11 Haziran 2006 Pazar 00:00
307 Okunma
Ekonomik tetikçi
Bir köşe yazısı çapında, gerçeğin çok yönlü boyutlarını açıklamak çetin iş... İster istemez sizden gündeme getirdiğim konularla ilgili kaynak kitapları da okumanızı istiyorum. ~|~

Okuduysanız bir kez daha, okumadıysanız okumanın tam zamanı... Yazarı John Perkins... Kitabının adı: Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları.
John Perkins, global kapitalizmin çıkarları doğrultusunda ET, yani Ekonomik Tetikçi olarak yetiştirilir. Yüksek bir aylık karşılığında aldığı görevleri yerine getirir. Ama sonunda insanlık duygusu üstün gelir ve itiraflarını yazar...
Dünyada olan bitenlerin ayna arkasını anlamak için, okunması gereken bir çıkarma böylece ortaya çıkar... Çıkarma, Doğu Türkçeleri'nde eser yerine kullanılıyor.

Giriş
? EKONOMİK tetikçiler (ET'ler), yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer yabancı yardım kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun, imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.
Evet Perkins kitabına böyle başlıyor.

Usta anlatıyor
KENDİSİNİ yetiştiren Claudine adlı ustasının anlattıklarını şöyle anlatıyor yazarımız:
? Karar anı, 1951'de İran'ın doğal kaynaklarını ve halkını sömürmekte olan bir İngiliz petrol şirketine karşı ayaklanmasyla oluştu. Bu şirket, bugünün BP'si British Petroleum'un öncüsü idi. İran'ın popüler ve demokratik olarak seçilmiş başbakanı (ve TIME dergisinin 1951'deki Yılın Adamı seçtiği) Muhammed Musaddık, karşılık olarak, İran'ın tüm petrol kaynaklarını millileştirdi. Buna son derece kızan İngiltere de, İkinci Dünya Savaşı'ndaki müttefiki ABD'nin yardımını istedi. Ancak her iki ülke de, askeri bir misillemenin Sovyet Rusya'yı İran adına harekete geçmeye kışkırtmasından korkuyordu.

Washington da çareyi, deniz piyadeleri yerine CIA ajanı Kermit Roosevelt'i (Theodore Roosevelt'in torunu) İran'a göndermekte buldu. Roosevelt, insanları para ve tehditle kendi tarafına çekmekte üstün bir başarı gösterdi. Ondan sonra da bu insanları kargaşa çıkarmak ve bir dizi sokak gösterisi düzenlemek için harekete geçirerek, Musaddık'ın hem beceriksiz, hem de halkın desteğini yitirmiş biri olduğu izlenimi yarattı. Sonunda Musaddık devrildi ve yaşamının geri kalan kısmını ev hapsinde geçirdi; Amerikan yanlısı Muhamed Rıza Şah da tartışmasız diktatör oldu. Kermit Roosevelt, benim de saflarına katılmakta olduğum yeni bir mesleğin temellerini atmıştı.

Ancak bir sorun vardı. Kermit Roosevelt bir CIA çalışanı idi. Eğer yakalanmış olsaydı, sonuçlar vahim olurdu. Yabancı bir hükümeti devirmek için ilk ABD operasyonunu gerçekleştirmişti ve daha bir çoğunun da bunu izleyeceği muhtemeldi; ancak Washington'u bu işe doğrudan bulaştırmayacak bir yol bulunması gerekiyordu.
Bereket versin, 1960'lı yıllar bir tür devrime daha şahit olmuştu; Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası şirketlerin ve çok uluslu örgütlerin yetkilendirilmeleri. Çok uluslu örgütler, öncelikle ABD ve Avrupa'daki kardeş imparatorluk mimarları tarafından finanse ediliyorlardı. Böylece hükümetler, şirketler ve çok uluslu örgütler arasında çıkara dayalı bir ilişki oluştu.

Namık Kemal Zeybek/ Tercüman
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100