Bu haber kez okundu.

Doğu'da sorun çok, çözüm yok

RECEP BAHAR / HAKKARİ-VAN

Türkiye’de resmi verilere göre işsizlik oranı yüzde 10.6 ancak gayriresmi veriler işsizliğin yüzde 22 düzeylerinde olduğunu ortaya koyuyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise işsizlik verileri çok daha ürkütücü... Hele bölgenin en mahrum ili Hakkâri’de işsizlik tavan yapmış durumda, bir başka ifadeyle yüzde 50 civarında. Hakkâri Ticaret ve Sanayi Odası (HATSO) Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Yüce, ilde 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işletme sayısının az olduğuna işaret ederek, “Hakkâri Türkiye ortalamasında en çok işsiz barındıran ikinci il ve nüfusumuzun yarısına denk gelen 36 bin işsizimiz var. Hükümetimizin ilimize özel istihdam ve kalkınma alanları yapması gerektiğini düşünmekteyiz. Kamu kaynaklarının kullanılarak yatırımlar yapılmasının ve özel sektör içinde cazibe oluşturacak teşviklerin uygulanmasının Hakkâri ve onun gibi geri kalmış illere avantaj sağlayacağını düşünüyoruz” diyor. 

Hakkâri nüfusunun yüzde 80’i genç... Sohbet ettiğimiz Ramazan adlı üniversite öğrencisi, kente 3 büyük fabrika yapılması halinde Hakkâri’nin çehresinin değişeceğini, gençlerin dağa çıkmayacağını, kenti terketmeyeceğini söyledi. Hakkâri’den neredeyse her aileden dağa çıkan biri olduğu söyleniyor. Kentte iş bulmanın yolu okumaktan geçiyor. Bu nedenle bilinenin aksine öğretmene özel değer veriliyor. Mesela Çukurca’da ev kirası öğretmenler için 70-100 TL... Gençlerden Hakkâri’ye ağlayarak gelen ama geldikten sonra gördüğü misafirperverlik karşısında 10 yıl kalan çok sayıda öğretmen hikâyesi dinledim. Ancak buna rağmen Hakkâri, sağlık hizmetlerinde olduğu gibi üniversiteye giriş başarısında son sırada yer alıyor çünkü gelen öğretmenler ilk kez atama aldığı için yeterince tecrübeye sahip değil. Bu bağlamda 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra kente sürgün edilen 7 profesörün hikâyesi ilginç. O profesörlerin yetiştirdiği öğrenciler arasında sanatçı Yılmaz Erdoğan da var. O profesörlerden lisede ders alanların hepsi toplumda önemli yerlere gelmiş.

Aşiretlerin rolü büyük

Peki, bunca işsizliğe rağmen Hakkârililer nasıl hayatlarını idame ettiriyor? Bu sorunun cevabını Van TV’de çalışan Uğur veriyor: Aşiret sistemi sayesinde... Herkes bir aşirete bağlı… Birisi ihtiyaç hissettiğinde aşiretin büyükleri bir araya geliyor, ihtiyaç sahibinin ihtiyaçları karşılanıyor. Hakkâri düğünlerdeki takılarla da meşhur bir ilimiz... Düğün dernek paylaşım demek… En fakir insanın düğününde takılan takının bedeli 30 bin TL’den fazla. İlde boşanma olayı da son derece az zira aşiret büyükleri eşlerin arasındaki meseleleri bir şekilde çözüyor. Kadına şiddet olay da bu nedenle ilde yok denecek kadar az... İlde hırsızlık gibi asayiş olayları da yok denecek kadar az zira herkes birbirinin uzak ya da yakın akrabası!

