31 Aralık 2005 Cumartesi 00:00
175 Okunma
Dünya fokur fokur kaynadı
Geride bıraktığımız 2005 yılında dünya tam anlamıyla kazan gibi kaynadı. Yeni yıla Güney Asya'daki büyük tsunami felaketiyle giren dünya, patlamalar, yangınlar, işgaller ve felaketlerle dolu bir yıl geçirdi. Yeni yıla damgasını vuran olaylar; sözde devrimler, sözde seçimler ve sözde liderlerdi ~|~ OCAK AYI
Tsunami Güney Asya'yı vurdu. 210 bin ölü
2005'in Ocak ayı, Güney Asya'yı 26 Aralık 2004'te vuran tsunami felaketi ile başladı. Arkasında, 11 ülkede en az 210 bin ölü bırakan tsunami, uluslararası toplumu harekete geçirdi. Daha doğrusu öyle olduğu zannedildi. Çünkü kameralar önünde  milyon dolarları vadeden zenginlerin gerçekte bunları yerine getirmediği anlaşıldı. İşin ilginç tarafı 210 bin ölüye rağmen cesetlerin kıyısında Noel tatilini geçirmeye devam eden turistlerin varlığı idi!

Başbakan Tayip Erdoğan da bölgeye bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretten geriye kalan hatıra tsunami felaketini yaşayan bir Endonezyalı yöneticinin Erdoğan'a "sayın Başbakan Tsunami kıyıdaki tüm binaları yıktı ama Cami görüyorsunuz ayakta.. Camiyi Allah korudu" sözleri üzerine yediği fırça idi. Başbakan yerel yöneticiyi "çimentodan çalıyorsunuz sonrada Allah Camiyi korudu diyorsunuz" sözleriyle tersledi!                                      

Felaketten bir yıl sonra, ölenlerin sayısı hala tam olarak bilinemiyor.

9 Ocak : Mahmut Abbas Filistin'e ilk başbakan

9 Ocak'ta Filistin, Yaser Arafat'ın sebebi  hala açıklanmayan kuşkulu ölümü üzerine düzenlenen devlet başkanlığı seçimi için sandık başına gitti. Sandıktan Batılı ülkelerin desteğini alan Mahmud Abbas yeni Devlet Başkanı sıfatıyla çıkarken, bölgenin tarihinde Filistin aleyhine yeni bir sayfa  açıldı...
Oslo sürecinin de mimarlarından biri olarak kabul edilen ve Filistin yönetiminin ilk başbakanı olan Abbas, arkasına aldığı, ya da önünü açan Batı sayesinde şimdi uluslar arası bir aktör olarak kabul ediliyor. Filistin halkının yurt özlemi ve İsrail ablukası ise tüm hızıyla sürüyor. Telaviv'in Filistine ördüğü Berlin Duvarı ise her geçen gün yeni kilometreler kazanarak ve tüm dünyanın gözünün içine bakarak yükseliyor!

20 Ocak : Bush 2. kez Başkanlık koltuğunda                  
Ocak ayının 20'nci günü, rakibi John Kerry'yi geride bırakan George Bush yemin ederek Beyaz Saray'daki ikinci dönemine başladı. Seçim öncesinde Amerikan halkı yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre Irak'ta nükleer silahlar bulunduğunu zannediyor, BM silah denetçilerinin Beyaz Saray'ı haklı çıkardığına inanıyordu. Böylesine bir dezenformasyon ortamında Bush oylarını daha da artırırken, Amerikan sistemi ve demokrasisinin niteliği de ciddi tartışmalara konu oldu.
Ancak mızrak her şeye rağmen Amerikan halkı içinde çuvala sığmıyor. Irak'dan Amerika'ya giden tabut sayısı arttıkça, George Bush'un kamuoyu desteği de  büyük düşüş gösteriyor. Bush'un ekibinde ise fazla bir değişiklik olmadı.. Ülkenin dış politikasını belirleyen bakanlığa, şahin ve sertlik yanlısı görüşleriyle tanınan Condeeleeza Rice atandı. Rice'ın yerine atandığı Powell ise giderayak Irak savaşı konusunda "CIA tarafından aldatıldığını ve bunun hayatının en büyük ayıbı olduğunu" açıklıyordu!

