Bu haber kez okundu.

Depremin ayak sesleri!
17 Ağustos'un üzerinden 7 yıl geçti... Uzmanlara göre İstanbul'da 7 yıl deprem olmaması deprem ihtimalini artırdı. Boğaziçi'nden gelen açıklama ise tüyler ürpertici... ~|~

 

 


17 Ağustos'un üzerinden 7 yıl geçti... Uzmanlara göre İstanbul'da 7 yıl deprem olmaması deprem ihtimalini artırdı. İstanbul Valisi Güler olası İstanbul depremi öncesinde şehrin önemli bir bölümünün yıkılıp yeniden yapılmasının gündemde olduğunu açıkladı. Deprem önlemleri çerçevsinde Marmara Denizi dinlemeye alınıyor...

İstanbul Deprem Master Planı ile Zeytinburnu, Fatih, Küçükçekmece pilot projeleri Akademik Koordinatörü ve Ulusal Deprem Konseyi Üyesi Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu, İstanbul'da 7 yıl deprem olmaması nedeniyle deprem ihtimalinin daha da arttığını belirterek, "İlk yapılması gereken, İstanbul'da deprem riskinin azaltılması çalışmalarında liderliği kimin yapacağına karar vermektir" dedi.

Sucuoğlu, yaptığı açıklamada, Marmara depreminin İstanbul'u vurmadığını hatırlatarak, kuzey Marmara fayının 1999'da kırılmayan kısmının İstanbul'un 10 kilometre güneyinden geçtiğini söyledi. 1999'da yapılan bilimsel tahminlere göre, bu fay üzerinde 30 yıl içerisinde büyük bir deprem olma ihtimalinin yüzde 60 olduğunu kaydeden Sucuoğlu, "7 yıl depremsiz geçtiğine göre bu ihtimal şimdi daha da artmış durumda" diye konuştu. 

İstanbul depreminin ayak sesleri
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Tezcan, ''Depremin ayak seslerini duyar gibiyim, en fazla 1,5-2 yıl sonra bir depremi, acı haberi işitebiliriz'' dedi. Tezcan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesince, Marmara Depremi'nin 7. yılı etkinleri kapsamında düzenlenen ''17 Ağustos 1999 Depreminden Alınan Dersler'' konulu panelde, Marmara Depremi'nin üzerinden 7 yıl geçtiğini ve Türkiye'de her 2 yılda bir tahrip edici deprem olduğunu söyledi.
Tezcan, şunları kaydetti: ''Depremsiz geçen en uzun sakin dönem ise 5 yıldır. En son Bingöl depreminden bu yana 3,5 yıl geçti. Depremin ayak seslerini duyar gibiyim, en fazla 1.5-2 yıl sonra bir depremi, acı haberi işitebiliriz. Bu nedenle rehavet içinde olmaya (Canım işler nasıl olsa yürür, gelsin de görelim) deme lüksümüz yok.''

İNSANLAR DEĞİL, SİSTEM SUÇLU
Marmara Depremi'nde insanların değil, sistemin suçlu olduğunu vurgulayan Tezcan, yapı denetim sisteminin depremden sonra çıkartılmasını buna örnek gösterdi. Tezcan, şöyle devam etti: ''Sistem göçük olunca sistem suçludur, kişiler değil. Trafik ışığını kaldırın, elektrik ışığını söndürün, trafik ışıkları çalışmasın bir kavşakta... Lütfen bakınız... Kim suçlu, oradaki kişiler mi yoksa elektrik ışığının çalışmamasından dolayı kaynaklanan sistem mi? Hayır, kişiler suçlu değil, kesinlikle değil. O sistemi kurmayan devlet suçlu.'' İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy da gelecekteki olası depremin gücünün bilinmesi için Marmara Denizi'ndeki fayın iyi şekilde tanınması gerektiğini, olası Çınarcık depreminin büyüklüğünün de 7'den aşağıya olmayacağını öne sürdü.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mithat Fırat Özer ise Kocaeli'nde, 7 ve 7'den büyük depremlerin 100 yıl içinde olma olasılığının yüzde 31 olduğunu kaydetti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100