Bu haber kez okundu.

Dehşet dengesi
Nükleer silahların dünya sathında yayılması yıllardır insanlığın en büyük kabusu. Zaten bir kurtlar sofrası görünümü sergileyen bu sistemde, bir de nükleer silahların kullanılması söz konusu olursa, vay dünyanın haline! ~|~

İlk kullanılan nükleer bombaların maliyeti yüzbinlerle ölçülmüştü. Üstelik bu insanlar cephede savaşan askerler değil, şehirlerde yaşayan sivillerdi. Eğer savaş kaybedilseydi, ABD yöneticileri muhtemelen savaş suçlusu olarak ilan edilecek ve en ağır cezalarla karşı karşıya geleceklerdi. Ama savaş kazanıldı, muzaffer olanlar yargılanmadan aklandı. Zafer güçlü bir süpürge gibi, bütün pislikleri, kirleri temizleyip pakladı.

En büyük zaferi getiren bu muhteşem silahlara sahip olma arayışı ise hep sürdü. Teknolojik gelişmenin sağladığı kapasite artışı ile birlikte nükleer silahlara sahip olan ülkeler, diğerleri arasından sıyrılarak, sistemin egemen güçleri haline geldi. Nükleer yeteneklerin zirveye ulaşması ve insan uygarlığını defalarca yok edebilecek bir kapasiteye sahip olmasıyla bir denge sağlamak mümkün oldu. Adını da dehşet dengesi koydular. Her iki tarafın da diğerine karşı nükleer bir saldırıda bulunmayacağı şekilde kontrol mekanizmaları geliştirildi. Diğer taraftan nükleer silahlara sahip olan ülkelerin sayıca artmasını engelleyecek önlemler alındı. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması Birleşmiş Milletler'de imzaya açılarak, 5 Mart 1970'te yürürlüğe girdi. Arnavutluk, Küba, Tanzanya ve Zambia'nın dışında olumsuz tutum alan devlet bulunmuyordu. Bu dört ülkenin ise nükleer silahı olsa bile kullanmaya dermanı yoktu.
Nükleer silahların yayılmasını önleme düşüncesi hem insanlığı büyük bir tehlikeden koruyor, hem de iki bloklu uluslararası sistemi bozabilecek potansiyel güç merkezlerinin önünü kesiyordu. Nükleer güce sahip olmak bir ayrıcalıktı ve paylaşılamazdı. Tüm çabalara karşın nükleer silahların belirli ülkelerin tekelinde kalması mümkün olamadı. Birçok ülke, küçük ölçekli de olsa, kendi nükleer silah programlarını geliştirmeyi başardı. ABD ve Rusya'dan sonra İngiltere, Fransa ve Çin'in dışında İsrail, Kuzey Kore, Güney Afrika, Hindistan ve Pakistan da nükleer devletler kulübüne girdi. Yani artık en az on devletin, savaştıkları ülkelerin insanlarını yüzbinlerle öldürebilme güçleri var. Kulübe giriş sırasında ise İran bulunmakta. En azından öyle söyleniyor.

İran'ın barışçı amaçlı olarak tanımladığı, buna karşın ABD'nin başını çektiği birçok ülkenin potansiyel bir tehdit olarak gördüğü nükleer program, aslında 1960'lı yıllarda ABD'nin himayesinde başlatılmıştı. 1967'de Tahran Nükleer Araştırma Merkezi açılmış, ABD'nin verdiği nükleer araştırma reaktörleri etkin hale getirilmişti. Şah Rıza döneminde yapılan anlaşma ile de 2000 yılına kadar yapılacak 23 nükleer reaktörün ABD ile ortak inşası kararlaştırılmıştı. 1975'te Henry Kissinger tarafından imzalanan ABD?İran Nükleer İşbirliği başlıklı memorandumda ise İran'a 6 milyar dolarlık nükleer enerji ekipmanı satılmasına ilişkin detaylar açıklanmıştı. Bu tarihten sonra İran'ın nükleer programının geliştirme işine Alman firmaları dahil oldu. Buşehr'deki nükleer tesis inşaatı ise, 1995'ten sonra Rusya tarafından ele alındı.

Kısaca 2000'li yıllara kadar İran'ın nükleer çorbasında herkesin biraz tuzu vardı. Çorbanın baş aşçısı ise, geçmiş ABD yönetimleriydi. Bunu yaparken çorbanın barış amaçlı olduğu en önemli argümanlarıydı. Şimdi ise İran aynı şeyleri söylüyor. İran halkının ekonomik gereksinimleri bulunduğunu ve artan nüfusun ihtiyaçları için nükleer enerjinin şart olduğunu iddia ediyor. Görünen o ki, dünyanın bundan sonraki derdi pişmekte olan çorbanın tenceresini devirmek olacak. ABD'den sonra şimdi de İngiltere, Fransa ve Almanya, İran'ın nükleer programını BM Güvenlik Konseyi'ne taşımaya hazırlanıyor. Tasarı, Rusya ve Çin engellerini aşabilirse, İran'a ciddi yaptırımlar öngörebilir.

Herkes tencerede kusur arıyor, ama dert çorbayla. Önemli olansa kaynama noktasındaki bu çorbanın kimin üzerine döküleceği; yoksa tekmeyi vurmak kolay!
 

Deniz Ülke Arıboğan/ Akşam
Anahtar Kelimeler:
dehşet dengesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100