30 Ocak: Irak'da işgal altında ilk seçim!

Amerika Birleşik Devletleri'nin demokrasi ve özgürlük vaadiyle girdiği ve bu kavramları ne hikmetse bombaların kanatlarında taşıdığı  Irak, 30 Ocak'ta, 275 üyeli parlamentoda sandalye sahiplerini belirlemek üzere sandık başına gitti...Katılımın yüzde 50'den fazla olmadığı seçim günün temel rengi kandı! Tahmin edileceği üzere seçim ABD'nin önceden belirlediği sonuçları beraberinde getirdi. Türkmenler yok sayılırken, Kürt grublar seçimden Amerikan zaferi ile çıkmayı başardı. Talabani Devlet Başkanı olarak Bağdat'a kapağı attı! Barzani ise K.Irak'a Bush'un tanımlaması ile Başkan oldu.

Ocak: Turuncu Devrim (Soros) Ukrayna'da!                    

Ocak ayında, devlet başkanlığı yemini eden sadece Bush ve Abbas olmadı...Ukrayna'da, aylar süren seçim tartışmalarının ardından,  Victor Yuşçenko, yemin ederek görevine başladı.. Rusya yanlısı Victor Yanukoviç'in 21 Kasım 2004'te düzenlenen devlet başkanlığı ikinci tur seçimini kazandığı ilan edilmişti. Ancak, muhalefet, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını belirterek sonuca itiraz etmişti...
Turuncu giysiler giyen batı yanlısı Yuşçenko taraftarlarının gösterileri haftalar süren krize damgasını vurmuş, sonuçta Yüksek Mahkeme seçimin tekrarlanmasına karar vermişti. Böylece Yugoslav'ya dan start alan Soros devrimleri Gürcistan'ın ardından Ukrayna'ya ulaşmış oldu!

ŞUBAT AYI

Şubat: Filistin'de İsrail Barışı

2005'in ikinci ayı, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Mısır'da ateşkes kararı almasıyla başladı.. Bu ateşkes kararı İsrail ve Batı'yı memnun etse de, Hamas kararın bağlayıcılığının bulunmadığını savundu.

14 Şubat: Hariri suikaste uğradı. Hedef Suriye!

Tarihler 14 Şubat'ı gösterdiğinde, Lübnan, ülkenin ve Başta Suriye olmak üzere bölgenin geleceğini
değiştiren bir saldırıya hedef oldu. Bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda Lübnan eski başbakanı
Refik Hariri ve 18 kişi hayatını yitirdi. Saldırıda Suriye'nin parmağı olduğuna inanan ya da inandırılan Hıristiyan gruplar büyük gösteriler düzenledi. Bu gösterileri bu kez Suriye yanlısı 100 binlerce Lübnanlı'nın katıldığı gösteriler izledi. Sonunda Suriye yanlısı hükümeti istifa etti ve Şam, ABD ve İsrail'in baskısı altında bölgeden asker çekti. Ancak buna rağmen ABD?AB ikilisinin Suriye üzerindeki baskısı sona ermiş değil. Batı Hariri suikastinden yola çıkarak Suriye'yi terbiye (!) etmeye devam ediyor.  Suikast, 2006'da da daha çok konuşulup tartışılacak gibi görünüyor. Çünkü hiçbir aklı başında mantığın Suriye'yi adres göstermediği suikast için Şam hükumeti suçlanmaya devam ediyor.
Bu arada Başbakan Erdoğan aynı zamanda önemli bir işadamı olan Hariri'nin ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi. Ziyaretin ardından Türk Telekom'un Hariri'nin şirketlerine satılması altı çizilecek tartışmalara yol açtı!

