Bu haber kez okundu.

Çilemiz son bulacak

Bağımsız Türkiye Partisi'nin Sakarya mitinginde konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, BTP iktidarında, işçisiyle, çiftçisiyle, memuruyla, sanayicisiyle, esnafıyla topyekün Türk milletinin dertlerinin biteceğini, çilesinin son bulacağını söyledi

Bağımsız Türkiye Partisi'nin Sakarya'da, Gar Meydanında düzenlediği muhteşem mitingte konuşan 2. Kuvay?ı Milliye'nin önderi Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçiminin ne anlam ifade ettiği ve BTP iktidarında Türkiye'nin, Türk insanının kavuşacağı imkanlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

BTP farkı
Şiddetli yağmurun ardından oluşan göle, çamura aldırış etmeden mitinge katılan on binlerce Sakaryalıya hitaben yaptığı konuşmada Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçiminin, tek başına "AB'ye, IMF'ye hayır" diyen BTP ile "AB olmadan olmaz. AB olmadan bu milletin karnı doymaz. Bu millet iş bulamaz, aş sahibi olamaz" diyen ve IMF'den alac~|~ağı kredilerle Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk milletine hizmet edeceğini zanneden mandacı partiler arasında geçeceğini belirterek, BTP ile diğer partiler arasındaki farkları şöyle anlattı:

"Aramızda çok büyük farklar var. Zira bunlar, bu milletin düşünce ve akaid köklerine aykırı tefekkür üzerine prensiplerini bina etmişler. Bütün partiler, 'AB ve IMF' derken, BTP olarak biz, 'AB'ye hayır, IMF'ye hayır' diyoruz. Bütün partiler, küçültülmüş bir devlet, küçültülmüş bir ordu isterken, biz, muazzam bir devlet, cihan devletinin de üstünde kâinat devleti kuracak bir irade istiyoruz. Yine biz, bu milleti ve bu devleti koruyacak kollayacak, güçlü, büyük bir ordu, kâinat ordusu istiyoruz. Bütün partiler, milletin sırtından geçinmeyi program haline getirirken, BTP, milletini sırtında taşımaya hazırlanıyor. Yine bütün partiler vergi ile milleti canından edecek dereceye düşürürken, hasta ederken, ölüm yatağına yatırırken, BTP kadrosu, 'vergiye hayır' diyor. BTP, 100 milyarın altında geliri olan memurumuzdan, işçimizden, çiftçimizden, esnafımızdan, tüccarımızdan bir tek kuruş vergi almayacaktır. Yine, bütün partiler, ferdi ön plana çıkarmak maksadıyla, bilerek veya bilmeyerek milleti bölmenin vasıtası olurken, BTP, 'birlik' diyor, 'beraberlik' diyor, ' bu millet, tek yürek, tek bilektir' diyor. Bütün partiler, aşağı yukarı birbirinin aynı ve fakat hiç birinin çözümü yok. BTP, çözümü, programı, projesi olan, milletin bütün meselelerini çözecek olan bir partidir."

Kaynak nereden mi bulunacak?
BTP'nin, iktidar olduğunda hayata geçireceği projeler için kaynak konusuna da değindiği konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş, kaynağın nereden bulunacağı sorusuna şu cevabı verdi: "Kaynağı nereden bulacağımız soruluyor. Bunlar matematik bilmediği, yolu tersine yürüdüğü için işin altından kalkamıyor. Bunlar, hep cebine çalıştığı için millet için para bulamıyor. Çok basit bir mantıkla bir kaynak göstereyim. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aldığı borçlara yılda yaptığı ödemenin miktarı bugünkü parayla 42.8 katrilyondur. Gelecek yıl ödemesi gereken faiz borcu 60 katrilyon olacak. Bu 60 tane katrilyon bu saydığım işlere yeter mi yetmez mi? O halde iç borçlanmaya son, dış borçlanmaya son. Bu milletin çalışmadan kalkınması mümkün değildir. 7'den 70'e 24 saat çalışmamız lazım ki memleketi kalkındıralım. Şayet BTP direktifi, programı, planıyla biz, hayatımıza yön verirsek 2 yılda Avrupa'yı, üç yılda ABD'yi yetişiriz."

