11 Eylül 2003 Perşembe 00:00
146 Okunma
Darbeyi Karadayı önledi
Vatan'daki 28 Şubat dizisi devam ediyor. 28 Şubat sürecinde Genelkurmay Genel Sekreteri olan Tümgeneral Erol Özkasnak'ın anlattıklarına dayandığını sandığımız dizinin dünkü bölümünden, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın "muhtemel bir darbeyi" önlediğini anlıyoruz. Ayrıca 28 Şubat sonrasında yaşanan gelişmeler de bunu doğruluyor. Karadayı'dan sonra Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturan Hüseyin Kıvrıkoğlu, YAŞ toplantılarında "28 Şubat'ta" öne çıkan generalleri emekliye sevkettirdi. Özkasnak'ın özel sohbetlerinde Kıvrıkoğlu'na verip veriştirdiğini de biz hatırlatalım...

Karadayı ile dönemin komutanlarının toplantısından ayrıntılar...

Demirel?Karadayı ilişkileri seviyeli idi

Cumhurbaşkanı Demirel, TSK'daki huzursuzluğun ve hareketliliğin dorukta olduğunu seziyor. Rejim krizinin kapıda olduğunu görebiliyor. Genelkurmay Başkanı Karadayı ile yaptığı haftalık görüşmede konuyu kendisi açıyor. Karadayı, tarikat şeyhleri için Başbakanlık Konutu'nda düzenlenen iftar yemeği~|~ ve diğer gelişmelerin TSK içinde yarattığı tepkiyi anlatıyor. "Çok rahatsızız, endişe içindeyiz Sayın Cumhurbaşkanım" diyor. Demirel, "İsterseniz önümüzdeki günlerde ben size geleyim de durumu etraflıca bir anlatın, birlikte değerlendirme yapalım" diyor. Karadayı Karargah'a döner dönmez Cumhurbaşkanı ile aralarında geçen bu konuşmayı 2. Başkan Çevik Bir ve kuvvet komutanlarına aktarıyor; "Cumhurbaşkanı'na bir brifing hazırlayalım" diyor. Çevik Bir'in ilk tepkisi özetle şu oluyor: "Emredersiniz komutanım. Brifingi hazırlayalım hazırlamasına ama tahminim Sayın Cumhurbaşkanı bizi oyalıyor. Bu arada Erbakan ve takımı da adım adım ilerliyor..." Güven Erkaya'dan da benzer bir yorum geliyor...

Demirel'e 18 Ocak brifingi

Cumhurbaşkanının isteği üzerine Refahyol'un sonunu hazırlayan brifingler dizisinin ilki 18 Ocak günü Genelkurmay Karargahı'nda Demirel'e veriliyor. Bu brifing daha sonra basına ve yargı mensuplarına verilen brifinglerin bir anlamda özeti niteliğinde. Sonuç bölümünde de özetle şu değerlendirme yapılıyor: "İrtica bugün Türkiye için birinci derecede tehdit haline gelmiş bulunmaktadır. Bu nedenle TSK da tehdit önceliklerini buna göre değiştirmiş, birinci öncelikli iç tehdit olarak bölücülüğün yanısıra ilticayı da almış ve buna yönelik bir harekat planı oluşturmuş bulunmaktadır..."

Demirel: Abartıyorsunuz...

Cumhurbaşkanı kısa bir iki soru soruyor, net bir tepki vermiyor brifing salonunda. Ancak brifingin sonunda Karadayı'ya dönerek diğer komutanların da duyacağı biçimde şunları söylüyor: "Kaygılarınızı ve hassasiyetinizi elbette anlıyorum. Ama tehlikenin bu boyuta geldiğini zannetmiyorum, bazı konular biraz abartılı gibi geldi bana... Söylediğiniz bazı şeyler doğru olmayabilir. Bunları tahkik etmem gerekir. Doğru olanlarla ilgili muamele yapacağım... Sizden ricam soğukkanlılığınızı korumanızdır. Demokratik sistemi işleterek bu sorunları aşarız, dile getirdiğiniz bu tehdidi de demokrasi içinde bertaraf ederiz..."

'Demirel bizi oyalıyor'

Demirel'in bu sözleri, Genelkurmay Karargahı'ndaki "Cumhurbaşkanı bizi oyalıyor" kanısını iyice pekiştiriyor. Generaller, kendi aralarında yaptıkları değerlendirmede, "Demirel kurt politikacı, bizim planlarımızı biliyor ve bizi oyalıyor. İyi niyetle bunu yapıyor, ama Erbakan takımı bundan iyice cesaret alıyor" diye konuşuyorlar.

Darbenin tartışıldığı kritik toplantı

Komutanlar, Sincan olayının ardından son derece kritik bir toplantı için biraraya geliyorlar. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın makamında yapılan bu kritik toplantıya kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı ile Genelkurmay 2'nci Başkam Orgeneral Çevik Bir katılıyor. Gündem yine değişmiyor; hükümetin tutumu ve bu hükümet döneminde cesaret alarak yaygınlık ve yükselme trendine giren irtica...

Toplantının "Ne yapmak gerekiyor" bölümünde ise ilk kez "müdahale" fikri resmen ön plana çıkıyor. Genelkurmay Başkanı'nın eğilimi "biraz daha sabredilmesi ve soğukkanlı olunması" yönünde belirince Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya söz alıyor: "İhtilal için ortam tam olarak hazır oluncaya kadar beklenmesi isteniyorsa, o 'zaman' nasıl tayin edilecek? Yani durumun ihtilali gerektirecek safhaya geldiğine neye göre karar vereceğiz? Evet, erken teşebbüs edilirse iç ve dış kamuoyundan tepki gelebilir... Ama geç kalırsak bu sefer de ihtilal yapılamayacak bir duruma düşmüş olunabilir..."

Karadayı ise "Biz yasal ortamda kalalım. Kamuoyunun önüne 'Bizim yasal yerimiz Milli Güvenlik Kurulu'dur' diye çıkalım ve oradaki kararlı tutumumuzla hadisenin üstesinden gelmeye çalışalım" karşılığını veriyor. Erkaya, "Haklısınız ama MGK'nın yaptırım gücü yok. MGK'daki tüm gayretlerimize rağmen sonuç alınamaz ve işler daha kötüye giderse, irticanın sokak ihtilaliyle gelmesi olasılığına karşı ne yapacağız? En azından onun için hazırlıklı olunmalı, bir plan yapılmalı ve çalışmalar onun üstüne bina edilerek yoğunlaştırılmalı" diyor.

Özetle o toplantıda şimdilik müdahale gündemden çıkıyor. Ağırlık 28 Şubat MGK'sına veriliyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100