Bu haber kez okundu.

Dış basında ‘Soma Faciası’

The Guardian gazetesi Soma’daki faciaya iki tam sayfa ayırıyor. Haber, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Soma’da “katil” ve “hırsız” sloganlarıyla karşılandığı bilgisiyle başlıyor ve kömür madeninin işletmecilerinin AKP ile bağlantısı olduğuna dikkat çekiliyor. Yazıda “Facia, AK Parti ve Erdoğan’ın ailesini de kapsayan skandalların ve Erdoğan’ın ‘sert’ yönetim tarzına karşı yapılan protestoların hemen sonrasında yaşandı. Yöneltilen suçlamalardan biri ‘eş-dost kapitalizminin’ faciada payı olduğu. Gazetenin “eş-dost kapitalizmi” ifadesiyle ima ettiği ilişki, Soma Holding Maden İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun eşi Melike Doğru’nun, 30 Mart yerel seçimlerinde AKP’den Soma Belediye Meclis üyesi seçilmiş olması. Gazetede vurgu yapılan bir başka nokta Başbakan Erdoğan’ın bazı “aşırı uçların faciayı hükümeti lekelemek için sömürmeye çalışacağına” dair sözleri. Haberde Elektrik Mühendisleri Odası yetkililerinin olayı “kaza değil cinayet” olarak nitelediği, maden işletmecilerini eski ekipman kullanmak ve ihmalle suçladıkları belirtiliyor. Gazete Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin sahibi Alp Gürkan’ın facianın meydana geldiği madeni “birinci sınıf bir çalışma yeri” olarak nitelediğini de ekliyor. Haberde son olarak, Soma faciasıyla birlikte 2002 yılından bu yana ülkede hayatını kaybeden madenci sayısının bin 500’e ulaştığına vurgu yapılıyor.

Financial Times: Erdoğan yuhalandı

İlk sayfasında acıyla yüzünü kapatmış bir madencinin fotoğrafına yer veren Financial Times, Soma haberini “Erdoğan, maden bölgesindeki kızgın halk tarafından yuhalandı” başlığıyla veriyor. The Times da Soma’daki faciaya iki tam sayfa ayırıyor. Gazete “Kurtarma ekipleri yüzlerce madenciyi kurtarmak için cehenneme iniyor” başlığını kullanıyor. Türkiye’nin iş kazaları karnesinin kötü olduğunun hatırlatılması üzerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “savunmacı bir tavır” takındığını söyleyen gazete “Trajedinin boyutu Erdoğan’ın uzlaşmaz siyasetine olan öfkeyi artırabilir. Facia, geçen yıl Haziran ayında yaşanan protestoları yeniden alevlendirirse, Erdoğan’ın siyasi beklentileri suya düşebilir. The Daily Telegraph haberi, Soma’ya giden Ortadoğu muhabiri Robert Tait’in imzasıyla veriyor. Yazı “Sirenler, ölenler için yas dolu bir çağrı gibi” ifadesiyle başlıyor. Haberde Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin aynı bölgedeki başka bir madeninde çalışan Erhan Aydemir’in şu sözlerine yer veriliyor: “Maden içindeki arkadaşlarımızdan hiç birinin hayatta kalabildiğini sanmıyorum, ama içeri girip cenazeleri çıkarmak bizim onlara karşı sorumluluğumuz”.

The Independent: Türkiye’nin çaresizlik kuyusu

The Independent gazetesi Soma’daki faciayı “Türkiye’nin çaresizlik kuyusu” başlığıyla duyuruyor. Halkın öfkeli olduğunun belirtildiği haberde, “İşçilerin aylardır elektrik trafolarındaki sorundan şikâyetçi oldukları belirtiliyor” deniyor.  Gazete kömür madenciliğinin Türkiye ekonomisindeki yerine de özel vurgu yapıyor: “Kömür, Türkiye’nin az sayıda tabii kaynağından biri ve ekonomi için çok önemli, ancak geleneksel olarak üretkenlik güvenlikten daha çok önemseniyor. Türkiye ekonomisinin son 10 yılda yaşadığı hızlı büyümeye paralel olarak enerji ihtiyacı da arttı. Bu ihtiyacı karşılamak için verilen yoğun mücadeleye, işçi güvenliği standartları ayak uyduramıyor”. Gazete Türkiye’nin enerji üretiminde kömüre olan bağımlılığını azaltmak için nükleer santral kurmayı planladığına da dikkat çekiyor.