16 Şubat: Kyoto protokülü ABD'siz yürürlülükte
 Küresel ısınma, yerküremizi tehdit etmeye devam ederken, 16 Şubat'ta, sera etkisi yaratan gazların
azaltılmasını öngören Kyoto protokolü, yürürlüğe girdi. Ancak, dünyanın en fazla sera gazı üreticisi Amerika Birleşik Devletleri, Kyoto'yu onaylamaması nedeniyle, protokolün beklenen sonucu yaratmayacağı ifade ediliyor...

20 Şubat: KKTC'de erken genel seçim

20 Şubat da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde erken genel seçim yapıldı... Ve Mehmet Ali Talat'ın liderliğindeki CTP seçimden galip ayrıldı. Ancak tek başına iktidar olamadı...
MART AYI
Mart : Aslan Mashadov şehit düştü
Mart'ın ilk haftasında ise Çeçen lider Aslan Mashadov'un öldürüldüğü haberi gündeme düştü..  Rusya, Mashadov'un bir özel tim operasyonu sırasında öldürüldüğünü açıkladı. Üstelik bu açıklamayı görüntülerle destakleyerek Çeçen direnişini kırmaya çalıştı! Sonuç... Asırlık direniş devam ediyor. 1 Milyon insanın hürriyet ve İnanç savaşı inanılmaz acılara rağmen devam ediyor!
Kırgızistan turuncu devrimi hasarsız atlattı!
Kırgızistan'da ise, muhalefet, ilki Şubat ayında, ikincisi de 13 Mart'taki parlamento seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla gösteriler düzenledi.. Gösteriler sonunda yönetimden uzaklaştırılan Devlet Başkanı Askar Akayev, muhalefeti darbe yapmakla suçladı... Kırgızistan turuncu devrimi en azından şimdilik hasarsız atlatmayı başardı.

NİSAN AYI


2 Nisan: Papa öldü. Misyonerlik propagandası tam gaz!

2 Nisan'da, ha bugün ha yarın denilen Katolik dünyasının lideri Papa ikinci Jean Paul, 84 yaşında öldü. Beklenen ölüm ile birlikte tüm dünya kelimenin tam anlamı ile bir Hristiyanlık propagandasına tabii tutuldu. Özellikle görsel medya televizyonlar aracılığı ile Vatikan'ı, Türkiye'de dahil olmak üzere tüm detaylarıyla beyinlere kazıdı! Yani fırsat önceden yazıldığı belli olan bir senaryo çerçevesinde son derece iyi kullanıldı!
Papa'nın ölümü ile birlikte Kardinaller Kurulu yeni papa'yı seçmek için toplanırken Bir Kardinalin toplantıya katılmadığı görüldü. Konu Gizli Kardinal kim? tartışmasını gündeme taşırken Bakanlar Kurulu toplantılarında papa kim olsun totosu oynanıyordu! Hükumet "AB için Kardinal Arenzi iyi olur" derken,  Kardinaller hükumetin hiç istemediği Alman Kardinal Joseph Ratzinger'i yeni papa olarak seçti. Eski bir Nazi olduğu tartışmaları arasında Ratzinger Katolik dünyasının başına geçti. Ratzinger, AB'nin bir Hristiyan kulubü olduğunu savunuyor ve bu anlamda Türkiye'nin AB sevdasına macera da olsa olumlu bakmıyor!

7 Nisan: İşgalin sonucu... İlk Kürt Cumhurbaşkanı Talabani!

7 Nisan'da, işgalin hüküm sürdüğü Irak'ta Ocak 30'da yapılan seçimin sonucunda oluşturulan
l Meclis, yeni Devlet Başkanı olarak Celal Talabani'yi seçti. Böylece Beyaz saray'ın dediği oldu ve ilk kez, Kürt kökenli bir aday  bu makama getirilmiş oldu. Bir zamanlar K.Irak'ta kırmızı çizgimiz olan Talabani de bırakınız K. Irak'ı, Bağdat'a Cumhurbaşkanı oldu. Ankara suskun ve de durumdan rahatsız görünmüyor.

