08 Şubat 2008 Cuma 00:00
1456 Okunma
El altından Sevr tezgahı

Türban tartışmalarının gölgesinde kalan Vakıflar Yasa Tasarısı, devletin kuruluş senedi olan Lozan'ın maddelerini ortadan kaldırıyor. Azınlıklar bayram yapıyor.
~|~

 



TBMM gündemine yeniden gelen, AKP Hükümetinin ısrarla çıkarmak istediği Vakıflar Yasa Tasarısı'na ilişkin kaygıları içeren bir rapor Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e gönderildi. söz konusu düzenlemenin, Sevr'le alınamayanların yasal zeminde verilmesi sonucunu doğuracağı vurgulandı.
Vakıflar Yasa Tasarısı'nın, Türkiye'deki vakıfların sorunlarına çözüm üretmek yerine, Türkiye'nin başına yeni sorunlar açacağı ifade edildi. Azınlık vakıfları konusunun AB ilerleme raporlarına da girdiğini hatırlatılarak, "Türkiye'ye gelince AB şart koşuyor ancak, Yunanistan'a kimse birşey söylemiyor. Batı Trakya'da Türk vakıflarını Yunan hükümetinin tayin ettiği kayyumlar idare ediyor. AB ülkelerinde azınlık hakkı bireysel haklar kapsamında değerlendirilirken, Türkiye bu tasarıyla, cemaat vakıflarına AB ülkelerinde tanınan azınlık haklarının ötesinde kolektif haklar tanıyor" denildi.
Uygulama konusunda kanunda yer alan "mütekabiliyet" ilkesinin Lozan'da yer alan bir ilke olduğu belirtilerek, Yunanistan'daki müslüman Türk cemaatine yapılan haksızlıkların bu yasa hükmüyle giderileceğini düşünmenin yanlış olduğu söylendi.

Türkiye'de hangi vakıf, yabancı vakıflarla boy ölçüşebilir?
Tasarının, vakıflara uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunma, yurt dışında şube ve temsilcilik açma, üst kuruluş oluşturma ve yurt dışında oluşturulan kuruluşlara üye olma hakkı verdiği de hatırlatılan açıklamada, "Tasarıyla mal edinimine de kolaylık getiriliyor. Bu tasarı yasalaşırsa Soros Vakıfları gelip Türkiye'den arsa alırsa, (mütekabiliyet var, biz de alırız) mı diyeceksiniz. Türkiye'den hangi vakıf ekonomik açıdan Soros vakıflarıyla boy ölçüşebilir" denildi.
Tasarının Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine, Lozan Barış Antlaşması'na ve Anayasa'nın "Kanun Önünde Eşiklik" başlıklı 10. maddesine aykırı hükümler içerdiğine de dikkat çekildi. "Vakıflar Yasa Tasarısı'nın Sevr'le alınamayanları, yasal zeminde vermeyi kolaylaştıracağını düşünüyoruz. Tasarıyla Vakıflar Meclisi'nin oluşumunda da değişikliğe gidilerek vakıflardan temsilcilerin yer almasını öngörüyor. Fener Rum Patriği Bartholomeos'un bile Vakıflar Meclisi'ne seçilmesine olanak sağlıyor" denildi.

Ülke güvenliğine tehdit
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e gönderilen ve Vakıflar Kanun Tasarısı'nın maddeler halinde değerlendirilmesini içeren raporda, sınırsız gayrimenkul yetkisinin ülke güvenliğini tehdit edeceği, tasarıda yer alan düzenlemelerin yasalaşması durumunda Fener Rum Patriği Bartholomeos'un bile Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclisine seçilmesinin yolunun açılacağına işaret edildi.
Türk Medeni Kanun hükümlerine göre kurulan vakıfların yöneticilerinin Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olmaları zorunluluğu bulunduğu belirtilen raporda, tasarının yasalaşması durumunda ise yabancılara Türkiye'de vakıf kurma, yönetme ve mevcut vakıflara yönetici olma hakkı tanınacağına dikkat çekildi.
Raporda, Lozan Antlaşması'na göre kurulan cemaat vakıflarının amacının, mepsuplarının "dini, hayri, sosyal, eğitsel, sıhhi ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanması" ile sınırlı olduğu belirtilerek, yeni düzenleme ile cemaat vakıflarının amacının değiştirilmesinin Lozan Antlaşması'na aykırı olacağı uyarısı yapıldı.
Vakıfların uluslararası faaliyetlerinde her türlü sınırlamanın kaldırıldığı, yurt içi ve dışından ayni ve nakdi bağış ve yardım almalarının sağlandığı kaydedildi.(ANKA)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100