza kartı, navigasyon cihazı gibi malzemeler bulunduğu, otomobilin aynı gün 10.20 sıralarında terk edilmiş vaziyette Altındağ’da ele geçirildiği belirtildi. Ankara Emniyet Müdürlüğünü 7 Ağustos’ta ankesörlü telefondan arayan ve kimliği belirlenemeyen kişinin, İskitler’de bir kahvehanede sanıklardan Akşit ve Tümbül ile Ali Dilekli’nin, yedek anahtarla çaldıkları otomobili Kadir İnan’a sattıklarını duyduğunu söylediğine yer verilen iddianamede, ihbar üzerine Tümbül, Dilekli ve Akşit’in gözaltına alındığı aktarıldı.

Soruşturma sürecinde, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün, soruşturulan bazı organize suç örgütleriyle ilgili gizli belgelerinin, kuruma ait telsizlerin kodlarının, personel bilgilerinin, resmi ekip aracının çalınarak, kurum dışındaki suç örgütlerine “siyasi gayeler elde etmek maksadıyla” verildiğinin anlaşıldığı kaydedildi. İddianamede, ‘bu maksatlarla işlenen suçların sonuçlarının devletin düzeni, kamu güvenliği ve milli güvenlik yönünden değerlendirmeyi gerektirdiği’ne dikkat çekilerek, ‘siyasi maksat güdülerek işlenen  suçlar sebebiyle devletin zafiyet içerisinde bulunduğunun algılatılması için planlı ve organize şekilde suçların gerçekleştirildiği, örgütlü bir yapının suçtan sonraki davranışlarının da bu fiillerin terör saikiyle işlenmiş olduğunu gösterdiği’ ifade edildi.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması

İddianamede, “Suçun Paralel Devlet Yapılanması Terör Örgütü namına işlendiğine dair deliller ve tespitler” başlığı kullanıldı ve altında, “sanık Akşit’in, emniyet ifadesi ve mahkeme sorgusunda, aracın terör amaçlı çalındığını ve suçların siyasi amaçlı işlendiğini ikrar ettiği” belirtildi. Akşit’in ev aramasında Fetullah Gülen’in iki CD’sinin bulunduğu bildirilen iddianamede, “sanığın çalıştığı dönemde Emniyet Genel Müdürlüğünün bütün kritik görevlerinde örgüt üyelerinin görev yaptığı ve Akşit’in de bu yapıya üye olmadan teknik dinleme biriminde çalışamayacağı” vurgulandı. 

“Hükümetin, sonradan bir terör örgütlenmesi olduğu anlaşılan yapıya karşı harekete geçerek, tayin, yer değişikliği ve suça karışanlara karşı ihraç yoluna gittiğine ve idari tedbirler aldığına” dikkat çekilen iddianamede, “paralel yapının kontrolündeki basın yayın kuruluşlarının olayla ilgili yanlı yayınlarla kamuoyu algısı oluşturmaya çalıştıkları” tespiti yapıldı. İddianamede sanıklardan Kadir İnan’ın, soruşturma aşamasında verdiği ifadede, sanık polis Seyyit Akşit’in ‘cemaatin her yerde bulunması ve cemaat mensuplarının zarar görmemesi için her türlü mücadelenin içinde olmaları gerektiğini’ söylediğini iddiasına yer verdi. Davanın açıldığı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma tarihini henüz belirlemediği öğrenildi. 

Selam Tevhid operasyonu

Kamuoyunda “Selam Tevhid” olarak bilinen sözde “Kudüs Ordusu Terör Örgütü” adlı soruşturmada usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin paralel yapıya yönelik operasyonda gözaltına alınan 34 muvazzaf askerden 32’si dün tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.

İddianamede yer alan hususlar

* Türkiye’de bir örgütün terör örgütü olup olmadığı konusunda değerlendirme yapmaya tek yetkili kurum Emniyet Genel Müdürlüğü Terör Daire Başkanlığı’dır. Başkanlığa göre, paralel devlet yapılanması olarak bilinen örgütlenme bir terör örgütüdür, cebir ve şiddet faaliyeti dikkate alınarak terör örgütü olarak nitelendirilebilecektir. 

* Türkiye Cumhuriyeti devletine paralel bir ‘Cemaat Devleti’ oluşturuldu ve bu örgüt devlet egemenliğini fiilen ele geçirmek için gizli faaliyet yürüttü.

* Fetullahçı Terör Örgütü, hükümeti devirmek üzere organize, sistematik, dış destekli, yargı ve emniyet üzerinden yürütülen operasyonlara girişti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100