Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt’i gizleyenlerin gerçek yüzleri bir bir ortaya çıkıyor
AYCAN SARIBAY- İRFAN YÜCEL/ANKARA
Ankara İcmal Gençlik Derneği’nin bu haftaki eğitim seminerine konuşmacı olarak, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Sekreteri Dr. Nuri Kaplan katıldı. Yeni Mesaj gazetesinin tüm Türkiye’de organize ettiği ‘İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt’ panellerinde de konuşmacı olarak yer alan Nuri Kaplan, gençlere Nakşibendîlik hareketinin gerçek yüzünü anlattı. Kaplan, konunun tarihsel süreçten itibaren günümüze kadar uzanan oyunlarını kaynakları ile ortaya koydu. Katılımın yoğun olarak gerçekleştiği programın son bölümünde konuşmacımız gençlerden gelen soruları yanıtladı. 
Nuri Kaplan ilk olarak hangi tip bid’at akım ve ekoller olduğuna değinerek şöyle söyledi; “İslam’ı anlamak için Ehl-i Beyt’i anlamak ve onu hayata geçirmek gerekir. Ancak bugün İslam coğrafyasında kan akmasının sebebi Ehl-i Beyt’e karşı yapılan haksızlıklardan ve düşmanlıktan kaynaklanmaktadır. Doğrudan Müslümanları yenemeyecek olan İngilizler ve yerli mandacılar İslam kılığı içinde Müslümanların arasına girdiler. Sahte mezhep ve şeyhler oluşturdular. Nakşibendîlik, Vehhabilik, Radikal Selefilik, Said Nursi ekolü, F tipi paralel yapı günümüzdeki bid’at mezhep, tarikat ve ekollerdendir.”

Nakşilik, bütün tasavvuf ekollerinden farklıdır

Nakşiliğin Ehl-i Beyt’i gizleme amacı ile kurulduğunu söyleyen Kaplan şöyle konuştu: “Şerif Mardin ‘Türkiye’de Nakşibendiliği bilmeyen Türkiye’den bir şey anlamaz’ demiştir. Nakşilik bugüne kadar gerçekçi ve tarafsız bir gözle ele alınmamıştır. Çünkü her yerde yönetim kadrolarında yer almışlar ve insanlara kendi isteklerini aktarmışlardır. Nakşibendîlik diğer bütün tasavvuf ekollerinden farklıdır. Silsile olarak velayetin başında Hz. Ali yoktur. Silsilesi masa başında üretilmiştir. Bir mürşidin eğitiminden geçmeden rüyada irşat vazifesi almak gibi bir durum söz konusudur. Ancak bu durum Peygamber metoduna aykırıdır.”

Amaçları Hz. Ali’yi gizlemek

Nakşilik içerisindeki önemli isimlerden bazılarına da değinen Kaplan, “Abdülhalik Gucduvani Nakşiliğin kurucusudur ve silsileyi Ebubekir’e bağlamaktadır. Cellâttan şeyh olan Bahaeddin Nakşibend, Abdülhalik Gucduvani’nin mezarından irşat yetkisi aldığını söylemiştir. Peygamber soyunun öldürülmesine fetva veren, sahte bir din üreten, Hz. Fatıma’ya hakaret eden, Muaviye’nin avukatlığını yapan Ahmet Faruk Sirhindi Nakşiliğin köşe taşlarındandır.  Amaçları velayetin sahibini gizlemektir” dedi.

Oyunlarını Prof. Dr. Haydar Baş bozdu

Son olarak bu ekibin artık maskelerinin düştüğünü söyleyen Dr. Nuri Kaplan, “Bu oyunlar Prof. Dr. Haydar Baş tarafından bozulmuştur. Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan böylesine derin ilişkilere sahip bir topluluğun karşısında doğruyu yüksek sesle söylemiştir. Tüm Müslümanları da Ehl-i Beyt çatısı altında toplanmaya çağırmıştır” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100