13 Eylül 2005 Salı 00:00
150 Okunma
Dört haber, çıkış planının ipuçlarını veriyor
Eski Merkez Bankası Başkanı Yaman Törüner, Milliyet'teki yazısında kiraların artışından Merkez Bankası'nın sorumlu olduğunu yazıyor
Önceki günkü gazetelerden dört haber:
n  Başbakan Erdoğan "Mortgage'ı beklemeyin, TOKİ daha iyi şartlar sunuyor dedi."
n  IMF şimdi de konut kredilerinin peşinde.
n  Kira artışında yavaşlama beklenmiyor. ~|~
n  Petrol bahane oldu, faiz yine düşmedi.
Bu haberlerden şu sonuçlar çıkıyor:
Başbakan'a "mortgage"ın ne olduğu anlatılamamış. Hâlâ, sistemi ucuz ve taksitle konut sağlayacak bir düzenek sanıyor. Ona göre, yap-satçı bankadan ucuza konut sağlarsa, sisteme bile gerek yok.
Kira artışlarının sebebi Merkez Bankası
Konut kredisi ile krediyi de kapsayan "mortgage sistemi" karıştırılıyor. IMF bankaların 3 ay gibi çok kısa ortalama vade ile mevduat toplayıp, nasıl 10 yıllık krediler verdiğine şaşırmış olmalı. Onu araştırıyor.
Merkez Bankası enflasyonla ilgili hesaplarında kiralardaki artışları da göz önüne alıyor. Kira artışında yavaşlama beklemek zaten akıl dışı. Aksine, artışlar olacak. Konut fiyatları arttıkça kiralar da artar. Genel faiz seviyesi yükseldikçe kiralar artar. Enflasyon düştükçe oransal olarak faizleri de düşürmezseniz, kiralar artar. Merkez Bankası kiralarla uğraşmasın. Kira artışı, kendi faiz kararlarının bir sonucu.
Merkez Bankası işi bilmiyor
Merkez Bankası faizi düşürmüyor. Çünkü, işi bilmiyor ve hareket etmekten korkuyor. Petrol bahane olmasaydı, başka şey bahane edilirdi. Şimdi bu konularda karar veren ve Başkan'ı ikna eden, benim başkanlığım sırasında araştırma bölümü Genel Müdür Yardımcısı olan Fatih Özatay. Bu arkadaşa o zaman IMF'nin bize verdiği hedeflere uymak için hangi konularda nasıl davranılması gerektiğini sormuştum. Sorulan basit bir sebep-sonuç ilişkisi idi. Sorumu yanlış cevaplandırınca, kendisini yükseltmedim. O da ayrıldı. Şimdi, Başkan Yardımcısı olarak geri döndü. Bakan'ı ve Başkan'ı bir çok konuda yanılttığına eminim. Ege Cansen'le, Can Aksın'a karşı çıkıp, ikna edemeyen de oydu.
Rahmetli Özal'ın iki seçimi kazandıktan sonra üçüncüsünü kazanamamasının nedeni, "bundan sonra ne yapılması gerektiğini" bilmemesiydi. Yapacaklarını yapmış, başta serbestleşme ve piyasalaşma olmak üzere birçok yeniliği gerçekleştirmiş ama bunlardan sonra ne yapması gerektiğine karar verememişti. Halka yeni bir şey sunamadığı için seçimi kaybetti.
Şimdiki muhalefet liderleri de "bundan sonra ne yapılacağını öneremedikleri" ve "yenilik sunamadıkları" için eleştiriliyorlar. Muhalefetin işi gücü yerli yersiz, bilip bilmeden hükümeti eleştirmek. Sonuçta, muhalefet yapıldığı zannedilip hükümet güçlendiriliyor.  Oysa, yukarıdaki haberlerden anlaşılacağı gibi, ekonomi yönetiminin de hükümetin de bundan sonrası için planı yok. Günlük yaşıyor, gelen dalgaya göre rota çiziyorlar.
Oysa, Türkiye için "çıkış planı" var.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100