Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt yol göstericidir
YENİ MESAJ / NİĞDE
Gazetemizin Niğde’nin Alay kasabasında düzenlediği “İslam’ı Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” paneline Niğdeliler yoğun ilgi gösterdi. Panelin açılış konuşmasını Yeni Mesaj Niğde temsilcisi Niyazi Özkan yaptı.
Saygı duruşu ve istiklal marşıyla başlayan panelde ilk konuşmayı eğitimci yazar Faruk Belge yaptı. “Bu programlar yurdun 200 farklı yerinde aynı anda yapılmaktadır. Bu programların amacı İslam adına uydurulmuş bazı bilgilerin gün yüzüne çıkması halkın aydınlanmasıdır” diyen Belge şöyle konuştu: “Ehl-i Beyt beş kişidir. Bu Allah tarafından seçilmiş bir soydur. İslam dini bu soy üzerinden devam eder. Peygamberimizin bizden bir isteği vardır; ‘Benden sonra sizden tek isteğim Ehl-i Beyt’ime sahip çıkmanızdır’ buyurmuşlardır. Peygamberimiz veda hutbesinde de bizden iki emanete sahip çıkmamızı istedi. İslam bu iki emanet üzerine kıyamete kadar devam edecektir. Bunlar, Kur’an ve Ehl-i Beyt’tir.

Kur’an’da Ehl-i Beyt ile ilgili 300 ayet var. Bu seçilmiş sevilmiş bir soy. Allah insanları kıyamete kadar başıboş bırakmayacaktır. İşte bize yol gösterecek olan soy bu soydur. Hangisi olursa olsun hiçbir manevi yol İmam Ali’ye uğramadan Peygamberimize ulaşamaz. Emeviler devrinde Cuma hutbelerinde Ehli-i Beyt soyuna sövülürdü. İmamı Azam Ebu Hanife’ye dahi bu konuda o günkü hükümdar, ‘Ali ve soyuna hakaret edici fetva vereceksin’ diyor. İmamı Azam bunu kabul etmiyor. Bunun üzerine onu döverek öldürüyorlar. Bundan sonra bazı akımlar geliyor. Soyu sopu Hz. Ebubekir’e dayandırıyorlar.”

“Bir zamanlar Ehl-i Beyte sövenler şimdi Ehl-i Beyt soyu Atatürk’e de sövüyorlar” diyen Belge, “Mantık aynı mantık. Atatürk’ün babası nakibi eşraf müdürüdür. Bu müdürlük de ancak Ehl-i Beyt soyu ile olur. Çünkü bunların görevi Ehl-i Beyt soyunu kayıt altına almaktı. Bunlar böyle bir insana iftira atıyorlar. Ülkemizi kurtaran insana iftira atıyorlar. Hâlbuki bunlar kurtuluş savaşının imkânsız olduğunu savunan kişilerdi. İngilizlerin mandasına girelim diyenlerdi. Bunlar bu yüzden Atatürk’e düşman” dedi.

Kaynaklar sınırsız sınırlı olan ihtiyaçlardır
Milli Ekonomi Modeli (MEM) Türk milletinin ve dünyanın tek kurtuluş modelidir diyen araştırmacı yazar Emin Yentürk ise MEM’i, insanın sınırlı ihtiyaçlarını sınırsız kaynaklarla gidermek olarak tanımladı. Yentürk şöyle konuştu: “Kapitalist sistemde ihtiyaçlar sınırsız kaynaklar sınırlı diyor. Oysa Güneş sınırsız bir kaynaktır. Kapitalist sistem dünyayı yüzde onluk kesime köle yapan bir sistemdir. MEM’de ise kaynaklar insan içindir, insan efendidir.

Şimdi başbakan diyor ki çocuk başına para vereceğiz. Bir kereliğine mahsus!.. Hani verilemezdi. Hani olmazdı. Oysa MEM, bir kere değil devamlı verilecek diyor. Devlet vatandaşa para verince harcama olacak. Harcama üretimi artıracaktır. Oysa bunların yaptığı seçim vaadidir. Seçim bitince bu vaadi unutacaklar göreceksiniz.”

Anayasa Mahkemesi baskılara boyun eğdi
Araştırmacı yazar Hasan Biten de Anayasa Mahkemesi’nin baskılara boyun eğerek barajı kaldırmamasının tarihi bir hata olduğunu belirtti. Biten konuşmasına şöyle devam etti: “İktidar mahkemeye baskı yapmıştır. Büyük bir vesayet vardır. Mahkeme’nin söz konusu yetkilerini sınırlayan 45. maddeyi öncelikle iptal ederek daha üst ve bağlayıcı kural olan Anayasanın 148. maddesine uygun olarak seçim barajının iptaline hükmetmesi gerekirdi.”

“Başbakan, Mevlit Kandili’nde kilise açacaklarını duyurdu” diyen Biten, İbrahimi dinler diyorlar. Dört hak din diyorlar. Allah katında tek hak din İslamiyet’tir. Allah buyurdu ki ‘İbrahim ne Yahudi ne Hıristiyan’dır O Hanif bir Müslüman’dır. Bir başka ayette İbrahim’e en yakın kişilerin onun çağında ona inananlar ve Peygamberimizi takip edenler olduğunu beyan eder. Dört hak din nerden çıkıyor. Hiç Hristiyan olmayan yere kilise neyin nesi!..  Müslüman kadınların Ermeniler tarafından hapsedilip tecavüz edildiği kilise tamir edildi. Ayinler düzenlendi. Medeniyetler ittifakı ve dinlerarası diyalog sayesinde Müslümanlar kiliselere gönderildi. Papazların emrine Müslüman çocuklarını verdiler. Türk çocukları papaz oldu. İncillerin arasında para dağıtıldı. Din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarından kelime-i tevhidin yarısı çıkartıldı. Veda hutbesinde iki emanet bıraktım diyen Peygamberimizin sözü değiştirilip bir emanet bıraktım dedirtildi. Misyoner yapraklar, siyon yıldızları, İsa figürleri kitaplara yerleştirildi. Papazlara dualar ettirildi. Papaya Ak Saray açtırıldı” dedi.

Kaynaklarımızı yabancılara peşkeş çektiler
Son panelist Faruk Belge ise şöyle konuştu: “Bunlar şimdi çiftçiliği bitirdiler. Çiftçilerimizi kendi topraklarında köle yaptılar. Bizim kaynaklarımızı yabancılara peşkeş çektiler. Bizim kaynaklarımızı kendi memleketlerine götürüp hammaddeden ürün yapıp bize geri on misline satıyorlar. Çocuklarımızı elimizden alıyorlar. Gelir kaynaklarını bitirdiler. Herkesi kredi kartı borcuna bağladılar. Bankalara milletimizi köle yaptılar Türkiye’de 13 milyon icra dosyası var. Devlete, bankaya borçlu olmayan var mı? Rusya kapitalist sistemi yıkan bir sistemi buldu. Milli parayla alışveriş yapıyor. Dünya ticaretini milli parayla yapalım diyor. Benim vatandaşım papazın dolarına muhtaç olmamalı. Dünyaya her yüz yılda bir adam gelir. Yine bu da Türklerden geldi. Bunu Rus bilim adamları itiraf etti.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100