Doğu’nun kurtuluşu tarım ve hayvancılıkta

Türkiye’nin pek çok ilinde olduğu gibi özellikle Doğu illerinde istihdamı artırmanın başlıca yolu tarım ve hayvancılığın ayağa kaldırılmasından geçiyor. Mesela Hakkâri 11 bin 200 ton ile Türkiye’de en fazla cevizin üretildiği il konumunda. Türkiye her yıl cevize 100 milyon dolardan fazla döviz akıtıyor. Sohbet ettiğimiz Mesut, “Köyler boşaltıldığı için ceviz ağaçlarına bakım yapılamadı. Dolayısıyla cevizin yarısı çürük çıkıyor. Bu da ekonomi değerini azaltıyor” şeklinde vaziyeti özetledi. Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’nde çok kaliteli pirinç bile yetişiyor ama üretici desteklenmediğinden ürün miktarı sınırlı ölçekte kalıyor... Çünkü 1980 yılında nüfusu 47 bin olan ilçede şu anda 5 bin kişi yaşıyor. İlçedeki asker sayısı ise 23 bin. Hakkâri’de ayrıca elma ve üzüm de ciddi gelir getirici potansiyele sahip ancak köylü başta Mersin ve Van olmak üzere başka illere göçtüğünden bu potansiyel hayata geçirilemiyor. İl genelinde balcılık da kan kaybetmiş durumda. Bize göre sadece Hakkâri sadece balcılıkla dünya markası olur zira çok zengin, el değmemiş, özel bir bitki örtüsüne sahip.

Eken zarar ediyor

Bitlis’in Ahlat İlçesi’nden görüştüğümüz Çiftçi Mehmet bey de enteresan şeyler söylüyor: “600 dönüm tarlam var... İki yıl önce patates ektim, 100 bin lira kaybettim. Buğday ektim, yine zarar ettim. Şimdi Ahlat ile Tatvan arasında minibüs işletiyorum. Hatta 38 minibüs var. Bana günde bir servis geliyor. 50 TL ancak kazanıyorum.” Bitlis’te de tek bir fabrika bulunmuyor. Tütün bitirildiğinden Sigara Fabrikası da kapatıldı. Arazisinin peşkeş çekileceği söyleniyor.

Hayvancılık da bitirildi

Bölgede hayvancılık da maalesef para etmiyor. Van-Hakkâri yolunda zaman zaman koyun sürülerinin ve açık hava ağıllarının varlığı dikkat çekiyor. Ama bir koyunun tanesi 300-350 TL arasında... Besiciler kâr edemediklerinin altını özellikle çiziyor. Ahalinin yapacağı başka bir iş de maalesef yok. Koskoca Muş Ovası’nda tek tük hayvan sürüsünün varlığı dikkat çekiyor. Oysa sadece bu ova, yeterince desteklendiğinde Türkiye’nin tarım ve hayvancılık merkezi olabilir.

Tek çare MEM

Hakkari olsun, Van olsun, Bitlis ya da Muş olsun... Tüm Türkiye’nin olduğu gibi bölgenin kurtuluşunun Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nden (MEM) geçtiği kendini gösteriyor. Vatandaş da hak veriyor. Nitekim BTP’nin bölgedeki oylarının kat kat artmasının arkasında ‘çözümün tek adresi’ olması yatıyor. Mevcut tarımsal destekler Dünya Bankası’nın öngördüğü gibi ürüne değil araziye veriliyor. Dahası bütün çiftçiler yüksek gübre ve mazot fiyatlarının çiftçileri bitirdiğini ifade ediyor. Üretilen ürünün tarlada kalma ihtimali çiftçileri ürkütüyor. Çiftçilerin şu ya da bu yıl ürünlerini satamadıkları için araziye döktükleri çok olmuş... MEM’in çiftçiye 5 yıl süreyle bedava mazot, gübre, tarımsal ilaç desteği; ürün alım garantisi, fiyatı çiftçilerin belirlemesi usulü, tarımsal avans uygulaması bölgenin yegâne kurtuluşu olarak kendini gösteriyor. Açıkçası başka kurtuluş yolu da yok, yoksa aynı tas, aynı hamam devam eder; bölge göç vermeye, erimeye, çalkalanmaya devam eder.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100