02 Ocak 2015 Cuma 00:08
1947 Okunma
Ehl-i Beyt’siz İslam Ali’siz velayet olmaz

YENİ MESAJ / TRABZON

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 2014 yılını değerlendirdi. Trabzon Akçaabat’taki evinden canlı yayınlanan 2014’ten 2015’e Bakış programına konuk olan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Yüce Türk milleti şunu bilsin, BTP dışında Türkiye’nin kalkınması için bir yol yok. Türkiye bölünüyor, herkes bunu da bilsin. Haydar Hoca’nın kadrosu yok diyorlar. Nasıl yok yahu! Sen bana bir parti göster, her hafta 500 yetişmiş insanı Türkiye’nin her köşesinde konferans versin. Benim kadromun hepsi dopdolu adamlar” dedi. “Bir hareket kadroyla kaimdir. Allah’a şükürler olsun, ben senelerden beri bir kadro yetiştirmek için gayret ettim” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: “Ben bugün kim ne derse desin dünyayı idare ediyorum, beni kabul eder etmez o beni ilgilendirmez. Şu anda dünya benim görüşlerimle yön buluyor. Ha sen bunu kabul etmiyorsun, sen körsen, sağırsan bana ne. Bizim kadromuz sadece Türkiye’yi değil dünyayı da doyurur. Hatırlarsanız 2002 seçimlerine girerken ‘biz Türkiye’nin meselelerini 24 saatte hallederiz’ demiştik, hala aynı noktadayız. Bu kadroyla ben 24 saatte meseleleri hallederim. Nasıl yaparsın? Getirirsin iktidara, görürsün.”

Millet yetkiyi BTP’ye vermezse 2015 yıkım yılı olur!

“Biz şu anda Türkiye genelinde haftada 100 program yapıyoruz. Bunu yapabilecek başka bir kadro var mı?” diye soran BTP Lideri açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Bırakın diğerlerini, iktidar partisi bırakın yüzü, elli yerde program yapsın da görelim. Allah nasip ederse biz Mart ayından itibaren haftada en az 200 program yapacağız. Bu programları genel merkez yapacak, mahalli teşkilatlar da ayrı yapacak. Şimdi bu kadroda her alanda uzmanlaşmış, dünya çapında isimler var. Eğer bu millet bu kadroya bu işi teslim ederse aradığı huzuru, saadeti ve mutluluğu bulur. Teslim etmezse 2015 yılı Türkiye’nin parçalanması, parçalarının önümüze konması yılı olur. Türkiye parçalanırsa gidecek bir yerimiz de olmaz. İnşallah bu duruma düşmeyiz.

Bir kader dönemine girdik. Bakınız bir insan bilmeden kesin konuşamaz. Ben bu işi en güzel şekilde biliyorum. Aşacağımız dağları da biliyorum, görüyorum. Türkiye’yi bize teslim etsinler millet neyi istiyorsa onu verelim. Adamlar kalkıyor senede 100 TL zam veriyor. O da 6 ayda 50 TL, 50 TL şeklinde. Yahu sen dilenciye yardım mı ediyorsun? Bizim dönemimizde asgari ücret 5 bin Türk Lirası olacak. Gelsinler, en güçlü adamlarını önüme koysunlar, genel başkanları da dahil tartışalım. 5 bin TL’yi Allah’ın izniyle veririm. Bu formül bende var. Adamlar hiçbir şey bilmiyorlar, cahilin teki! Adam kalkıyor bir bardak su istiyor, biz onun önüne denizi getiriyoruz. Beğenmiyor, istemem diyor. Anlamadığım nokta bu. İnşallah insanımız ayıkır ve ayıktığı gibi de Türkiye’yi sahiplerine teslim eder ve bu sahipler de milleti kâinat milleti, devleti de kâinat devleti yapar, yaparız diyorum. 2015 yılını hayırlar üzerine yaşamamızı, bu yılda hayırlı ameller, kazançlar elde etmemizi, helal rızıkla birlikte uzun ömür sahibi olmamızı, can, mal, namus, din ve vicdan emniyetimizin doya doya yaşanmasını Allah’tan niyaz ediyorum.”

