30 Eylül 2006 Cumartesi 00:00
148 Okunma
Darfur'daki trajediye geçici ve yetersiz çözüm
Türkiye'nin yüzölçümünün üçte ikisine yakın bir alana sahip olan Darfur'da yaşanan insanlık dramını durdurmak için güçlü bir yapılanma gerek
Afrika'nın geniş topraklara sahip ülkesi Sudan'da 2003'ten beri bir insanlık dramı yaşanıyor. ~|~


Ülkenin kuzeybatı bölümünde yer alan Darfur'da hükümetiyle isyancı gruplar arasında yaşanan çatışmalarda büyük çoğunluğu sivil olan 400 binden fazla insan hayatını kaybetti; 2 milyon kişi de evini terk etmek zorunda kaldı. Stratejik önemi olmayan bir bölgede gerçekleştiği için uzun süre uluslararası gündemi meşgul etmeyen bu kriz, son dönemde basında geniş yer buluyor.

Kriz, çoğunluğu Arap kökenli köktendinci hükümetin baskı ve ayrımcılık içeren uygulamalarına karşı Afrikalı kabilelerin ayaklanmasıyla başladı. Kuraklık ve çölleşme ile birlikte doğal kaynakların paylaşılmasıyla ilgili ciddi sorunların ortaya çıkması, çatışmaların şiddetini artırdı. Adalet ve Eşitlik Hareketi (AEH) ve Sudan Özgürlük Hareketi/Ordusu (SÖH/O) tarafından dile getirilen talep, kaynakların adil paylaşılması ile ilgili. Hükümet ise buna karşılık isyancıların yaşadığı yerlere Cancavit adıyla tanınan milisleri de kullanarak yoğun saldırılar düzenliyor.

Bölgede barış ve istikrarın sağlanması amacıyla yürütülen çabalar sonuç vermedi. Aralık 2003'te SÖH/O ile hükümet arasında Çad'daki görüşmeler, ilk başarısız girişim oldu. Beş ay sonra aynı ülkede imzalan ateşkese uyulmadı. Aynı yılın ikinci yarısında Nijerya'da yürütülen görüşmeler, silahsızlanma yüzünden tıkandı. Bu görüşmelerin olumlu sonuçlanmamasına ek olarak, Çad ve Sudan arasında savaş çıkma tehlikesi belirdi. Bu yıl yürütülen bir dizi başarısız görüşmenin ardından 5 Mayıs'ta SÖH/O ile hükümetin imzaladığı anlaşma çözüm umudu vermiyor. Zira imzayı atan Mini A. Minnavi, SÖH/O hareketinin sadece bir bölümünün temsilcisi. Çözüm için Ağustos 2004'te Afrika Birliği tarafından bölgeye bir barış gücü gönderildi. Bu oluşumda 7 bin asker görev yapıyor. İki yıldır bölgede bulunan askerlerin görevi, Çad'da imzalanan anlaşmayla belirlenen ateşkesin uygulanmasını gözlemlemek.

Uyulmayan ateşkes
Hiçbir zaman uyulmayan bu ateşkes anlaşması, insanların katledilmesine engel olamadı. Türkiye'nin yüzölçümünün üçte ikisine yakın bir alana sahip olan Darfur'da yaşanan insanlık dramını durdurmak için güçlü bir yapılanma gerekiyor.
Ancak, bu tür bir girişimin önünde önemli engeller var. BM'nin Darfur'a müdahalesiyle ilgili ortak anlaşma zemini bulunamıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin bazı üyeleri, bir uluslararası gücün bu ay sonunda Darfur'dan çekilecek Afrika Birliği askerlerinin yerini almasına karşı. Bunun temel nedeni, Sudan hükümetinin BM müdahalesine karşı olması. Sudanlı yetkililer, BM müdahalesini egemenlik haklarına saldırı sayıyor. Cumhurbaşkanı El Beşir, Batılıların sömürgeci zihniyete dayalı eylemlerini 'insani müdahale' kavramıyla meşrulaştırarak zayıf devletlerin iç işlerine karıştıklarını öne sürerek BM barış gücünün Darfur'a gönderilmesini 'cihat' sebebi olarak nitelendirdi.
Yine de Sudan yönetiminin çeşitli kademelerinden gelen açıklamalarda, Afrika Birliği barış gücünün görev süresinin uzatılmasına sıcak bakıldığı belirtilmişti. Son Afrika Birliği toplantısından bu yönde karar çıktı: Darfur'daki askerler, yıl sonuna kadar kalacak. Tüm taraflar için kabul edilebilir nitelikte olan bu karar, mevcut şartlar içinde sağlanabilecek tek ilerleme sayılabilir. Çünkü Sudan hükümeti, Afrika Birliği askerlerinin Darfur'dan çekilmesiyle bölgeye 10 bin kişilik bir ordu kuvveti yollamayı planlıyordu.

Ancak bu ilerleme yetersiz. Afrika Birliği barış gücünün mali kaynakları kısıtlı. Bu görev için her ay yaklaşık 40 milyon ABD Doları harcanıyor ve bu giderlerin tümü Birlik üyelerince karşılanıyor. Bu yüzden, uygulamada çeşitli zorluklarla karşılaşılıyor. Birlikler, istihbarat, ulaşım ve teknik donanım konularında sıkıntılı. Özetle, mevcut oluşum bir katliamı durdurabilecek özelliklere sahip değil. İki yılın bilançosu da bunu kanıtlar nitelikte. Niteliksiz bir barış gücünün görev süresinin aralıklarla uzatılması, Mısır'ın hemen güneyinde yaşanan insanlık dramının tüm vahşetiyle devam etmesine engel olamayacak.
Armağan Gözakman/ Radikal

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100