Bu haber kez okundu.

Devlet adamı değil sanki aşiret lideri
Tercüman'dan Ömer Lütfi Mete, Başbakan Erdoğan'ın Bush ile yaptığı görüşmeyi diplomatik açıdan yokluyor ~|~

Ne yazık ki devlet yetkililerimizin pekçoğu kendilerini aşiret ileri gelenleri gibi hissetmekte, Batılı liderlerle ilişkilerinden sonra 'yaşasın, koca başkan beni muhatap aldı' dercesine 'sevindirik' resimler verebilmektedir.
Böyle demlerde bir de medyamızın onlara alkış tutmasıyla karşılaşınca öfke komasına girmek işten değil. Ya devlet ve millet haysiyetinden nasipsiz olacaksın ya da böyle demler için müsekkin taşıyacaksın!

Ne ala bir iş!
Son sıcak örnek, Türkiye'nin en büyük gazetesinde küçüklük duygusunun anıtlaştığı haberde sergilendi:
? Bush'la tam yarım saat.
Vay vay vay... Ne büyük iş değil mi?
? Bush ile yarım saat görüşen Erdoğan Türkiye'nin terörizme karşı mücadele kararlılığını vurguladı...
Başkan Bush ise Erdoğan'a 'Güçlü bir liderlik sergiliyorsunuz' övgüsünde bulundu.
Bir devlet yetkilisinin veya ona hizmet veren herhangi bir görevlinin böyle bir telefon görüşmesinde karşı tarafın yaptığı bir iltifata değer vererek basına bilgi diye aktarması, basının da bunu haber sayması, toplumumuzda millet adamlarının değil, aşiret çaplıların öne çıktığını belgeler.

Büyük bir milletin mensubu olduğuna ilişkin bilince sahip kişi, böyle bir görüşmede önemli haber değeri bulmaya tenezzül edemez. Ancak sorulursa 'evet Başkan Bush'la görüş alışverişinde bulunuldu' denilir, geçilir. Devlet ve millet adamı iseniz ancak ve ancak böyle bakarsınız. Gazeteci olarak da eğer manda kültürünün bülbülü değilseniz böyle bir temasta haber değeri görmezsiniz. Esasen bilirsiniz ki bu görüşmelerde genellikle sadece beylik laflar edilir. Nitekim telefon görüşmesinin içeriği ile ilgili olarak açıklanması uygun görülen cümleler ne anlam ifade etmektedir ki? Meselâ 'Erdoğan terörizme karşı mücadele kararlılığını vurguladı' sözü, 'Başbakanımız Bush'a Türkiye'nin üç tarafının denizle çevrili olduğunu belirtti' şeklindeki cümleden bâkir bir yanı var mıdır?

Bak şu konuşulanlara!
Böyle sıradan bir görüşme hakkında basına bilgi verilirken söylenenler bir 'şey' imiş gibi aktarılır, gazeteci tarafından da aynı 'şey' hikmet imiş gibi haberleştirilirse 'toplu aşağılık duygusu' resmi çektirilmiş olur. Hem de 'burası bir devlet merkezi değil, aşiret obasıdır' dercesine! Hele Bush'un 'Güçlü bir liderlik sergiliyorsunuz' sözünü basına aktarmak, Türk milletinin başbakanı için, ona hizmet veren bürokratlar için ve haberleştiren gazeteciler için dayanılmaz bir zül, bir tür 'çuval vakası' niteliğindedir.
Oysa ne yazık ki burada âdeta iltifattan ötürü mest olma hali var.
Milletlerarası ilişki görgüsünden yoksunluğu, kabalığı ve gafları ile tescilli Bush'tan 'çok iyi bir yazarsınız' diye bir cümle işitsem şahsen bunu hakaret sayarım. Ülkemin başbakanının böyle bir iltifatı, yapılmamış saymayışı ve yansıtmaya tenezzül edişi yürek daraltıcı bir durumdur. Soğukkanlı olarak değerlendirdiğinde kendisi de böyle hissedecektir.

Erdoğan 'güçlü bir lider' olduğuna inanmak için Bush'un iltifatına mı muhtaç? Olacak şey mi bu? Bunun basına yansıtılması, olayın merkezindeki siyasetçiyi sorgulatır, 'Galiba beyefendi devlet adamı ve güçlü bir lider olduğu hususunda için için ciddi kuşkular yaşıyor' dedirtir.
Türkiye'nin en büyük gazetesinin bu görüşmeyi 'Bush'la yarım saat' diye başlığıyla verebilmesi ise tahammül sınırlarını aşmaktadır.
Demek 'Bush'la yarım saat' haa...
Aman da ne şeref, ne yücelik!

Sanki Erdoğan miraca yükseldi ve orada Allah ile yarım saat halvet eyledi!
Ne kadar gerilemiş ve zayıflamış olursa olsun milletimin ve ülkemin böyle bir hafifliği hak etmediğini düşünüyorum. Herhalde yaygın çapsızlık hafiflik belasından ötürü geçirdiğimiz toplu baygınlıktan ayılmamız için Allah suratımıza tokatlar indirtiyor, başımıza çuvallar geçirttiriyor.
Peki, gerçekten kendimize gelecek miyiz?
Buna inancımı hiç yitirmedim; inşallah yitirmeyeceğim. Mesele şu ki, rahmetli Necip Fazıl'ın 'sular çekildiği zaman iskele kazıkları direk gibi görünür' diyerek tasvir ettiği hengâme devam ediyor. Hengâmeler ise çağ bile değildir, kalıcı olamazlar...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100