Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt’in eşi benzeri yok
ORHAN DEDE / İSTANBUL
Meltem TV’de yayınlanan başyazarımız Muharrem Bayraktar’ın sunduğu Diyalog programına katılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş çok önemli açıklamalarda bulundu. Cuma akşamı saat 22.30’da başlayan program gece 01.00’e kadar devam etti. Programa BTP kurmaylarından Ekonomist Selim Kotil, Hukukçu Hakan Güler, Enerji Uzmanı Fuat Şengül, Tarihçi Emre Polat da katıldılar. Programa başlarken Muharrem Bayraktar’ın “Yaklaşık 5 yıldır Ehl-i Beyt konusunu Türkiye’nin gündemine getiriyorsunuz. Neden Ehl-i Beyt açılımına gerek gördünüz?” sorusuna Prof. Dr. Haydar Baş şu cevabı verdi: “Günümüze kadar şu veya bu isimle batıl, Türkiye’de din olarak kabul edilmiş ve Müslüman dediğimiz camiden çıkmayan arkadaşlarımız, bu batılın birer elemanı olmuş vaziyette. Hadisi Şerif’te “Onlar kendilerini Müslüman zannederler ama okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkmışlardır” buyruluyor. Tam da bunu Allah’ın Sevgilisi anlatıyor. Neden böyle? Bakınız İslam dini Ehl-i Beyt kanalıyla yayılmıştır. Bunu belki cami hocaları, araştırmacılar, Diyanet İşleri Başkanı araştırmadıkları için bilmezler. Mesela hadis rivayetlerinden bahsedeyim. Ehli Sünnetin hadis rivayetleri Peygamber Efendimizden en az 200 yıl sonra tedvin edilmiştir, toplanmış ve derlenmiştir. Buhari, Müslim, İbni Mace bunlardandır. Yani Kütüb-ü Sitte dediğimiz 6 eserin tamamı Peygamber Efendimizden en az 200 sene sonra tedvin edilmiştir. Ve bunlar haktır! Eğer işin içerisine girecek olursak işin altından kimsenin çıkamayacağı meseleler önümüze gelecek. Ama biz o tarafı bırakıyoruz, anlaşılsın diye konuşuyoruz. Diğer taraftan bu batıldır diye baktığımız Şiilerin kaynaklarında bizzat Hz. Fahri Alem Efendimiz İmam Ali’yi çağırıyor ve “Benden ne duyduysan yaz, kaydet” diyor. Şiiler batıl, ama Peygamberden duyduğunu İmam Ali O’nun zamanında, O’nun devrinde yazıyor.”

Hadis konusunda tek yetkili İmam Ali’dir
“İlk defa hadisleri yazan İmam Ali efendimizdir” diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Hz. Fahri Alem Efendimiz İmam Ali dışında hadis yazanlara “Ellerinizdekileri yok edin” emrini veriyor. Bu konuda tek yetkili İmam Ali’dir. İmam Ali’nin Mushafı, Cifir’i ve Cami’i vardır, bunlar hadis külliyatıdır. Bunlar bir sanduka içerisinde muhafaza edilmiş, İmam Ali’den sonra Hz. Hasan’a, sonra Hz. Hüseyin’e sonra İmam Zeynel Abidin’e, yani müteselsilen bir imamdan sonraki imama intikal etmiştir. Hiçbir hadis bunlar kadar sıhhatli değildir. Bu konuyla uğraşan insanların yanında meseleyi irdelediğin zaman zannedersin ki Şiilerin hiçbir hakiki rivayeti yok. Neden? Bunlar hadislerde ravi zikretmiyorlar. Hakikaten ravi yok. Allah Resulü dedi, İmam Ali yazdı. Yani ortada bir ravi yok, doğrudan Peygamberin sözü İmam Ali tarafından yazılmış ve bu hüküm ilan ediliyor. Bunu anlattığımız zaman arkadaşlarımız birden ürküyor. Çünkü Sünni eserlerde hadisler 200 sene sonra derlendiği için mutlaka hadis ravileri zikredilmesi lazım. Ama burada böyle bir şey yok. İşin esasına indiğiniz zaman ondan ona zikredilen ravilerin güçlü olduğunu zannedersin ama güçlü olan İmam Ali’nin sanduka içerisinde muhafaza edip çocuklarına devrettiği hadislerdir.” 

