13 Temmuz 2013 Cumartesi 00:02
1190 Okunma
Darbenin arkasında Batı var
YENİ MESAJ / ANKARA

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’yle Ankara Siyasal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nin (ASEM) ortaklaşa düzenlediği “Mısır’da Demokrasi Krizi” konulu konferans Ankara’da yapıldı. Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin, Mısır’da ordunun yönetime el koyup seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi görevden uzaklaştırmasının siyasal İslam’ın yükselişine karşı yapıldığını söyledi. Şahin, Mısır’da yaşanan darbenin hem ülke içindeki hem de dışındaki Selefi unsurların dünya görüşlerine ve politik çıkarlarına uygun olduğunu ifade etti. Şahin aynı zamanda bölgesel ve küresel güçlerin de Mısır’da darbeden yana olduğunu aktardı. 

“Mısır’da darbe niye oldu, neden destek buldu?” sorularının cevaplarını bulmak için “Tahrir’in ruhunu anlamak” gerektiğini dile getiren Şahin, “Ocak 2011’de, Tahrir’deki insanlar geldikleri kesimler farklı da olsa, siyasal ve ekonomik anlamda bir yenilenme istiyorlardı” dedi. Geçmişte Irak’a demokrasi götürme iddiasında olanların bugün darbeye destek vermesinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Şahin, “Batı eski düzenle çalışmanın çıkarlarına daha uygun olduğuna karar verdi ve darbeyi pişirdi. Yani Batı, darbeye sonradan destek vermedi. En başından beri hazırlanma sürecinde mutfakta orduyla beraber çalıştı”  eğerlendirmesinde bulundu.

Mısır’da zaten birşey değişmemişti

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Meliha Altunışık ise Mısır’da yaşananları anlamanın çok önemli olduğunu dile getirerek, Ocak 2011’de Hüsnü Mübarek’in asker eliyle devrildiğini hatırlattı. Altunışık, “Mısır’da o tarihten sonra hiçbir şey değişmedi. Ülke askerin gölgesinde yaşamaya devam etti” ifadesini kullandı. “Mısır’da sadece Mübarek gitti” diyen Altunışık, devrik devlet başkanından kalan kurumlar ve siyasal yapıların aynı şekilde durduğunu söyledi. Mısır’da 2011’de yaşananların devrim terminolojisiyle açıklanamayacağını ifade eden Altunışık, “Mısır’da değişen bir kurum, bir yapı, bir durum söz konusu olmadı. Devrim değişim demektir” dedi. Altunışık, Mursi’nin hazırladığı anayasada askeri vesayeti denetim altına alacak bir maddenin yer almadığına değinerek, “Mursi hükümeti, içeride ve dışarıda egemen güçlerle uzlaşı zemini sağlamaya çalıştı. Fakat ülkedeki muhalefeti gözardı etti” ifadesini kullandı. 

Batı Mısır’da yıllardır at koşturuyor

Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci de Mısır’da tarihten gelen çok güçlü bir ordu geleneğinin olduğunu aktararak, “Bu durum idareciler, kurumlar ve tarih farklı farklı da olsa değişmedi” diye konuştu.
Kireçci, Mısır’ın Batı ülkelerinin gündemine 1789’dan itibaren girdiğini ve gerek jeopolitik önemi gerekse Batının ihtiyaç duyduğu maddeleri sağlaması nedeniyle özel bir öneme sahip olduğunu dile getirerek, “Mısır, hem Batının ‘oryantal’ dünyaya açılan kapısı oldu hem de bir laboratuvar görevi gördü” değerlendirmesinde bulundu. Mısır’daki darbe geleneğini anlamak için İngilizlere karşı yapılan ayaklanma ve kalkışma hareketlerinden başlayarak, Cemal Abdül Nasır, Enver Sedat ve Mübarek dönemlerine bakılması gerektiğini vurgulayan Kireçci, “Mısır, her yerde her şeyin askerden sorulduğu bir ülke. Orada ordu, vesayetin de ötesinde mevcut sosyal sisteme kontrol mekanizması oluşturuyor” ifadesini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100