“AKP önergeyi reddetmiş”

Bonn’da yayımlanan General-Anzeiger gazetesi, Deutsche Welle tarafından yansıtılan Soma yorumunda “Bu konuda eğer bir zerre ümit varsa, o da genç kuşak Türklerden gelen tepkilerdir. Bu kuşak Soma’daki türden kazaları kader olarak algılayıp sineye çekmek istemiyor” diye yazdı. Frankfurter Rundschau gazetesi ise “Daha bundan iki hafta önce muhalefet partileri Soma’daki kömür ocaklarının durumuna ilişkin olarak bir araştırma önergesi vermişler, ancak AKP önergeyi reddetmişti” sözlerini kullandı.

Frankfurter Allgemeine Zeitung: İnandırıcılığı sarsan şok!

Frankfurter Allgemeine Zeitung’un yorumunda “bu facia ülke için sadece duyguları değil, siyasetin inandırıcılığını da sarsan bir şok! Türkiye sadece on yıllık bir sürede kişi başına düşen geliri üçe katlasa da, bunun çağrıştıracağı kadar büyük bir ilerleme kaydedemediği bir çırpıda görülmüş oldu” değerlendirmesine yer verdi.

Süddeutsche Zeitung: Facia beklenmedik bir olay değildi

Sitesinde “Soma Ölümle Özdeşleşti” başlıklı haber-analize yer veren Süddeutsche Zeitung da Erdoğan hükümetinin Soma’daki olayları “kaderin sonucu bir facia” olarak gördüğünü belirterek “ancak kömür madenindeki facia tamamen beklenmedik bir olay da değildi. Görünen o ki gittikçe daha az sayıda insan olayları “kader” olarak yorumlamayı kabule yanaşıyor” görüşünü öne sürüyor.

Die Welt: Erdoğan için iş kazaları normal

Die Welt gazetesinin internet portalında, “Erdoğan İçin İş Kazaları Normal” başlıklı makalede, maden faciasının ardından Türkiye’de durumun yine 2013 yaz aylarına dönüştüğünü savunurken düzenlenen gösterilere ve ortaya çıkan öfkeye, polisin göz yaşartıcı bomba ile karşılık verdiğini belirtikten sonra “Erdoğan ise iş kazaları konusunda ‘tuhaf’ konuşmalar yapıyor” iddiasında bulunuyor.

BBC: Ölü arttıkça öfke büyüyor

 Soma faciasına ilişkin gelişmeleri yakından izleyen BBC, “Ölü artıkça öfke büyüyor” diyor ve bölgeyi ziyaret eden siyasilere karşı “büyük öfke” olduğunu anlatıyor.

BBC, Soma’da siyasilere gösterilen tepkiyi, “Dün bölgeyi ziyaret eden siyasilere karşı büyük öfke vardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın arabası tekmelendi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilçe binası yağmalandı. Başbakan, protestoların artması üzerine bir markete sığınmak zorunda kaldı. Enerji Bakanı Taner Yıldız ise, protestolar nedeniyle madenin önünde açıklama yapamadı” sözleriyle yansıyor.

VOA: Türkiye’de madenlerde çalışmak oldukça tehlikeli

Soma faciası nedeniyle Türkiye’nin çeşitli kentlerinde düzenlenen protesto gösterileri, ABD’li medyada yansıdı. İstanbul, Ankara, İzmir, İzmit, Bursa ve Aydın’daki gösterilere polis müdahale ettiğini belirten Amerika’nın Sesi (VOA), “Türkiye’deki kömür madenlerinin çalışma ve güvenlik koşulları son derece tehlikeli” eleştirisinde bulunuyor ve Avrupa Birliği adayı Türkiye’nin 2012 yılında işçi ölümlerinde dünyadaki üçüncü en kötü ülke olarak gösterildiğine dikkat çekiyor. DIŞ HABERLER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100