Bu haber kez okundu.

Cözüm BTP'de

Yeniden Bağımsız Türkiye Partisi'nin Genel Başkanlığına seçilen Prof. Dr. Haydar Baş, milletine söz verdi: Sorunları biliyoruz, mutlaka çözeceğiz

*Baş yeniden Genel Başkan

BTP 2. Olağan Kongresi, Ankara'da, Büyük Anadolu Hoteli Kongre Salonu'nda yapıldı. Salonu tıklım tıklım dolduran, koridorlara hatta dışarıya taşan izdiham derecesinde bir katılımın olduğu BTP Kongresi görülmedik bir coşku, heyecan ve dirilik atmosferinde gerçekleştirildi. Medya mensuplarının büyük ilgi gösterdiği, Meltem TV'nin canlı yayınladığı kongrede Prof. Dr. Haydar Baş, delegeler tarafından oybirliğiyle tekrar genel başkanlığa seçildi. ~|~ *Çözümün adresi belli

Büyük bir coşkunun hakim olduğu, "Bu vatan bizimdir bizim kalacak", "Bu vatan bu millet seni bekliyor", "İşte lider işte başbakan" sloganları ile inim inim inletilen salonda delegeler ve ülkeyi adeta teslim alan yoğun kış şartlarına inat yeniden kuvay?ı milliye ruhu ile Ankara'ya koşan Bağımsız Türkiye sevdalıları ülkenin getirildiği olumsuz şartlara rağmen tek yürek şu mesajı verdiler: Umut BTP'dir. Çözümün adresi Prof. Dr. Haydar Baş'tır.BTP 2. Olağan Kongresi, Ankara'da, Büyük Anadolu Hoteli Kongre Salonu'nda yapıldı. Salonu tıklım tıklım dolduran, koridorlara hatta dışarıya taşan izdiham derecesinde bir katılımın olduğu BTP Kongresi görülmedik bir coşku, heyecan ve dirilik atmosferinde gerçekleştirildi. Medya mensuplarının büyük ilgi gösterdiği, Meltem TV'nin canlı yayınladığı kongrede Prof. Dr. Haydar Baş, delegeler tarafından oybirliğiyle tekrar genel başkanlığa seçildi.

17 Aralık'çılar affedilmeyecek

Büyük bir coşkunun hakim olduğu, "Bu vatan bizimdir bizim kalacak", "Bu vatan bu millet seni bekliyor", "İşte lider işte başbakan" sloganları ile inim inim inletilen salonda delegelere ve ülkeyi adeta teslim alan yoğun kış şartlarına rağmen yeniden kuvay?ı milliye ruhu ile Ankara'ya koşan onbinlerce BTP'liye hitaben bir konuşma yapan Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin sürüklendiği siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik iç ve dış tehlikelere dikkat çekti, çözüm yollarını gösterdi, ülkemizi adeta cendere altına alan bu tehlikelerden kurtuluşun ancak BTP iktidarıyla mümkün olacağını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, yaklaşık üç saat süren, pür dikkat dinlenen ve sık sık da sloganlarla kesilen konuşmasında son günlerde özellikle medyanın da büyük rolüyle Türkiye'nin hallüsinasyona maruz bırakıldığı AB konusuna da değinerek, 17 Aralık tarihindeki gelişmelerde dahli olan ve Türk milletine bunu bir bayram gibi yutturanları tarihin asla affetmeyeceğini söyledi.

17 Aralık'ın anlamı

"Beş bin yıllık Türk tarihi, bin küsur yıllık İslam Medeniyeti, 80 yılı aşkın Cumhuriyet birikimi AB mezarlığına defnedilmek istenilmektedir" diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Millet olarak kaderimizi başka bir devlete devretmek intihar anlamına gelir.", "...Artık vaziyeti düzeltmek için mutlak Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir" sözlerini hatırlattıktan sonra şöyle konuştu: "17 Aralık'ta AB'nin almış olduğu karar Türk İslam Medeniyetinin inkırazına giden yol olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kararla tasfiye yoluna girmiştir. Brüksel zirvesinde varılan kararlarla Batı medeniyeti Türk İslam medeniyetinden alacağı intikamını bu ana kadar İslamcı geçinenlerin elleriyle gerçekleştiriyor. Sayın Başbakan bu toplantıya giderken 'Kopenhag Kriterleri dışında önümüze gelecek hiç bir şartı kabul etmeyeceğiz', demişti. Ancak Brüksel'de, neticede ne oldu ki bütün bu kriterleri kabul etti? Kapılar arkasında neler döndü? Haçlı zihniyeti İslam dünyasından alacağı intikamı bir taraftan Büyük Ortadoğu Projesi ile diğer taraftan AB dayatmalarıyla bölüp parçalamayı hedeflediği Türkiye ile ve bu siyasilerin elleriyle gerçekleştirmek istiyor. İlaveten de Türkiye, İslam dünyasının düştüğü zindana gardiyan yapılmak istenmektedir."

Mondros geri mi geldi?

