07 Aralık 2005 Çarşamba 00:00
179 Okunma
Denktaş'ın kıymetini daha yeni anlıyorlar
KKTC'de Rauf Denktaş'ın savunduğu bağımsız KKTC görüşünü ısrarla reddedip, Mehmet Ali Talat gibi, AB'ye ve Rum'a yama olmak idealindeki yöneticilerin kuyruğuna takılmaya meraklı olanlar, Denktaş o koltuktan indiği zaman her şeyin düzeleceği yalanına inandırılmışlardı. Türkiye'deki hükümet ve medya da bu yalanı körükleyip duruyordu. Ama aradan geçen zaman, AB'nin verdiği sözleri tutmaması ve Denktaş'ın uyarılarında haklı çıkması, bazılarının kafasına dank etmeye başladı. Vatan gazetesinden Zülfü Livaneli bu konuda pişmanlık duyanlardan... ~|~ Kıbrıs'ta Rauf Bey'i haklı çıkaran gelişmeler
Rauf Denktaş yıllarca, Kıbrıs'ta çözümün önünün tıkayan lider olarak görüldü. Sanki Denktaş aradan çıksa, her şey güllük gülistanlık olacak ve kuzeyle güney arasındaki buzlar eriyiverecekti.
Rauf Denktaş ise müthiş bir ısrarla, asıl anlaşmazlık yaratanların Rumlar olduğunu, onların Türk halkıyla bütünleşmek gibi bir niyetleri olmadığını tekrarlayıp duruyordu.
Sonra ne oldu?
Kıbrıs halkı sandık başına gitti ve Türkler Rumlarla birlikte yaşama iradesini ortaya koyarken Rumlar buna hayır dedi.
Yeni Cumhurbaşkanı Talat bu atmosfer içinde iş başına geldi.
Ama elimizi vicdanımıza koyarak söylemek zorundayız ki bütün gelişmeler Rauf Denktaş'ı haklı çıkardı.
Rumlar gerçekten de Türklerle birlikte yaşamak, onlarla eşitlik içinde bütünleşmek idealini benimsemediklerini gösterdi.
Şimdi bakıyoruz Rum kesimi Talat'ı da Denktaş'laşmakla suçluyor.
***
Geçen yaz adaya gittiğimde Türk halkında ve yöneticilerinde bir parça burukluk ve hayal kırıklığı gözlemledim.
Reddedilmiş olmanın hayal kırıklığıydı bu.
Avrupa Birliği, çatışma halindeki Kıbrıs'ın bir bölümünü tam üyeliğe layık görerek, adadaki barış ve anlaşma umutlarının köküne kibrit suyu ekmiş oldu.
Bundan sonra Rumların Türkleri eşit olarak kabul etmeleri çok zor.
Referandumdan sonra "Evet" diyen Türklere sempati gösteren ve çeşitli sözler veren Avrupa Birliği şimdi ne yazık ki bundan da yan çizmeye başladı.
KKTC'ye mali yardım ve ticaret tüzüklerini birbirinden ayırarak, Kuzey'in Avrupa'ya doğrudan doğruya mal satışı imkânını ortadan kaldırıyorlar.
Kısacası Kıbrıs Türkleri Avupa tarafından bir kez daha yüzüstü bırakılıyor.
***
İki yıl önce Kıbrıs'ta AKEL lideri ve Meclis Başkanı Hristofyas'la bir saate yakın konuşmuştum.
Eşit olarak bütünleşmeyi arzu ediyor, Kıbrıs'ın da Türkiye'nin de Avrupa Birliği üyeliğini destekliyordu.
Sonra ne olduysa oldu ve Hristofyas dahil bütün Rum yöneticiler bu projede karşıt tavır aldı.
Papadopulos ise Türkleri "absorbe" etmekten söz ediyor. Yani asimile etmenin bile çok gerisinde bir kavramı seçiyor.
Bu durumda Kıbrıs'ta bütünleşme çok zor.
Rum yönetimi Rauf Denktaş'ı tarih önünde haklı çıkarmak için büyük bir mücadele veriyor.
Başarılı da oluyorlar doğrusu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100