Bu haber kez okundu.

Dünya ‘AKP- Cemaat çatışması’ diyor
RECEP BAHAR / İSTANBUL

Dünya basını Türkiye’deki ‘yolsuzluk ve rüşvet operasyonu’yla ilgili gelişmelere dün de geniş ölçüde yer vermeye devam etti. Yabancı medyada yer alan haberlerde ve yorumlarda Türkiye’deki gelişmeler “AKp - Cemaat gerginliği” olarak değerlendiriliyor. ABD’nin önde gelen gazetesi New York Times’da yer alan haberde, Salı sabahı yapılan baskınlarda Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde ayakkabı kutularında 4.5 milyon dolar bulunduğu hatırlatılarak, yolsuzluk soruşturmasının yaygın olarak Fethullah Gülen’in taraftarları tarafından yürütüldüğüne inanıldığını yazdı. Haberin son paragrafında ise ABD’deki Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Türkiye Uzmanı Steven A. Cook’un şu görüşlerine yer verildi: “Erdoğan’ın dershaneleri kapatma gayretleri Gülen’e ve Gülencilere ‘yeter artık’ dedirtmişti. Şimdi soru şu: Gülenciler Erdoğan’ı alaşağı etmek mi istiyorlar yoksa ‘aileyi bu kadar karıştırma’ mesajı mı göndermek istiyor?”

Fransız Le Liberation Gazetesi ise “Les islamistes en guerre ouverte - İslamcılar açık savaşta” başlığıyla verdiği haberde Erdoğan ile Gülen’in 2002 yılından bu yana müttefik olduğuna işaret edilerek, Erdoğan’ın kadrolarının gözaltına alınmasının iki taraf arasında çatışmaya yol açtığı belirtildi. 

Güç savaşı

Hollanda’nın önde gelen gazetesi De Telegraf ise “Erdogan: corruptieonderzoek ‘vuile operatie’ - Erdoğan: Yolsuzluk soruşturması kirli operasyon” başlığı ile verdiği haberde Erdoğan ile Gülen arasında ‘güç savaşı’ yaşandığına işaret edilerek, Gülen’in Erdoğan’ı düşürmeye çalıştığı öne sürüldü. 
İngiliz The Guardian’ın iç sayfalarında yer alan haberin başlığında “Erdoğan karşı saldırıya geçti” ifadesi yer aldı. İstanbul Emniyeti’ndeki emniyet müdürlerinin görevden alındığına dikkat çekilen haberde, Başbakan Erdoğan’ın yolsuzluk soruşturmasını ‘kirli bir operasyon’ olarak nitelendirdiği de aktarıldı. Haberde operasyon kapsamında, İçişleri Bakanı Muammer  Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde çelik kasalarda büyük meblağda paranın ve 6 para sayma makinesinin bulunduğu da aktarıldı. Haber içinde yer alan değerlendirmede ise göz altıların Erdoğan ile ABD’de konuşlanan ılımlı İslamcı Gülen arasındaki “Türkiye’nin muhafazakâr güç tabanındaki genişleyen çatlağın” işareti olduğu değerlendirilmesi yapıldı. 
İngiliz The Times’da yer alan haberde de önceki günkü gelişmeler ayrıntılarıyla aktarıldı ve muhalefet partilerinin Başbakan Erdoğan’a istifa çağrıları yapıldığına işaret edildi.

Erdoğan-Gülen neden farklı saflarda

Financial Times da Türkiye’deki gelişmeleri ele alan gazeteler arasında. Gazetede, konuyla ilgili ayrıntılı bir haberin yanı sıra Ankara muhabiri Daniel Dombey’in bir analiz yazısı da yer aldı. Dombey, AKP ile Gülen hareketinin benzer şekilde dindar temelleri olmasına karşın kökenlerinin çok farklı olduğunu, bir dönem kendilerini ‘mantık evliliği’ yapmaya götüren ortak düşmanlarının (orduyu kastediyor) ise artık etkisini yitirdiğini yazdı. AKP’nin 2002’de seçimleri kazanmasının ardından bürokraside etkin olan Gülencilerden destek aradığını; 2007’de ordudan gelen tehdide ve 2008’de de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma riskine karşı mücadele ettiğini yazan Daniel Dombey, Ergenekon ve Balyoz davalarının arka planında bu gelişmelerin yattığını hatırlattı. Bu davalar neticesinde hükümetin ordu ya da diğer cephelerden gelecek tehditleri savuşturma yolunda kayda değer yol aldığını yazan Dombey, ‘davaların kazandığı başarının, özellikle de 2011’den sonra, AKP-Gülen eksenini baskı altına aldığını, her iki tarafın da diğerinin çok güçlenmesinden şikâyet ettiğini’ savundu. 
Gülen hareketinin hem Erdoğan, hem de AKP’yle köprüleri attığını yazan Dombey, Erdoğan’ın da Gülencileri bürokrasiden temizlemek istediğini gizlemediğini belirtti.

