Bu haber kez okundu.

Diyalog zenneliği!

Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; F.Gülen Efendi, Papa II. Paul'un huzurunda, neden "Papa VI. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Papalık Konseyi'nin (PCID) dinlerarası diyalog misyonunun bir parçası olmak üzere buradayız ve bu misyonun tahakkuk edişini arzu etmekteyiz"  demektedir?

M.Emin Koç'un yazısı...

~|~

Bayram üstü sahnelenen diyalog zenneliği


Papa II. Paul'a verdiği mektupla, "Papa VI. Paul'un Türkiyeli bir misyon eri" olduğunu ilan eden "Rabbin aciz kulu"nun şürekası, Kurban bayramı üstü ilginç yöntemlerle yine sahne aldı. Konjonktüre göre bir dem Kabe'ye bir dem Vatikan'a yönelmek, iftarda papazla sahurda hahamla sarmaş dolaş olmak bağlamında birim zamanda cerayan eden bu çok çelişkili dönüşleri,"cübbe?sarık kostümlü diyalog zenneliği" olarak da tarif etmek mümkündür.
"Diyalog zenneliği"ne soyunanlar, Türk Milleti'nin her devirde yaşadığı ve 18. yüzyılın Osmanlı'sına karşı İngiliz güdümlü Vehhabi madrabazları haricindeki Müslüman toplumların tamamının tarihten bugüne yaşaya geldikleri "Ehl?i Sünnet akaidi"ni baş tacı eden günümüzün "geleneksel Müslüman"larını kendi fehvalarınca güya "hoşgörüsüzlük"le suçlamaktadırlar. Kaybetmeye başladıkları muhafazakar tabanı, himmet burslarını ve canlı kurbanları ne pahasına olursa olsun elde tutmak için, bu "suçlayıcı yöntem"le kendi misyon ve kimliklerini örtmeye çalışmaktadırlar.

Sözkonusu diyalog "Papalığın yeni dünya itikadı"dır;

Neymiş efendim; diyalog ve hoşgörü, kusurlara göz yumma, farklı düşüncelere saygı gösterme, affedebileceğimiz her şeyi affetme imiş... Kalb?i leyyin, hâl?i leyyin, tavr?ı leyyin diyebileceğimiz yumuşaklıkla mukabelede bulunma imiş...
Türk Milleti'nin bu bağlamda hiçbir sıkıntısı yok, hiçbir problemi yok. Bu yüce millet, 500 sene önce İspanya'dan göç eden mazlum Yahudileri bağrına basmış, tüm gayr?ı Müslim azınlıklar Müslüman Türk'ün ocağında ve kucağında yıllardan beri  can, mal, namus, din ve vicdan emniyetini doya doya yaşamışlardır.
Sözkonusu olan diyalog ise, Vatikan'ın şekillendirdiği, pompaladığı ve devam ettirdiği "Papalığın yeni dünya itikadı"dır; sizin sıkıştığınızda dem vurduğunuz diyalog ile, Papa'ya el verdiğinizde ikrar ettiğiniz diyalog çok ama çok farklıdır. 

F.Gülen Efendi ne demişti hatırlayalım

Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; F.Gülen Efendi, 9 Şubat 1998 günü Papa II. Paul'un huzurunda, neden "Papa VI. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Papalık Konseyi'nin (PCID) dinlerarası diyalog misyonunun bir parçası olmak üzere buradayız ve bu misyonun tahakkuk edişini arzu etmekteyiz" (Bkz. Zaman, 10 Şubat 1998) demektedir? Papa VI. Paul'un başlattığı ve sizin üstlendiğiniz diyalog işi ile, sıkıştığınız da gevelediğiniz "kusurlara göz yumma, farklı düşüncelere saygı gösterme" işinin ne alakası var? Papa'dan alıp yüklendiğiniz işi çöpe atmak yerine, Türk Milleti'nin asil karakterini Papa'nın çöplüğüne neden çekmeye kalkışıyorsunuz? 