Çilenin bitmesi için
Adaleti, izzeti, merhameti, şefkati, can, mal, namus, vatan, din ve vicdan emniyeti garantörlüğü ile Türk milletinin büyük bir millet, ulu bir çınar olduğunu; can, mal, namus, vatan, din ve vicdan emniyetinin doya doya yaşanması için dünyanın, tekrar Türk milletini beklediğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bütün bunların olabilmesi için BTP'nin tek başına iktidara gelmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, siyasete giriş gerekçesini de anlattı ve 3 Kasım seçiminde vatandaşların nasıl bir yaklaşım sergilemesi gerektiğine şöyle dikkat çekti: "Benim yaşım 55. 55 yaşındaki bir insan siyasete girmez. Ama memleketim bölünmenin, çöküşün aşamasında. Ama milletimin karnı aç. Bu manzarayı gören benim, 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' deyip de bir tarafa yatmam mümkün mü? Vallahi bunun için siyasete girdim, billahi bunun için siyasete girdim. Hep beraber tutunacağız, el ele vereceğiz, bu badireyi aşacağız. Hepinizin bir partisi olabilir. Ben buna saygılıyım. Ben de bugüne kadar partilere rey verdim. Vereceğiz. Baktık yapamadı, 'Allah selametini versin' deyip yapanı davet edeceğiz. Bu seçime mahsus olmak üzere bilaistisna sizden bir ricam var. Hepiniz BTP'ye oylarımızı verelim ve BTP'yi tek başına iktidar edelim. O zaman vallahi çileler bitecek, billahi bitecektir."

AB'ciler milleti işsiz ve aşsız bıraktı
Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasında AB'ye karşı oluş gerekçelerinden bazılarını şöyle sıraladı:

"AB, İstanbul suriçinde Vatikan gibi bir din devleti istiyor. AB, 'TSK, Kıbrıs'ın % 37'sini işgal etti. Çekilin' diyor. 'Kardak Adası, 12 Ada Yunan toprağıdır' diyor. Ben de '12 Ada da, Kardak da bizimdir' diyorum.

Kıbrıs'a yan gözle bakanların hesabı sorulacaktır. Oranın tapusunu 1974 senesinde 5 bin şehidimiz imzalamıştır. Kıbrıs'ın tapusu 5 bin şehittir. AB'ciler bilsin ki, Kıbrıs'tan bir karış toprak veremezler. BTP geliyor. Kıbrıs'ın tamamına taliptir. AB, aslında dini bir birliktir. Paralarının üzerinde kapı resimleri var. Bir tanesi Sen Piyer Kilisesinin, diğeri Notre Dam Kilisesinin kapısıdır. Yani bize diyorlar ki, 'Benimle beraber olman için bu kapılardan içeriye gireceksiniz.' Siz buna razı mısınız? (Hayır) Ben de onun için razı değilim. Avrupalı haçlı ruhunu öldürmemiştir. Akidesi teslistir. Biz de Tevhid ruhunu öldüremeyiz. Onun için her zaman ve zeminde bizler AB'ye karşı olduk, olmaya devam edeceğiz. AB'ciler, 'Biz AB'ye girmezsek millet iş bulamaz, aş sahibi olamaz' diyor." Yani, 'Biz bu milletin elinden işini, aşını aldık' diyorlar. Peki o zaman ne diye milletten oy istiyorsun? Lütfen çekilin, lütfen çekilin! Millete aş bulacak, iş bulacak kadro geliyor. BTP geliyor."

Borç batağı kurutulacak
Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin iktisadi durumunu da tahlil etti. Öğrenildiği zaman aklı yerinden oynatacak oyunlar oynandığını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, "Bir iktisat kuralı olarak piyasada milli gelirin % 30'u kadar para bulunması gerekir. Kalkınmaya karar veren ülkeler emisyon hacmini genişletir. Emeği devreye koyar. Üretimi artırır. ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya, Kore böyle yaptı. Türkiye'de piyasada buluna miktar % 2. Türkiye'ye 'Sen emisyonunu genişletme. Bizden borç al' diyorlar. Onun için borç batağına düştük. Biz buna son vereceğiz. Ve Göreceksiniz ülkemiz en kısa zamanda kalkınacak. Dünyanın en güçlü devleti, en güçlü milleti olacağız" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100