17 Aralık'taki kararlarla, müzakere sürecinin açık bırakılmasına, KKTC'nin bizzat Türk hükümeti eliyle ilga edilmesine, Ermenilerin tazminat ve toprak taleplerine yol açacak gelişmelere kapı açılmasına, serbest dolaşımın kalıcı olarak engellenmesine, bundan önce hiçbir aday ülkeye uygulanmayan şartların Türkiye'ye dayatılmasıyla hiç bir zaman AB'ye alınmayacağı belli olmasın rağmen ülkeye dönüşte bir zafer havası estirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, "Bu neyin zaferidir? Bu, adeta Mondros'a benziyor. Mondros'tan dönüldüğü zaman da azınlıklar bu şekilde bayram etmişti" dedi.

Türkiye'ye filika rolü

Tüm yaşananların AB'nin Türkiye'ye yaklaşımının bir iyi niyet eseri olmadığını gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bunlardan birinin de yine 17 Aralık kararlarındaki "Türkiye'nin AB değerlerine demirlenmesi" talebi olduğunu belirterek şunları söyledi: "AB değerlerinin özü ne midir? Avrupalı Hıristiyan Piskoposları Birliği, 'AB fikri başlıbaşına düşman Türklere, Türkiye'nin başını çektiği İslam dünyasına karşı geliştir' diyor. Eski AB Komisyonu Başkanı Jacques Delors, tarihçi Brodley'e atıfta bulunarak 'AB hıristiyandır' demişti. 25 yıl Alman Hıristiyan Demokratların genel başkanlığını yapan Kohl, 'Hıristiyanlık değerlerinin olmadığı bir Avrupa benim Avrupam değildir' diyor. Şimdi soruyorum benim İslamcı Başbakanıma, 'sen kimin dünyasında kime yer arıyorsun?' AB, milli marş olarak Bethoven'in 9. Senfonisi'nin 4. Bölümünü seçmiştir. Bu bölümde Hıristiyanlığın teslisi sembolize edilmektedir. AB bayrağında karşımıza hiç değişmeyen 12 yıldız çıkmaktadır. Bu 12 yıldız eski Yunan'da Herkül'ün 12 sınavını, Roma'nın 12 temel yasasını ve Hıristiyanlığın 12 havarisini temsil etmektedir. Bütün bu gerçekler gösteriyor ki AB, Türkiye'nin yapısını, coğrafyasını, ekonomisini, yani Türk milletinin dinini, örfünü, adetlerini, geleneklerini değiştirmek için kollarını sıvamıştır. Hülasa AB süreci, büyük güçlere karşı verdiğimiz savaşlardaki yüzbinlerce şehitle kurduğumuz aziz vatanımızın, milli egemenliğimizin, bağımsızlığımızın, bağımsız Türk milletinin imhası anlamına gelmektedir. AB ile Türk milletinin bağımsızlığı elinden alınıp dünyada ikinci sınıf insan haline getirilmek istenmektedir. Hedef beş bin yıllık Türk milletinin tarihini tarihe gömmektir. Türk milletinin varlığı ve Türkiye'nin bağımsızlığını yok etmektir. Hal böyle iken bazı kimselerin, elde avuçta bir şey yokken Türkiye'nin varlığını tehlikeye atacak bu durum karşısında bayram havasına bürünmesi tiyatrosu şahsen bizleri hayrete düşürüyor."

BTP yeni Sevr'leri

yırtmak için var

Meltem TV'de Diyalog programında bir gazetecinin, "Osmanlının 16. Asırda ulaştığı topraklardan Hıristiyanlardan aldığının tamamını yitirmiştir. Türk milletinin elinde kala kala bir tek Anadolu kalmıştır. Şunu iyi belleyin ki AB Türkleri istemiyor. AB'nin istediği Anadolu'dur" sözünü hatırlatarak konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Haydar Baş, bütün menfi gelişmelere rağmen Türkiye ve Türk milletinin AB mezarlığına defnedilme girişiminin başarılı olamayacağını belirterek şöyle dedi: "Şartlar ne kadar kötü olursa olsun bu işi önlemek aziz Türk milletinin elindedir. Türk milleti tarihte buna benzer hadiseleri atlatmış ve bağımsızlığına her defasında sahip çıkmıştır. Son olarak bundan 80 yıl önce verdiği milli mücadele ile bu aziz vatan üzerinde emeli olan güçleri sınırlarının dışına atmayı başarmıştır. Bunu şimdi de başarabilmek için uyanık olmak ve milli reflekslerimizi canlandırmak mecburiyetindeyiz. Bu millete Sevr'i layık görenler bu milletin bunu kabul etmeyeceğini, kendi Lozan'ını yazacağını çok iyi bilsinler. Tarih buna şahittir." Prof. Dr. Haydar Baş, BTP'nin, Sevr'i yırtmak, Lozan'ı hayata geçirmek için Türk milleti ile beraber iktidara yürüme seferberliğine çıktığını ifade etti ve bütün vatandaşlarımızı bu kutlu dâvâ için BTP çatısı altında toplanmaya çağırdı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100