Türk Milleti'nin "yanlış itikad"ınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'a ait ve Papa VI. Paul'dan devr aldığınız" bu yanlış "misyon"unuzu paylaşmasını mı bekliyorsunuz?
"Dünyanın dört bir yanında bütün vahşet tablolarının ardında maalesef iştihak vardır. Misyoner teşkilatı vardır. Vatikan vardır... Çiyan yuvası, kobraların yuvası. Saraybosna'da akan kanın ardında Vatikan vardır. Keşmir'de akan kanın ardında Vatikan vardır. Amerika'da onların lobileri vardır" (Bkz. Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı N. M. YÜKSEL'in? 19201? F. Gülen davasındaki İddianamesinden... VII?3/n) diyen F. Gülen, nasıl böyle bir Vatikan'ın "misyonunun bir parçası" olduğunu 10 Şubat 1998 günkü Zaman'dan ilan edebiliyor?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" olan bu "yanlış itikad"ınızı ve "hizmet"inizi paylaşmasını mı bekliyorsunuz?

"amentüde ittifak"ınızı nasıl ve ne ile izah edeceksiniz?
Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; neden F. Gülen'in Papa ziyaretinin ardından Zaman'ın sakallı Ahmet Şahin gibi efendileri "Ehl?i Kitap ile amentüde ittifakımız var!" (Bkz. Zaman, 17 Nisan 2000) diye ikrar ve ilan ettiler? Hadi ehl?i kitap" diye nitelediğiniz zümre ile, yani papazlarla, hahamlarla, Yahudilerle, Hıristiyanlarla siyasette, ticarette, iktisatta, iftarda veya Irak'ın işgalinde desteğinizi ve ittifak etmenizi anladık, eyvallah dedik de, "amentüde ittifak"ınızı nasıl ve ne ile izah edeceksiniz?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" olan bu yanlış itikadınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?
Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; F. Gülen neden "Kur'an'daki Yahudi ve Hıristiyanları kınayan ve azarlayan ayetler, ya Hazret?i Muhammed (A.S.M) döneminde yaşayan ya da kendi peygamberleri döneminde yaşayan bazı Yahudi ve Hıristiyanlar hakkındadır; bugünküleri bağlamaz" tarzında (Bkz. Küresel Barışa Doğru, s. 45) bugüne kadar hiçbir İslam bilgininde rastlanmamış "filimsel hezeyanlar"ı yaymaktadır?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" olan bu yanlış itikadınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?  

Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman'ın hangi ortak ibadeti olabilir?
Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; neden ağabey Tercan Ali Baştürk'ün "tabuları yıkan seyahat"le Avusturya'daki meşhur okullardan İstanbul'a getirdiği Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi öğrenciler Papaz Bartho ve Marotvich'in huzurlarına çıkartılarak "hep beraber ortak ibadet kararı" aldırıyorsunuz? (Bkz, Avusturya ? Çağlayan dergisi, Nisan 2000 sayısı). Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman'ın hangi ortak ibadeti olabilir; hani diyalog işi, itikad ve ibadet ile ilgili iş değildi?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" adına bu yanlış itikadınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?
Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; neden F. Gülen efendi, Papa II. Paul'dan "diyalog misyonu" yüklendikten sonra "Herkes... Kelime?i tevhidin ikinci bölümünü, yani 'Muhammed Allah'ın Rasulüdür' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır" (Bkz. Küresel Barışa Doğru, s. 131) demektedir?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" adına bu yanlış itikadınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?

Misyonerlik tehdidini neden hafifleştirmeye kalkışıyorsunuz?
Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; neden, bir taraftan 23 Mart 2005 Zaman günkü Zaman'ınızda "Açılan kilise evlerin sayısı 25 bine ulaştı" diye haber yapılırken ve dinler tarihi ve misyonerlik uzmanı Prof. Dr. Şinasi Gündüz "Ülkemizde son dönemde 15 bin kişi Hıristiyanlaştırıldı"
(Bkz. 12 Nisan 2005 Hürriyet) diye yüreğindeki yangınla feryad ederken, diğer yandan siz, neden siz, "Yok canım, nerede Hıristiyanlaştırılan var; varsa da 200?300 kişi..." deyip (Bkz. Hüseyin Gülerce, Zaman, 27 Ocak 2005) misyonerlik tehdidini örtercesine hafifleştirmeye kalkışıyorsunuz?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" adına bu yanlış itikad ve icraatlarınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?

