04 Ocak 2015 Pazar 00:55
2752 Okunma
Cumhuriyet tarihinde kilise yaptıran tek hükümet: AKP
YENİ MESAJ/İSTANBUL
Vatikan’ın Müslümanlar arasında Hıristiyanlığı yaymak maksadıyla geliştirdiği dinlerarası diyalog ya da Medeniyetler İttifakı projesinde sık sık İbrahimi dinler vurgusu yapılıyor. Bu yöntemle amacın yüce Allah’ın Kuran-ı Kerim’de tek hak din ilan ettiği İslam’ı ve son peygamber Hz. Muhammed (sav) Efendimizi devre dışına çıkarmak olduğu ifade ediliyor. Bugün paralel yapı ilan edilen grubun Vatikan’dan Türkiye’ye taşıdığı bu proje AKP Hükümeti tarafından da devlet politikası haline getirildi. Bu anlamda önceki gün Dolmabahçe’de akşamın ilerleyen saatlerine kadar süren dikkat çekici bir buluşma yaşandı.

Seçilen güne dikkat!
Başbakan Ahmet Davutoğlu İslam âleminin Mevlid Kandili’ni idrak ettiği bir günde gayrimüslim cemaatlerin temsilcileriyle buluştu. Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen yemek, yaklaşık 3.5 saat sürdü. Yemeğe Fener Rum Patriği Bartholomeos, Rum Ortodoks Patrik Vekili Peter Stefanos, Türkiye Keldani Katolik Cemaati Ruhani Reisi Francois Yakan, Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul ve Ankara Metropoliti Yusuf Çetin, Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Mehmet Paçacı, Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Ermeni Katolik Başpiskoposu Levan Zekiyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva ve Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan katıldı. Yemekte, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran ve Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem de bulundu.

Konuşmada Hz. İbrahim var, Hz. Muhammed yok!
Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, Müslümanların Mevlit Kandili’ni tebrik ederken, geçen hafta Katolik cemaatinin Noel Bayramı ile Musevi cemaatinin Hanuka Bayramı’nın kutlandığını hatırlattı ve gelecek hafta da Ortodoks cemaatinin Noel Bayramı’nın idrak edileceğini söyledi. Başbakan Davutoğlu “Aslında bu 2 haftalık dini gündem dahi İbrahimi geleneğin nasıl yan yana, bir arada ve şehirlerde, kasabalarda, köylerde olmanın ötesinde komşu gelenekler olarak da bu toprakların her yerinde kök saldığının güzel bir işareti” diye konuştu.
Davutoğlu, daha da ileri giderek şunları söyledi: “Geçen hafta Hataylılara ‘Hatay, sahabiler ve havariler diyarı’ diye hitap etmiştim. Gerçekten Anadolu toprakları Hıristiyan geleneğinin de İslam geleneğinin de çok sembolik önemli bütün merkezlerini barındırıyor. Hele hele Şanlurfa’ya giderseniz, Şanlıurfa Hazreti İbrahim’le birlikte bütün etrafındaki İbrahimi geleneğin doğduğu ve orada hala her bir köşesinde kendi izini bıraktığı bir peygamberler şehridir. Ülkemizin neresine giderseniz gidin bu anlamda bu birlikteliği görürsünüz ve bu birlikteliğin getirdiği o manevi havayı hissedersiniz. Dolayısıyla ben bu sofrayı İbrahimi sofra olarak nitelendiriyorum. Hazreti İbrahim ve onun çizgisinde insanlığa barış, esenlik getirmek üzere yola çıkmış nebiler silsilesinin bütün halkalarının bir arada bulunduğu bir sofra...”
Davutoğlu’nun bu açıklaması Kuran-ı Kerim’in Al-i İmran suresindeki 67. ayeti akıllara getirdi. Yüce Allah bu ayeti kerimede şöyle buyuruyor: “İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, Hanif (Allah’ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir Müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi. Al-i İmran- 67.” Davutoğlu’nun Mevlid Kandili olmasına rağmen yemekte yaptığı konuşmada bir defa olsun Peygamber Efendimiz’i zikretmemesi dikkat çekti. 

AKP Hükümeti kilise yaptıracak! 