Erdoğan’ın siyasi tek adam şovu bitiyor

Alman Rheinische Post gazetesi Türkiye’deki rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla birlikte başlayan gelişmeleri şöyle değerlendirdi: “Yıllarca Türkiye’deki siyasi cepheler çok net bir biçimde çiziliydi. Bir tarafta kendi arpalıklarını dindar Türklerin çoğunluğuna karşı savunma göreviyle dolup taşan, iliklerine kadar laik eski seçkinler zümresi vardı. Diğer tarafta ise Recep Tayyip Erdoğan altında nihayet hükümeti fetheden İslamcılar. En son ordunun altı yıl önce Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kapatma girişiminin başarısızlığa uğramasıyla tarihî iktidar mücadelesi sona erdi. Şimdiyse İslami cephe içerisinde Erdoğan’ın takipçileri ile nüfuz sahibi Gülen hareketi arasında yeni bir kargaşa var. Bir zamanlar ordu ve laiklere karşı direnişte birlikte terleyen bu iki kesim arasında kardeş kavgası patlak verdi. Bu sefer kimin zaferi alıp götüreceği tamamen belirsiz. Kesin olan bir şey varsa o da Türkiye’yi yıllardır süren siyasi istikrarın ardından yeni dalgalanmaların beklediği. Erdoğan’ın siyasi tek adam şovu sona yaklaşıyor gibi görünüyor.”

İddialar diz boyu

17 Aralık’ta başlatılan ‘yolsuzluk ve rüşvet operasyonu’ çerçevesinde iddialar havada uçuşuyor. Dün soruşturmayı yürüten emniyet yetkilileri seçili gazetelerin muhabirlerine önemli görüntüleri ulaştırdı. Belge uçurulan gazeteler şunlar: Vatan (Demirören Gurubu),  Aydınlık, Sözcü, Taraf, Bugün, Zaman ve Doğan Yayın Gurubu’ndan Hürriyet, Posta ve  Radikal. İddialar ise şöyle: 

1) Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 105 TL rüşvet verildi. Reza Zarrab liderliğindeki yapılanmanın ‘Abi, Büyük Abi’ şeklinde hitap ettiği Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın operasyona tabi tutulan yapılanmanın işlerini kolaylaştırmak için Bakanlık bürokratlarını yönlendirdiği, kamu imkânlarını örgüt lehine kullandırdığı ve yurtdışıyla yapılan ithalat işlemlerinde örgüt adına usulsüzlük yaptırdığı ileri sürülüyor. Araştırmalar sırasında Reza Zarrab tarafından Bakan Çağlayan’a İran’ın parasını altın ihracatıyla döndürme işlemlerinde gelen paranın binde 5’i, yine İran için sahte evraklarla yapılan transit gıda - ilaç ticareti işlemlerinden gelen paranın da yüzde binde 4’ü rüşvet verildiği iddia ediliyor.

2) İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğluna ‘istisnai vatandaşlık’ sağlama karşılığında 20 milyon TL ödeme yapıldığı öne sürülüyor. 

3) Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ın Zarrab’ın babasına İtalyan vizesi ve İtalya’da oturum hakkı temin ettiği için Reza Zarrab’dan 1 milyon dolar ile 500 bin TL rüşvet aldığı savunuluyor. 

4) Şehircilik Bakanı Erdoğna Bayraktar ile oğlunun TOKİ müteahhitlerine menfaat sağladığı ileri sürülüyor.

Bu arada yukarıda adı geçen bakanlarla ilgili fezlekelerin TBMM Başkanlığı’na iletildiği belirtiliyor. Söz konusu bakanların önümüzdeki günlerde istifa etmesi ihtima dahilinde. 

Hüseyin Çapkın da görevden alındı

Türkiye’yi sarsan operasyonda dün flaş bir gelişme daha yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın görevden alındı. Çapkın’ın yolsuzluk operasyonundan haberi olmaması nedeniyle görevinden alındığı belirtiliyor. Çapkın, operasyonun ardından kendisine haber vermeyen emniyet müdürlerini görevden almıştı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100