Okuyucularınızı neden Papaz'ın kucağına sürüklüyorsunuz?
Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; 13 Ekim 1982 ile 1 Mart 1984 tarihleri arasında Fatih Koleji'nde çalıştığını yazdığınız (Bkz. Zaman, 01 Nisan 2005 Cuma) Fındıkzade'deki ışık evlerinden yetişme "Nurcu Papaz" namlı Turgay Üçal (Bkz. Milliyet, 15 Aralık 2001) ve Kırıkkale'deki öğrenci evlerinden yetişme "Nurcu pastör" Yavuz Kapusuz (Bkz. Tempo, 28 Mart 2005) neden ve hangi diyalog öğretileriyle papaz oluverdiler? Vatikan'ın diyalog öğretileriyle bunlar gibi kaç tane papaz ve pastör türedi, sorun bakalım Üçal ve Kapusuz'a ne cevap verecekler?
Hadi bunlar oldu papaz; size ne oldu ki, Aksiyon derginizin internetteki 564. sayısında, Hatay kardeşliği haberinin altına neden "www ...... com" adresini koyarak nasıl Hıristiyan olunacağını telkin ediyor, neden okuyucularınızı  0 555 478 .. .. nolu cep telefonunu verdiğiniz Papaz Serkan Yüksek'in kucağına sürüklüyorsunuz? Madem yaptığınız işte haklı ve cesursunuz, söz konusu "misyoner link"ini Müslüman Türk Milletinin tepkisi üzerine neden sitenizden kaldırdınız? Demek ki siz değil, Milletimiz haklı...

Madem ki diyalog şimdilerde sıkıştığınızda dediğiniz gibi imiş; Şanlıurfa'daki diyalog toplantısında, neden "Diyalogdan düğüne... Bu bir devrim... Hıristiyan Lester ile Müslüman Meryem'in nikahları papaz, haham ve müftünün huzurunda kıyıldı... Çift pasaportlu gibi çift dinli; hem Hristiyan hem Müslüman..." (Zaman, 17?20 Nisan 2000) haberinizde manşetelere çıkartıldığı üzere Türk Milleti'nin imanı, kültürü ve gelenekleriyle bağdaşmayan bir nikah türünün tezgahtarlığını yaptınız?
Türk Milleti'nin, "Vatikan'ın diyalog misyonu" adına tezgahladığınız bu yanlış itikad ve icraatlarınızı paylaşmasını mı bekliyorsunuz?

Sizin dininiz size, bizim dinimiz bize
İstediğiniz gibi inanabilir, dilediğiniz gibi yaşayabilirsiniz; ona lafımız yok... Elbette itikadınız size, diyalogunuz size; yani sizin dininiz size, bizim dinimiz bize... Lakin sarık ve cübbe kostümü altında Vatikan'ın diyalog inancını ve papalığın diyalog kurumunu ve Yeni dünya düzeninin sömürü aracı kılınan "Hakikatte Vatikan'ın Hıristiyanlığı olan Ilımlı İslam"ı, "diyalog" adı altında, İslam'ın akaidi gibi, Müslümanlığın esası gibi Türk Milletine ve bizlere pazarlamanıza rıza gösteremeyiz. Bu sebeple mertçe ve samimiyetle sadece doğruyu ve hakkı hatırlatıyor, hatırlatmaya da devam edeceğimizi yineliyoruz...
"Vatikan'ın diyalog misyonu" eksenindeki bu itikat ve icraatlarınızın izahını yapınız; çay? kahve içme türündeki diyalogu bu izahlarınızdan sonra konuşuruz...

eminkoc@yenimesaj.com.tr
Anahtar Kelimeler:
diyalog zenneliği
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100