17 Mart 2007 Cumartesi 00:00
815 Okunma
Diyanet'in cevapları...
Diyanet İşleri Başkanlığı'na son günlerin en yaygın sorularından birkaç tanesini sordum. Sağ olsunlar, cevaplarını tarafıma ulaştırdılar.
M.Emin Koç'un yazısı... ~|~

 

                   Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verdiği cevaplar

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'na son günlerin en yaygın sorularından birkaç tanesini sordum. Sağ olsunlar, cevaplarını tarafıma e?mail olarak ulaştırdılar.
Kafası karışıklar veya gönlü bulanıklar için faydalı olacağı umuduyla birkaç sorumu ve Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın verdiği cevapları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sorular?
- İslam kaynaklarına göre, "Hıristiyan şehit" veya "gayr?ı Müslim şehit" olabilir mi
- İslam kaynaklarına göre, Vatikan'ın dinler arası diyalog misyonu çerçevesinde "Ehl?i Kitap ile amentüde ittifakımız vardır" şeklinde bir akaid esası ihdas edilebilir mi?
- İslam kaynaklarına göre, "Kur'an?ı Kerim'de bulunan Yahudi ve Hıristiyanlara dair ayetler bugünkü Yahudi ve Hıristiyanları bağlamaz, tarihseldir; söz konusu ayetler, Hz. Peygamberin (sav) devrindeki Yahudi ve Hıristiyanlara ilişkindir" şeklindeki inanç, doğru mudur?
- İslam ölçüleri ve kaynaklarına göre, "Müslüman bir kadın, gayr?ı Müslim bir erkek ile papaz, haham ve müftünün huzurunda nikahlanabilir mi?" İslam ölçüleri ve kaynaklarına göre, bir Müslüman, "hem Müslüman hem Hıristiyan; aynen çift pasaportlularda olduğu gibi" olabilir mi?

Diyanetin cevabı?
Din İşleri Yüksek Kurulu, ülkemizdeki Müslüman kılıklı dinler arası diyalogcuların ve diyalogcu nurcuların yaymaya çalıştıkları bu anlayışların, "yanlış" olduğunu bildirdi. 14 Mart 2007 tarihli ve 140733 nolu yukarıdaki sorularıma Kurul'un verdiği cevaplar aynen şöyle:

"? Şehitlik İslam dinine özgü bir kavramdır. Bu anlamda şehit olmak için Müslüman olmak gerekir.
? Dinleri farklı kılan her şeyden önce onların inanç sistemleridir. Bu bakımdan bu dinler arasında "âmentüde ittifak" söz konusu değildir.
? Kur'an?ı Kerim'deki hükümlerin geçerliliği belli bir zamanla sınırlı değildir.
? İslami hükümlere göre Müslüman bir kadın gayr?i müslim bir erkekle evlenemez.
? İslami hükümlere göre bir insan aynı anda iki dine birden mensup olamaz."

Gayr?ı Müslim'e Fatiha okunmaz?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'na gayr?ı Müslimlere Fatiha veya Kur'an?ı Kerim'den herhangi bir süre ve dua okunup okunamayacağını da sordum.
Çünkü Papa VI. Paul öldüğünde "ona rahmet" okuyup ruhuna hatimler indirten diyalogcu nurcular, Dink'in cenazesinin ardından "Hepimiz Ermeni'yiz? Hepimiz Hrant'ız?" sopası kaldırmakla kalmadılar, Fatiha'lar okuttular, Yasinler okuttular. İslam'ın ortaya koyduğu iman esasları "dinlerarası diyalog furyası" ile öylesine örselenmiş ki; MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin yaptığı ankette, Dink'in ardından Fatiha okunmasını doğru bulanların oranı yüzde 47.2 çıktı. Batmanda ise bir diyalogcu vakıf, Dink'e Yasin okutma mesaimi tertip etti.

Konu basit bir mesele değildir; İslam'ın itikad sahasına ilişkin bir konudur. Bu bakımdan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığına "Gayr?i Müslim bir ölünün ruhuna Fatiha veya Kur'an?ı Kerim'den bir başka süre okunabilir mi? Gayr?ı Müslim hakkında istiğfar edilebilir mi?" diye sordum. Başkanlık 14 Mart 2007 tarihli ve 140422 nolu kayıtlı soruma şu karşılığı vererek, "Gayr?ı Müslime Fatiha okunmaz, rahmet dilenmez" hükmünü şu satırlarla bildirdi:
"Nihai kurtuluş, bir dinin dışında da olabilecekse, o dinin varlığının sebebi kalmaz. Bu gerçek dinlerin temelini oluşturur. Dinlerin kendilerini tek hak din olarak kabul etmesinin gerekçesi budur.
Buna göre, her din kendi mensupları dışındaki insanların Allah'ın rahmet ve rızasından mahrum olacakları, varacakları yerin de cehennem olacağı hükmünü koyar. O dine inananlar da tabiatıyla aynı inancı benimser. Başka inançlara mensup olarak ölen kimselerin Allah'ın rahmetinden ebedi olarak mahrum kalacaklarına inanır. Bundan dolayı, bir din mensubunun ölmüş olan diğer bir din mensubu için Allah'ın affını dilemesi açık bir çelişki olur.

Kendini son hak din olarak sunan İslâm'ın yaklaşımı da böyledir. İslâm, nihai kurtuluş yolunun kendisi olduğunu, başka inanç üzere ölenlerin Allah'ın rahmetinden mahrum kalacağı esasını getirir ve çağrısını bu temel prensip üzerine oturtur. Nitekim ayette, "Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, ?yakınları da olsalar? Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır ne de müminlere" buyrulur (Tevbe, 113)."
Yaptıkları bilgilendirme sebebiyle Diyanet İşleri Başkanlığına ve Din işleri Yüksek Kurulu üyelerine teşekkür ediyorum.
Vaziyet budur vesselam? Yüce Allah, Müslüman milletimizi gayr?ı Müslimlerin safına çekmeye çalışan diyalogcu nurcuların şerrinden vatanımızı ve milletimizi muhafaza buyursun.

Mehmet Emin KOÇ / meminkoc@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100