17 Nisan Denktaş dışarı, Talat Cumhurbaşkanı!

17 Nisan'da cumhurbaşkanlığı seçimi düzenlenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat zaferini ilan etti ve Kuzey Kıbrıs'ta Talat dönemi başladı. "Türk askerinin adadan çıkarılışını görmek istemiyorum" diyen  efsane Başkan Denktaş Ankara'dan gelen baskılar karşısında adaylığını koymadı. Sonuçta AKP hükumeti verilecek tavizlere hayır demiyecek bir partnerini Kıbrıs'a yerleştirmiş oldu! Türk?İslam dünyasının batıya karşı son 2 asırdaki tek ileri adımı olan 74 Harekatı da yerini böylece büyük çekilişe bıraktı. Yıl boyunca gerilemenin gerekçeleri üretilerek tek tek adımlar atıldı. 74 artık Ankara ve Talat'a göre bir işgal. Sonuçta bu seçim ve seçtirme ile birlikte  Kıbrıs konusunda artık Rumlar gibi düşünüyoruz! Ve de Kıbrıs diye bir dava ortalarda gözükmüyor!

Nisan: Suriye Lübnan'dan çekildi

Lübnan'dan askerlerini çekmesi konusunda uluslararası baskı altında olan Suriye, Nisan sonunda, bu ülkedeki tüm askerlerini çekti. Böylece, Lübnan'daki 30 yıllık Suriye askeri varlığı sona ermiş oldu. Artık İsrail ile Türkiye arasında en azından bu bölge itibarı ile sadece Suriye kaldı! Ankara Suriye'nin asker çekmesinden memnun olduğunu duyurdu!

MAYIS AYI


Mayıs :Blair 3. Kez Başbakan

Mayıs ayı başında  Irak'ın işgalinde önemli siyasi ve askeri rol üstlenen ülkelerden biri olan İngiltere'deki seçimler ilgi odağındaydı. Başbakan Tony Blair'in lideri olduğu İşçi Partisi, bir
önceki seçime göre oy kaybına uğrasa da, tarihinde ilk defa, üç kez üst üste seçim kazanan İşçi Partisi lideri oldu.

Mayıs :Özbekistan da şiddet olayları

Özbekistan'daki şiddet olayları da Mayıs ayına damgasını vuran başlıklardan biri oldu...
Ülkenin doğusunda Andican kentinde, radikal İslamcı hareketlere katılmakla suçlanan 23 iş adamının hapse atılmasıyla başlayan olaylar şiddet eylemlerine dönüştü.. Andican olayları Özbekistan'ın insan hakları ile ilgili kayıtlarına büyük bir soru işareti olarak geçti.

29 Mayıs Fransa Türkiye'ye hayır dedi. Ankara duymadı!

Mayıs ayının en ses getiren ve belki de yıla damgasını olayı Fransa'dan geldi. 29 Mayıs'ta, Avrupa Birliği Anayasası, Fransa'da halkın oyuna sunuldu.. Diğer Avrupa Birliği ülkeleri tarafından da yakından izlenen referandumda, halkın anayasaya hayır demesi, siyasi dengeleri sarstı.. Bu cevap Başbakan Jean Pierre Raffarin'in koltuğuna mal oldu...Sorumluluğu üstlenen Raffarin, istifa etti.. Halkını anayasaya evet oyu vermeye çağıran; ama umduğunu bulamayan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, beklenildiği gibi, İçişleri Bakanı Dominique de Villepen'i yeni başbakan olarak atadı...Ancak "Hayır" tercihinin doğurduğu deprem Fransa da Başbakan değişikliği ile sınırlı kalmadı. Bütün bir kıta ve AB'nin geleceği şiddetli tartışmalara yol açtı. Asıl depremin ise Ankara'da yaşanması gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Çünkü Fransa'daki referandumun temel konusu Türkiye'nin AB üyeliği idi. Ve halk aslında Türkiye'nin AB üyeliğine hayır demişti. Ancak Ankara bu açık ve çıplak gerçeği görmemeyi tercih etti. Avrupa Birliği Anayasası'nın Fransa'da reddedilmesi Avrupa Birliği'nin siyasi birlik olma yolundaki en önemli adımına indirilmiş bir darbe olarak tarihteki yerini aldı. Tarih 29 Mayıs 2005
devamı yarın...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100