Ehl-i Beyt’in sahibini tanımak lazım
Konuşmasına neden bu konudan başladığına açıklık getiren Prof. Dr. Haydar Baş, “Neden buradan başladım? Çünkü Ehl-i Beyt’i anlamak için bir defa Ehl-i Beyt’in sahibini tanımak lazım. Kimdir? Başta Hz. Fahri Alem Efendimiz, Allah şefaatinden ayırmasın. Hamse-i Ali Aba, Yani Cenabı Peygamber Efendimizin abasının altında toplanan insanlardır Ehl-i Beyt. Hz. Peygamberdir, Hz. Fatıma, İmam Ali, İmam Hasan ve İmam Hüseyin’dir. Bunların dışında Ehl-i Beyt yoktur” diye konuştu.  

Ehli Beyt neden kıymetli?
Ehli Beyt’in Müslümanlar için neden kıymetli olduğunu izah eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Ehl-i Beyt neden kıymetli? Mesela bir fiili biz Kuran’da okuyoruz. Nasıl bu hayata geçmiş? Peygamberin sünnetine bakıyoruz, Hz. Fatıma nasıl anlamış, yaşamış, İmam Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin nasıl bu meseleyi anlamış ve hayata geçirmişler diye bakıyoruz. Yani İslam’ın bir canlısı var, bir de kitap olarak nakledileni var. Sünnet de vahiydir. Sünnet nedir? Ayetlerin yaşantıya geçen tarzıdır. Onun için Peygamberin her sünneti ayettir. Her Müslüman için delildir. Aynen Ehl-i Beyt de böyledir. Onlar da Peygamberin uyguladığını uyguluyor. Peygamber nasıl uyguluyorsa O’nu gören kızı, damadı ve torunları aynen uyguluyor. Allah bunları örnek gösteriyor ve buyuruyor ki, “Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her türlü günahı, fenalığı, basitliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor” (Ahzab 33). Ehl-i Beyt budur. Peygamber Efendimizin lisanından buyuruyor ki, “De ki (Muhammed’im) Ben bu (peygamberliğimi tebliğe) karşılık sizden yakınlarıma sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum” (Şura 23). İmam Şafii hazretleri “Bu ayet bize gösteriyor ki Ehl-i beyt’i sevmemiz farzdır” diyor. Çok daha deliller var. Benim tespitime göre sadece Ehl-i Beyt ile ilgili 32 tane ayeti kerime var. Sevmekle mükellef olduğumuz sahabe kimdir? Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’dir. Bunları sevmemiz üzerimize farzıayndır. Yani her birimizin yapması gereken fazdır. Diğer sahabeler üstün değil mi? Evet üstünler. Ama hiçbiri bunların eşi ve emsali olamaz.” 

