09 Şubat 2013 Cumartesi 12:00
1154 Okunma
Devletler arasında kur savaşı patlak verdi
YENİ MESAJ / İSTANBUL
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, yeni Japonya hükümetinin ülkeyi deflasyon tuzağından kurtarmak için para musluklarını sonuna kadar açma kararını doğru bulmadığını ima etmişti. Japon Merkez Bankası'nın banknot matbaasını harekete geçirmesinin bir diğer nedeni de Yen'in dış değerini düşürüp ihracatçı Japon şirketlerine rekabet avantajı sağlamak. Gevşek para politikasını sadece Japonlar uygulamıyor. Amerikan Merkez Bankası (FED) para basmaya şık bir isim uydurmuş ve ‘kantitatif (rakamsal) gevşetme' demişti. FED, finans ve ekonomi krizinin patlak vermesinden bu yana güdümlü faiz haddini neredeyse sıfırlayıp, milyarlarca dolarlık hazine bonosu satın almıştı. Bir para biriminin devalüe edilmesi diğer bir paranın değer kazanması anlamına geldiğinden, Amerikan Merkez Bankası'nın aldığı kararlardan zararlı çıkan Brezilya olmuştu. Brezilya Real'i iki yıl içinde yaklaşık yüzde 50 oranında değerlendi. Brezilya Maliye Bakanı'nın para savaşlarından söz etmesi bundandı. Japon para politikasının ceremesini ise öncelikle Güney Kore çekiyor. Her iki ülke de aynı ileri teknoloji ürünlerini ihraç ediyor. Kore Won'unun, Yen karşısında üçte bir oranında değerlenmesi ihracatçı Kore şirketlerinin belini büktü.

Çin'in taktiği
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumundaki Çin para savaşlarının hem galibi, hem de mağlubu. Çin'in Merkez Bankası, Yuan'ın ihracata zarar verecek ölçüde değer kazanmaması için yıllardır Amerikan tahvillerine para yatırıyor. Bu politika ihracatı kanatlandırdı. Ancak FED'in piyasayı dolara boğması yüzünden Çin'in elindeki dolar rezervi değer olarak eriyor. Sanayi ülkelerinde tüketimin düşmesi ve Yuan'ın sürekli değer kazanması ihracatçı Çin şirketlerini sıkıntıya sokuyor. Dolar zayıflayıp, Yuan tedricen değer kazanırken; Avrupa Ortak Para Birimi Euro başını almış gidiyor. Oysa Avrupa Merkez Bankası da faiz haddini sıfıra dayamış, borçlu ülkelerin riskli tahvillerini istiflemiş ve para musluklarını iyice açmıştı. Burada Avrupa Merkez Bankası'nın dolardan daha az miktarda Euro bastığı görüşü seslendiriliyor. Ancak dolar matbaasını çalıştırsa da, hatalı ekonomi modeli nedeniyle küresel krizden kurtulamıyor, işsizlik azalmıyor, piyasalar canlanmıyor. Çünkü basılan dolarlar yine “para içinde yüzen küresel baronların cebine yani bankalarına” gidiyor. Vatandaş bir bardak suya muhtaçken, onların içinde yüzdüğü para havuzu sürekli büyüyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100