18 Eylül 2006 Pazartesi 00:00
1378 Okunma
Diyaloğun maskesi düştü
Papa, sarf ettiği sözlerle haddini aşmıştır. Tabiî ki özür dilemelidir. Ancak Benedikt, gizlemeye çalışılan Dinlerarası diyalogun maskesini düşürmüştür. U.Kepekçi'nin yazısı ~|~

 

 


 

                                 ÖZÜR DİLEMESİ GEREKENLER

Papa Benedikt, sarf ettiği sözlerle haddini aşmıştır. Tabiî ki özür dilemelidir. Ancak; Papa Benedikt'in dinimize ve peygamberimize hakaret dolu sözlerinin yanında, Aziz Türk milletinden özür borcu olanların sadece Papa olmadığına inanmaktayım.
Papa Benedikt, gizlemeye çalışılan Dinlerarası diyalogun ve haçlı batının maskesini düşürmüştür. Hıristiyanlar tarafından bilinen, fakat birilerinin ısrarla gizlemeye çalıştığı "şartlara uydurulmuş misyonerlik" olan Dinlerarası diyalogun gerçek yüzünü dünyaya haykırmıştır. Ama maalesef ülkemizdeki diyalog severler, Papalarını incitmemeye gayret ederek, "yüzeysel tepki" seviyesinde kalmaya özen göstermektedirler.

Milletimizin gündemine; papazları, hahamları sokanlar, amentüde ittifakımız olduğunu savunanlar, Dinlerarası diyalogun en yetkili ağzı tarafından, dinimiz hakkında kullanılan ifadelere rağmen hala "diyalog masallarına" devam etmektedirler.
Dünyada barış ve huzurun sağlanmasını en fazla isteyen ve temin eden; İslam dinidir. Nitekim karanlık dünyaya Hazreti Muhammed(sav) ve Kur'anla yeni bir nur ve huzur sunulmuştur. Onu kabul etmeyenler karanlığı tercih etmiştir.

Sözüm ona dünya barışı adına diyalog savunuculuğu yapanlar dâhil, hemen herkesin bildiği bir gerçek; dünyayı kana bulayan zihniyetin her zaman haçlı batı olduğu gerçeğidir. Tarih buna şahittir.
Tahrip edilmiş bir dinin ve mensuplarının insanlık ailesine verebileceği fazla bir şey olmamasına rağmen, onlardan medet beklenmesi ve gündem edilmeleri, diyaloga evet diyenler sayesinden gerçekleşmiştir.

Fetullah Gülen'in 1998 de Vatikan'a yaptığı papa ziyaretinde sunduğu mektupta
"Pek muhterem Papa cenapları,
Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekân kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatıâlilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.
Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik. İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır." (9 Şubat 1998 ) ifadelerine yer vermişti.

Şimdi bizdeki diyalog severlerin; "efendim biz diyalogu, dünya barışı için, ya da tebliğ için yapıyoruz" diye çıkışlarıyla karşılaşacağımız muhakkak!
İslam'da var olan tebliğ ile diyalog asla ve asla aynı şeyler değildir. Hazreti Muhammed'in(sav) İslam'a davet için elçilerle gönderdiği mektuplarda genel felsefe, "Allah ve Resulüne davettir" Diyalog çalışmalarında ise onların kurallarını koyduğu bir misyonun parçası olmayı kabul etmek gibi bir durum söz konusudur.(Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz.) Bu durumun milletimiz tarafından iyice öğrenilmesi lazımdır. Peygamber efendimizin tebliğ maksatlı gönderdiği mektupları ve tebliğ faaliyetleriyle karşılaştırdığımız zaman meselenin aslını daha iyi anlarız. Kimse kimseyi kandırmaya kalkışmasın!

Şimdi yapılması gereken, sadece Papanın değil, yukarıdaki ifadeleri kullanarak, Müslüman'ı suçlayarak, Papalık misyonun bir parçası olmayı kabul ederek, milletimizi din tahripçilerinin tuzağına sürükleyenlerin de Aziz Milletimizden ve Müslümanlardan özür dilemesi gerekmektedir.
Fazla söze gerek yok! Dinlerarası diyalog Hıristiyan batının, milletimiz ve dinimiz üzerinde kurduğu korkunç bir tuzak olduğu meydana çıkmıştır. Dinlerarası diyaloga devlet-millet nezdinde karşı çıkılmalı ve yaptığı tahribatların ortadan kaldırılmasına acilen başlanmalıdır.

UĞUR KEPEKÇİ / ugurkepekci@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100