İmam Ali’yi Allah ve Resulü seçti
Peygamber Efendimizin Allah’ın emriyle kendinden sonra halife olarak İmam Ali’yi seçtiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu hükmü Allah ve Resulü vermiştir” dedi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Ehl-i Beyt’in içinden Cenab-ı Hakk (cc) Muhammedine (sav) risaletten sonra birisini seçtirdi. Maide Suresinin 67. Ayetine göre Allah, “Sana emredileni yapmazsan vazifeni yerine getirmemiş olursun” buyuruyor. Peki, Resulullah’a emredilen ne? Resulullah’a emredilen şey şudur; “Senden sonra İslam’ı devam ettirecek olan, insanları hidayete erdirecek olan Ali’dir. Bunu bütün sahabeye bildir.” Zaten son ayet bundan sonra gelmiştir. Hz. Peygamber Gadiri Hum denilen yerde irat ettiği hutbesinin 6 yerinde bu gerçeği sahabesine buyuruyor. Hiçbir insan kalkıp bu böyle değildir diyemez. Çünkü hükmü veren Allah ve Resulü’dür. ‘Benim mantığım bunu kabul etmiyor, işin gerçeği şöyle olmalıdır’ diyen insanların tamamı batıldadır. Niçin bunu böyle söylüyorum? Burada gerçek vazifeli Hz. Ali olmasına rağmen Allah Resulü darı bekaya rıhlet ettiği gün, Sakife’de yapılan bir toplantıda Evs ve Hacrec kabilelerinin geçmişteki kavgası yeniden baş gösterecek diye bir taktikle Hz. Ebubekir’i halife seçiyorlar. Bu bir defa batıl. Niye? Çünkü Ali’yi halife seçen Hz. Peygamber’dir. Seçilmiş halifeye biat etmemek gibi bir şans ne Hz. Ömer’in ne de Hz. Ebubekir’in hakkıdır. Kaldı ki Gadiri Hum gününde Hz. Ömer kalkıyor “Senin tebrik ediyorum” diyerek İmam Ali’ye biat ediyor. O gün öyle diyor, ondan sonra Resulullah’ın vefatının gününde Hz. Ebubekir’in halife olmasının teklifini yapıyor. İcma var diyorlar, kesinlikle batıl. Kaldı ki hakkında ayet ve hadis olan bir konuda herhangi bir müçtehidin içtihadı geçerli değildir. Burada kesin hüküm var; Hz. Peygamber, ‘Ali benim vekilimdir’ diyor ve İmam Ali’nin kolunu kaldırıyor ve Ali’nin kendi halifesi olduğunu ilan ediyor. Bundan sonra Peygamber Efendimizin bu hükmüne binaen birisinin kalkıp da ben onu kabul etmiyorum manasına gelecek bir sözü söylemesi içtihat değil, batıldır.” 

Batıl üzerine bir din bina edildi
Büyük İslam alimi İmam Gazali’nin halifelik konusundaki görüşlerini ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “İmam Gazali bunu çok güzel beyan ediyor; “Hilafet hususunda delil bütün açıklığıyla ortaya çıktı ve konu aydınlandı. Müslümanların tamamına yakını Gadiri Hum hutbesindeki hadisin metninde şeksiz ve şüphesiz tam icma ve ittifak ettiler. Orada Resulullah şöyle buyuruyor: “Ben kimin idarecisi isem Ali de onun idarecisi ve velisidir.” Ebubekir’in hilafetini kurtarmak için icma hasıl oldu derseniz şüphesiz bu da doğru değildir. Çünkü onun hilafetinde icma yoktur. Nasıl olsun ki, Hz. Abbas ve evlatları, Hz. Ali ve zevcesi, Hz. Fatıma evlatlarının hiçbirisi biat halkasında değildi.” Yani Peygamberi en fazla memnun ettiğini iddia ettiğimiz insanlar, Peygamberin vasiyetine, tavsiyesine ve emrine en fazla baş kaldıranlar olmuştur. O gün atılan fitne tohumları hala bugün devam ediyor. Yani orada kalmadı. İslam dünyası içinde büyük olayların ortaya çıkmasına sebep oldu. Yahu kardeşim şu kadar zaman geçti niçin bunu kurcalıyorsunuz? Ama sen o batıl üzerine bir din bina ettin. O bina ettiğin dinde öyle noktalara geldin ki sen de dinden çıktın. Ben senin kafanla gidersem ben de dinden çıkacağım. Şimdi seni ayıktırıyorum kendine gel ey gaflet içinde olan. Yolun hakikati budur.” 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100