Bu haber kez okundu.

''Diyalogcu'' Ebu Lehep'ti
Ey diyalogcular! Karşınızdaki papazlara hiç kelime-i şehadet getirmeleri gerektiğini söylediniz mi? M.Karabacak'ın yazısı ~|~



"Diyalogcu" Ebu Lehep'ti, Hz. Muhammed (as) 'mübelliğ'di

Hz. Peygamberin görevi tebliğdi.
Ve bu tebliğ görevini; beşir/müjdeci ve nezir/korkuyu haber verici olmak üzere iki başlık altında yapardı.
İman edip "salih amelle/Allah rızasını gözeterek" yapılan kulluğu hangi güzelliklerin beklediğini müjdelerdi.
İman etmeyip şirk içinde olanları da hangi kötü akıbetin beklediğini anlatarak iman etmemeleri durumunda başlarına gelecek korkunç sonu anlatırdı.
Hz. Peygamber (as) bu tebliğ görevini, hangi halde ve şartlarda olursa olsun, muhatabının konumu ne olursa olsun, başına ne gelecekse gelsin, kısaca hiçbir hesap içinde olmadan yapmaktan bir an bile sarf?i nazar etmemiştir.
Gün geldi muhatabı yaşadığı çağın süper gücü Bizans'ın kralı oldu, O'na bu tebliği yaptı.
Gün geldi bir bedevi oldu muhatabı, O'nu İslam'a/Tevhid'e davet etti.
Günü geldi Ebu Cehl'e gitti, O'nu imana davet etti.
Ama imana davet etti!
"Diyalog" yapmadı.

"İman et, kurtul" deniniz mi?

Biri bana şunu ispat etsin bütün iddialarımdan vazgeçeceğim.
Papalığın tasarlayıp uygulattığı "Dinlerarası Diyalog" sürecinde İslam'ı temsilen bulunanlardan herhangi biri, yapılan onca toplantının herhangi birinde "gayr?i Müslim" katılımcılara, ya da bir ferde; "bak beyefendi, şirk içindesin, bulunduğun hal küfürdür, iman et kurtul" diye bir tebliğinin, bir konuşmasının olduğunu bana biri ispat etsin, yanlış yaptığımı, hata işlediğimi peşinen kabul edeceğim.
Böyle bir şeyi kimse ispat edemez. Çünkü böyle bir şey asla ve kat'a ve dahi hiçbir yerde yapılmadı.
Yapılması da mümkün değildir.
Niye?
Çünkü bu çalışmalar, İslam'ın hak din olduğu, Hz. Muhammed'in (as) Allah'ın son peygamberi olduğu hakikati üzerine bina edilmedi.
"İbrahimî din, üç semavî din" gibi kavramlar üzerine bina edildi.
Türkiye dışında yapılanların adı ise "yeryüzü dinleri diyalogu" şeklindedir.

H.Peygamber Ebu Cehl'e ne dedi?

Peki sıkışınca "Hz. Peygamber (as) 33 kere (bu rakamı nereden buldularsa) Ebu Cehl'e gitti" diyen zavallılara sorum; gidince ne söyledi Ebu Cehl'e?
Mekke?Medine barışı ne olacak mı?
Gel seninle İbrahimî dinlerde anlaşalım mı?
Senin dinin de hak benimki de, gül gibi geçinip gidelim mi?
Yoksa şunu mu dedi: "İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur, bunda da en çok suçlanacak olan ashabımdır, vakitli bir gayretle İslam'ın bu yanlış anlaşılmasını kaldırıp atabiliriz."
Bunlardan hiçbirini demedi Hz. Peygamber.
Sadece şunu dedi:
"Seni bir olan, eşi ve benzeri bulunmayan Allah'a, benim de onun elçisi olduğuma imana davet ediyorum."
Yani Ey Cehl'in Babası! Söyle! "Eşhedü en la ilahe illellah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve resulühû."

Zaman'daki başlığa bakın

Ey diyalogcular, karşınızdaki hahamlara?papazlara böyle bir şey söylettiniz mi?
Söyletmediniz. Çünkü "diyalog sürecinde en büyük dinsizlik taraflardan birinin 'benim dinim haktır' demesidir." Bu sözün sahibini biliyorsunuz.
Son diyalog toplantısını haber yapan Zaman'da da böylesi bir cümle vardı; "din üstünlüğü taslamak."
Şimdi gelelim başlığa.
Başlık bir hakikati ifade ediyor.
Nasıl ki, Papalığın başlattığı "dinlerarası diyalog" İslam'ın yeryüzüne yayılmasını önlemeyi ana gaye edinmişse, Asr?ı Saadet'te de bu görevi şirkin başını çeken Ebu Lehep ve benzerleri yapmıştır.

Alın bakın islam tarihine

Aynen bugün olduğu gibi, İslam'ın yayılmasını önlemek, Hz. Peygambere engel olmak için Ebu Lehep ve avanesi, Mekke'nin civarında ikamet eden "ehl?i kitap" kabilelerle diyalog içindeydiler. Alın bakın İslam tarihine.
Bir de şunu yapın.
Girin google'ye. Ve yazın "millionen gegen Mohammed." Karşınıza şöyle bir Almanca metin çıkacak; "Der Vatikan will weltweit die Ausbreitung des İslam stoppen. Eine kaum bekannte Organisation gibt dafür Riesensummen aus." (inşallah imlası yoktur. Sonra bir Alamanca bilene bunu tercüme ettirin.
Bulamazsanız ben tercüme ettirmiştim, onunla iktifa edin: "Vatikan, İslam'ın dünya üzerinde yayılmasını durdurmak istiyor. Tanınmış büyük bir teşkilat bu uğurda büyük harcamalar yapıyor."

Anladınız mı papalık misyonunu?

Bu büyük teşkilatı siz büyük bir cemaat olarak da tercüme edebilirsiniz.
Anladınız mı papalık misyonunu?
Ebu Lehep'in misyonu gibi. Hatta daha da etkili.
Dinlerarası diyalogun İslam'a duble ihaneti var.
Bir; Müslümanları Hıristiyan yapmak/Hıristiyan muhibbi yapmak.
İki; Bu dinden İslam'a girmeyi düşünenlere "sakın ha! Sizin dininiz de hak, ne farkı var İslam'dan" telkinini yapıp Müslüman olmalarını önlemek.
Tahmin mi?
Olaya bizzat şahit olan anlattı.

Tam bir ahir zaman süreci yaşıyoruz

Müslüman zekatıyla kurulan bir okula bu niyetle giden bir İsevî çifte, işte yukarıdaki cümlenin aynısı söylenmiş ve Müslüman olmaları engellenmiş.
Olaya şahit olanın ifadesi.
Bize gönderdikleri e?mail'lerde bugünkü Hıristiyanlığın da hak olduğunu savunanlar kalkıp bunu yalanlarsa kendilerini yalanlamış olacaklarını ifade edeyim.
Aynı anda yeryüzünde iki hak din olursa tabi ki birinden diğerine geçmeye ne gerek var.
Halk otobüsünden belediye otobüsüne geçmeye benzemez bu.
Tam bir "ahir zaman" süreci yaşıyoruz.
Allah sonumuzu hayretsin!

MÜSLÜM KARABACAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100