Bizim ölçümüz Ehl-i Beyt’tir

2014’ten 2015’e Bakış programında Ehl-i Beyt konusu da ana başlıklardan bir tanesi oldu. “Eğer biz sıratı müstakim üzerinde dosdoğru olmak istersek -ki dünyaya geliş maksadımız da budur- Ehl-i Beyt yolundan bir santim dışarı çıkmamamız lazım çünkü Ehl-i Beyt Allah tarafından bizlere tavsiye edilen bir yoldur” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: “Ehl-i Beyt kimdir? Başta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), damadı İmam Ali Efendimiz, Kızı Hz. Fatıma ve torunları Hz. Hasan ve Hüseyin efendilerimiz. Bu 5 kişinin adına Ehl-i Beyt denir. Bunların kıldığı namaz gibi namaz kılacağız, tuttuğu oruç gibi oruç tutacağız, nasıl komşuluk münasebeti kurdularsa onu hayata geçireceğiz, kime neden düşman oldularsa biz de o şekilde düşman olacağız. Yani bizim ölçümüz Ehl-i Beyt’in yaşantısı olacak.”

Ehl-i Beyt’siz İslam olmaz

“Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Bunların hangisine tabi olursanız hidayete erersiniz” sözüne de dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, şu dikkat çekici açıklamalarda bulundu: “O sahabe değil, Ehl-i Beyt’tir. Ehl-i Beyt’i Allah methediyor, bunları sevmeniz farzdır diyor. Sahabe muteber değil mi? Elbette muteber ama en mükemmel olanı terk ediyorsun, bu büyük bir iki yüzlülüktür. Onun için Ehl-i Beyt’siz İslam olmaz. Velayette de İmam Ali’siz yol olmaz. Velayetin başı İmam Ali’dir. Benim Hz. Ebu Bekir Efendimize de muhabbetim sonsuzdur. Neden dolayı? Peygamber Efendimizin kayın pederi, Hz. Aişe annemizin babası olduğundan. Onlar kendi aralarında bir takım dengeli, dengesiz iş yapabilir, ben o oraya giremem. Benim kantarım bunu çekmez. Ama bunu derken de İmam Ali’nin hakkını da korurum. Ben O’nun yanındayım, yolundayım. Bunu da asla inkâr edemem. İmam Ali’yi naspeden Allah’tır, Maide Suresinin 67. ayeti kerimesiyle… Yetmedi, bu ayete göre İmam Ali’yi yine naspeden Gadir-i Hum hutbesinde Peygamber Efendimizdir. Hz. Muhammed Efendimizin vefatıyla nübüvvet dönemi kapanıyor ve Hz. Ali ile de velayet dönemi başlıyor.

İmam-I Azam hazretleri, “Hz. Peygamberin mübarek naaşı ortada geliyorsunuz Sakife’de 3-5 kişiyle halife seçiyorsunuz. Niye? Evs ve Hazreç kabileleri birbirilerine girerler diye. Böyle bir şey yok. Nerden çıkardınız? O cahiliye döneminde kaldı. Bunu gerekçe kabul edip 3-5 kişiyle sen ‘icma yaptım’ diyorsun. Bu batıldır, böyle bir şey yok” diyor. Şimdi bazıları ‘sen bunları neden karıştırıyorsun’ diyor. Bunlar batıl temel. Sen bu batıl temel üzerine dinini bina ettin. Ondan sonra Peygamberin vekili olarak Hz. Ebu Bekir diyorsun, Selmani Farisi diyorsun, İmam-ı Cafer diyorsun. Ben de sana diyorum ki, Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir’e böyle bir görev vermedi. Hz. Ebu Bekir’in böyle bir iddiası da yok. İkincisi Selmani Farisi Hz. Ebu Bekir’e zaten biat etmedi. İmam-ı Cafer de hayatını bunlarla mücadele ile geçirdi. Sen şimdi bu batılı hak olarak bana yutturacaksın. Sen helak oldun, beni de kendin gibi helak edeceksin! Bunu demek mecburiyetindeyiz. Birinin gönlünü yapmak, birinin de gönlünü yıkmak için bunu demiyoruz. Biz bunu Allah rızası için söylüyoruz. Bildiğimiz doğru yoldur ve bu doğru yoldan da gitmeye mecburuz. İslam yaşanacaksa böyle yaşanacak. 2015 yılına geçerken milletimizin bu hakikatleri duyarak yeni yılı değerlendirmesini tavsiye ediyorum.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100