Dolmabahçe’deki toplantıdan çıkan en somut sonuçlardan biri de AKP hükümetinin kilise yaptırması oldu. Böylece Cumhuriyet tarihinde restorasyon ya da eskilerin iadesi haricinde bir ilk gerçekleştirilerek Yeşilköy’de yeni bir kilise yapılması kararlaştırıldı. Buna göre, Süryani cemaati tarafından Yeşilyurt’ta kilise yapılacak. Devlet de kilisenin arazisini tahsis edecek. Toplantıda azınlık temsilcileri İskenderun’da sinema olarak kullanılan bir kilisenin restore edilip Ermeni cemaatine verilmesini son dönemdeki olumlu gelişmelere örnek olarak aktardı. Aynı şekilde hükümetin yurtdışına göç etmiş olanlara da ‘dönün’ çağrısında bulunmasından duyulan memnuniyet dile getirildi. Komşu ülkelerden gelenlere kapı açılırken de din ve mezhep ayrımı yapılmaması sebebiyle Süryani ve Keldanilerden örnek göstererek teşekkür edildi.  

Hükümetin gayrimüslimlere hizmetleri 

AKP hükümeti iktidara geldiği ilk günden bu yana azınlıklıklara hak verme konusunda Türk-İslam tarihinde benzeri olmayan adımlar attı. Oysa Avrupa’da gün geçmiyor ki, Müslümanların camileri kundaklanmasın, Müslümanların evleri yakılmasın! Batıda İslam karşıtlığı artarken, AKP tam aksine azınlıkların haklarına Müslümanlardan daha fazla kıymet veriyor. Kilise restorasyonları ve kilise evler bu dönemde rekor seviyelere ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde (Almanya-28 Şubat 2011) dini azınlığa yaptıkları hizmetleri şu şekilde anlatmıştı:

1- Bütün imar planlarında eskiden cami yazardı, camiyi imar planlarından çıkardık, onun yerine mabet yazdık çünkü olur ya Hıristiyanların böyle bir talebi olur, Musevilerin de böyle bir talebi olur. 

2- Rum Patriği Sen Sinod Meclisinin üyeleri tarafından seçilirdi. Sen Sinod Meclisinin üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olması gerekir. Son seçimde Sen Sinod Meclisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oluşmuyordu, bu halde patrik seçimi yaptılar; tabi bu patrik seçimi meşru değildi. Ben bunu o dönemin başbakanı Karamanlis’e (Yunanistan) söyledim. ‘Bak’ dedim, “Yanlış. Fakat biz şu anda sesimizi çıkarmıyoruz. Gelin bunu düzeltelim, müracaat etsinler, vatandaş olsunlar, ondan sonra bu seçimi yapsınlar.” Sonra Papandreu döneminde de yine ben kendilerine bunu anlattım ve bu arada Sayın Bartholomeos’a da bunu anlattım, dedim ki: “Müracaat etsinler, bunları vatandaş yapalım. Hiç olmaz ise Lozan’a uysun.” Bunun üzerine müracaatlarını yaptılar ve bunları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaptık ve böylece meşruiyet kazandılar. 

3- Yetimhane sorunu var, yıllar yılı süren. Sayın Bartholomeos’la beraber yetimhaneye gittim, gezdim, dedim ki: “Şu yasal süreci bitirdiğimiz anda burayı size teslim edeceğiz.” Biter bitmez talimatı verdim ve yetimhaneyi kendilerine teslim ettik. 

4- Almanların bana sürekli söylediği bir konu var. “Tarsus’ta bizim bir kilisemiz var, burada yılda bir kere gelip ayin yapmak isteriz” dediler. “Niye olmasın” dedim ve ben Kültür ve Turizm Bakanıma talimatı verdim ve şu anda orada gelip ayinlerini yapmaya başladılar. 

5- Trabzon Sümela Manastırı var. Bu manastırda on yıllardır ayin yapılmazdı. Patrikhane bizden orada ayin yapma talebinde bulundu. Birçok istihbaratımız aman bunu yaptırmayalım, şudur budur dediler. “Hayır, arkadaş, yapılacak” dedim ve kendilerine müsaade ettik ve Sümela Manastırı’nda ayinlerini yaptılar. 

6- Van gölünde Akdamar Ermeni Ortodoks Kilisesi var ve burası yıkılmak üzere, harabe durumdaydı, bunu devletin kendi kasasından renovasyonunu, restorasyonunu yaptırdık. 

‘Size hak vermek  boynumuzun borcu’
Erdoğan bir başka konuşmasında ise “Cumhuriyet tarihimiz boyunca, bu konuda en büyük hassasiyeti hükümetimiz gösterdi. Şu ana kadar, bu kapsamda 250’den fazla iade yaptık ve 2.5 milyar liralık mülkü hak sahiplerine teslim ettik. Süreç devam ediyor, incelemeler devam ediyor… Hiç kimseyi mağdur etmeden, hak sahiplerine haklarını teslim edeceğiz” demiş Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan da “Haklarınızı size sonuna kadar vermek bizim boynumuzun borcudur. Bu bizim görevimizdir” şeklinde bir açıklama gelmişti.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100