Bu haber kez okundu.

Dünya sanıldığı gibi düz değil!
Küreselleşmenin avukatı Friedman, teknoloji, iletişim ve bilgiye erişimdeki gelişmelere bakıp 'dünyanın düz olduğunu' söylüyor, ancak ekonomi, sağlık ve çevre gerçekleri aksini kanıtlıyor. Emekli Tümgeneral Nejat Eslen analiz ediyor ~|~


Dünyanın artık eskisi gibi olmadığı bir gerçek. Teknolojideki, iletişimdeki, bilgiye erişimdeki gelişmeler, fiber kablolar, siber ortam yeni imkân ve fırsatlar sağlıyor. Ancak, küreselleşmenin avukatı Thomas L. Friedman değişen dünyaya sadece bu pencereden bakıyor, seçtiği kriterleri kullanıyor ve dünyanın artık düz olduğunu söylüyor. Friedman'a göre küreselleşme kişileri ve şirketleri güçlendirdi; serbest ticaret, küresel finans pazarlarındaki, ikmal zincirlerindeki, teknolojideki gelişmeler, cep telefonları, internet, iletişim imkânlarının ucuzlaması küreselleşmeyi yeni bir safhaya taşıdı ve dünya artık düz.

Dünya fırdtınalı
Düzlük kavramı genellikle sakin bir denizi çağrıştırır; sakin bir denizdeki gibi erişilebilirliği, sükûneti, düzeni, uzlaşmayı, sorunsuzluğu, huzuru... Dünya böyle değil ki. Dünya sakin ve düz bir deniz gibi değil, dünya fırtınalarla dolu bir deniz gibi...

Adaletsizlikler çığ gibi
Dünyada 1.3 milyar insan günde bir doların altında gelirle yaşıyorsa, bu kadar insan da aşırı ve yanlış beslenme nedeniyle obezite ve kalp?damar hastalıklarıyla boğuşuyorsa, dünya nüfusunun yaklaşık yarısı günde iki dolardan az gelirle yaşamak zorunda kalıyorsa, 1.3 milyar insan temiz suya erişimden, 3 milyar insan sağlık hizmetlerinden, 2 milyar insan elektrikten yoksun yaşamak zorunda ise, dünyanın en yoksul 48 ülkesinin yıllık gayri safi hasılasının toplamı, dünyanın en zengin üç kişisinin toplam varlığından az ise, yaklaşık 1 milyar insan yeni yüzyıla okuma ve imzasını atma yeteneğinden yoksun olarak girdiyse, her yıl silahlanma için harcanan paranın yüzde 1'inden daha azı ile okula başlayamayan çocukları okula yollamak mümkünken gönderilmiyorsa, dünyadaki her iki çocuktan biri yoksulluk koşullarında yaşamak zorunda kalmışsa, dünya nüfusunun sadece yüzde 20'lik bir kesimi küresel üretimin yüzde 86 sını tüketiyorsa, dünya nüfusunun sadece yüzde 0.13'ü küresel değerlerin yüzde 25'ini kontrol ediyorsa; dünyanın en yoksul 48 ülkesi, küresel ihracattan sadece yüzde 0.4 pay alabiliyorsa, her gün 30 bin, her hafta 210 bin, her yıl 11 milyon çocuk yoksulluk nedeniyle ölüyorsa, Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşayan 50 milyon insanın geliri, 2.7 milyar dar gelirli insanın gelirine eşitse, dünyanın gelişen ülkelerinde yaşayan 1.9 milyar çocuktan 640 milyonu barınaktan, 400 milyonu temiz sudan, 270 milyonu ise sağlık hizmetlerinden yoksun yaşıyorsa, dünyadaki temel sağlık ve açlık sorunlarını çözümlemek için her yıl yaklaşık 13 milyar dolara ihtiyaç varken ve bu miktar ABD'de ve Avrupa'da her yıl parfüm için yapılan harcamalara eşitken sağlanamıyorsa dünyanın düz olduğu söylenebilir mi?

İnsanlığın izlediği felaketler

Dünyada her yıl 1.4 milyon çocuk temiz su yokluğu nedeniyle, 2.2 milyon çocuk aşılanmadığı için, 3.1 milyon insan AIDS nedeni ile ölüyorsa, her yıl 4.9 milyon insan AIDS'e yakalanıyorsa ve bu hastalık yoksul bölgelerde yayılıyorsa, bütün bunlara karşın ciddi tedbirler alınmıyorsa, dünyada silahlanma için her saat 100 milyon dolar harcanıyorsa, yıllık askeri harcamaların toplamı 1 trilyon dolara yaklaşmış ve bunun yaklaşık yarısını ABD tek başına yapıyorsa, küresel ısınma nedeniyle dünya iklimi dönüşü olmayan bir şekilde değişiyorsa, ABD tek başına küresel ısınmaya neden olan karbondioksit emisyonunun yüzde 25'ine neden oluyorsa ve buna rağmen önleyici tedbirleri öngören Kyoto Protokolü'nün şartlarına uymuyorsa dünya düz olabilir mi? Teknoloji ve ticaret imkânları ne kadar gelişmiş olursa olsun, medeniyetler arasında suni fay hatlarının oluşturulduğu, medeniyetler çatıştırılarak küresel kaynakların kontrol edilmek istendiği, gerektiğinde inançların silaha dönüştürüldüğü, demokrasi değerlerinin ülkelerin karıştırılması, tankların ve akıllı mühimmatın kullanılmasıyla yayıldığı, zengin kaynaklara sahip ülkelerin zorla demokratikleştirildiği bir dünyanın düzlüğünden söz edilebilir mi?

Küresel jeopolitik de dünyanın düz olmadığını söylüyor. Yükselen güçler Çin, Hindistan, Rusya, Güney Amerika'daki gelişmeler jeopolitiğe yeni boyutlar eklerken, dünyayı kendi çıkarlarına göre şekillendirmek, küreselleştirmek, düzleştirmek isteyenlerin işi zora girecek gibi görünüyor. Bir de Chavez gibi Ahmedinecat gibi küçük boyutta olsalar bile dünyanın düzlüğünü bozanlar var.

Türkiye'de de Freidman'ın avukatlığını yapanlar, dünyanın düz olduğunu söyleyenler mevcut. Eğer küreselleşmeyi ve dünyanın düz olduğunu kabulleniyorsanız, dünyayı düzleştirenlerin olduğunu da kabul etmeniz gerekiyor; eğer düzleştirme yeteneğiniz yoksa düzleştirilenler içinde olduğunuza da...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100